İlk Derece Mahkemesi · Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/210 E. 2025/208 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/210
Karar No
2025/208
Karar Tarihi

T.C. ...6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/210 Esas - 2025/208 T.C. ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/210 Esas KARAR NO : 2025/208 DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat) DAVA TARİHİ : 12/03/2025 KARAR TARİHİ : 14/03/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... .... .... ’un yetkisiz ve dayanaksız bir şekilde mobil/internet bankacılığı işlemleri ile site hesabında usulsüzlükler yapıldığını belirterek şikayette bulunduğunu, bunun üzerine, konunun müvekkili Banka tarafından incelemeye alındığını ve yapılan incelemelerde; 1.07.2021 tarihli site karar defterinde ve site hesaplarında davalı ...tarafından usulsüzlük/ sahtecilik yapıldığının tespit edildiğini, davalı ...tarafından yapılan yetkisiz ve usulsüz işlemler nedeniyle zarara uğrayan site yönetimi'nin zararı müvekkili banka tarafından karşılandığını, site'nin müvekkili banka'ya verdiği temlik ile sahip olduğu talep ve dava hakkı müvekkili banka'ya devir ve temlik edildiğini, bu doğrultuda, müvekkili banka tarafından karşılanan 660.000,00 tl'lik zararın, ödemenin yapıldığı 18.12.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumluluğu bulunan davalıdan tahsili ile müvekkili banka'ya ödenmesine karar verilmesini, davalının usulsüz işlemleri nedeniyle bankayı zarara uğrattığı banka kayıtları ile tespit edildiğinden dava devam ederken müvekkili banka'nın alacak hakkına halel getirilmemesini teminen dava değerine denk gelecek oranda davalının malvarlığı üzerinde ihtiyati tedbir uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın esasından önce dava şartları ve görev hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. Dava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan koşullardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan “kamu düzeni” ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında tüm dava şartlarının oluşup oluşmadığını kendiliğinden araştırıp incelemek durumundadır. 6100 sayılı HMK'nın "dava şartları" başlıklı 114. Maddesinin 1-c bendinde "mahkemenin görevli olması" hususu da dava şartı olarak düzenlenmiştir. Görüleceği üzere dava şartlarından olan görev hususunun kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her aşamasında kendiliğinden ve öncelikle dikkate alınması gerektiği açıktır. Eldeki dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarih olan 01/07/2012 tarihinden sonra açılmış olup, davanın ticari niteliği ve görevli mahkemenin belirlenmesinde 6102 Sayılı TTK ile getirilen düzenlemelerin değerlendirilmesi gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 4. Maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer Kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. 6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK 'nın 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1.maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından, temyiz aşamasında Yargıtay tarafından re'sen incelenir. Dava; davacı banka nezdinde hesabı bulunan dava dışı banka müşterisinin(hesap sahibi olan site yönetiminin) hesabından usulsüz(haksız/sahte/yetkisiz) para transferi işlemlerinden kaynaklanan müşteri zararının, banka tarafından ödenmesi akabinde haksız fiil hükümleri gereği zarardan sorumlu olduğu ileri sürülen davalıdan(site yöneticisi) rücuen tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda; uyuşmazlık haksız fiilden olup, bu nevi davaların ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu itibarla davanın mutlak ticari dava niteliği söz konusu değildir. O halde, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve asliye ticaret mahkemesinin görevli olması için her iki tarafın tacir ve uyuşmazlık konusu işin her iki tarafın birden ticari işletmesi ile ilgili olması zorunludur. Davacı bankanın tacir olduğu açıktır. Davalı yönünden yapılan değerlendirmede ise; davalı gerçek kişi olup dosya kapsamında tacir olduğunu gösterir emareye rastlanılmamış veya bu yönde bir iddia ileri sürülmemiştir. Mahkememizce bu hususta Uyap entegrasyon ekranları üzerinden yapılan Gelir İdaresi Başkanlığı sorgulamasında davalının "gelir getirici kazanç olmaksızın bazı iş ve işlemlerde kullanılan potansiyel vergi kimlik numarasına haiz mükellef" olduğu, yine SGK kayıt sorgulamasında ise 17/07/2018-30/07/2024 tarihleri arasında Akasya Evleri Sitesi sigortalı çalışanı olarak gözüktüğü görülmüş, anılı hususlar hep birlikte değerlendirildiğinde davalının tacir sıfatını haiz olmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklandığı üzere; davalı tacir olmadığından eldeki davanın nisbi ticari dava niteliğinin de bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu hâlde, eldeki davaya bakma görevi 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesine aittir. Yapılan bu açıklamalar doğrultusunda mahkememizin görevsizliğine dair karar vermek gerekmiş, Yargıtay HGK'nın 2017/15-2141 Esas, 2019/442 Karar sayılı ilamında değinildiği üzere, 6100 sayılı HMK'nın 115/1, 138. Maddeleri ve usul ekonomisi ilkesi uyarınca (duruşma günü verilmeksizin) dosya üzerinden davanın görevsizlik nedeni ile dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle 1-Davanın GÖREVSİZLİK nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-HMK 20. Maddesi gereğince, kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurularak talep edilmesi halinde dosyanın görevli ANKARA (NÖBETÇİ) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına, (ihtar edildi) 3-HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca harç ve yargılama giderinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 14/03/2025

Atıf: Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/210, K. 2025/208, T. 14.03.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-210-e-2025-208-k-778c29bee8b4