İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/885 E. 2025/566 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/885
Karar No
2025/566
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/885 KARAR NO : 2025/566 DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/12/2024 KARAR TARİHİ : 11/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafça müvekkili aleyhine İzmir ... İcra Dairesinin... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, iş bu takiple tebliğ edilen ödeme emrine müvekkilinin memleketinde tatilde olması ve tebligatın muhtarlığa bırakılmış olması nedeni ile yasal süresi içerisinde itiraz edilemediğinden takibin kesinleştiğini, İzmir ... İcra Dairesinin...esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin hukuka aykırı olduğunu kesinleşen takipte borçlu olmadığının tespitini talep ettiklerini, müvekkilinin Isparta ili ...lçesi ...Köyünde bulunan ve babası ve babasının murislerine ait taşınmazlarda elma üretim ve satış işi yapıldığını, üretim ve satış işlerini de kardeşi...'un takip ettiğini, müvekkilinin ileri düzeyde kanser hastası olduğundan çalışma veya işin başında durma gücünün bulunmadığından çocuğu ile birlikte Siirt'te yaşamakta ve tedavisini sürdüğünü, kardeşi ... ise satış nedeni ile yapılan tahsilatlarda kardeşine ait payı ayırarak ödemenin müvekkile yapılmasını sağladığını, müvekkilin kardeşi ... ile davalı şirket temsilcisi ...arasında 2023 yılında toplu elma alım satım işi yapıldığını, satış nedeni ile davalı şirket tarafından ödenmesi kararlaştırılan meblağın bir kısmı ... bir kısmı da müvekkiline yapıldığını, 2024 yılı sezonunda taraflar arasında elma satışı konusunda 2023 yılında olduğu gibi telefon aracılığı ile görüşmeler yapıldığını, Davalı tarafça beyan edildiği şekilde elma bedeli olan ödemeler 200.000,00 Tl si ... ... 120.000,00 Tl si müvekkil ... hesabına olmak üzere toplam 320.000,00 Tl olarak yapıldığını, Davalı tarafça müvekkil aleyhine İzmir İcra... İcra Dairesinin... esas sayılı dosyası ile başlatmış olduğu icra takibinde müvekkilinin borçlu olmadığının ve müvekkile ödenen 120.000,00 Tl nin davalıya teslim edilen elmaların bedeli olduğunun tespitine, başlatılan icra takibinin dava sonuçlanıncaya kadar teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına, dava sonunda takibin iptaline, Davalı tarafın müveklim ile doğrudan sözleşme yapılmamış olmasına dayanarak başlattığı ve kanser hastası olması nedeni ile hassasiyetinden faydalanarak psikolojik baskı oluşturmak istemesi nedeni ile haksız ve kötüniyetli olması nedeni ile takip miktarının %20 sinde aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın tacir olmaması sebebiyle işbu açılan dava Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerektiğinden davanın usulden reddine, Davacı tarafın açtığı bu davada haksız olduğunu, müvekkili dava dışı ... ... bahçesindeki ürünleri almış ve ona gerekli tüm ödemeleri yaptığını, davacı kardeşi olan ... ... da göndermiş olduğu tartı fişlerini de her ne kadar dosyaya da sunmuş ise de bu fişleri gerçeği yansıtmadığını, Müvekkilinin davacının bahçesinin elmalarını her sene aldığını ve bu senede dava dışı ... ... dışında da davacı kardeşin de bahçesini satın aldığını ve bu tanıklarla da sabit olduğu bahsettiği mesajlar ve dekontlar dava dışı ... ... bahçesi ile ilgilidir ve bununla ilgili tüm ödemeler yapıldığnı, Müvekkilinin davacıya bahçe bedelini ödemiş ve kamyonu hazır beklerken bir anda piyasanın yükselmesiyle malı başkasına satmış ve müvekkilin gönderdiği paranın iadesini yapmadığını, öncelikle davanın usulden reddine, İşbu talepleri uygun görülmezse ekte sunmuş oldukları deliller ve ispat vasıtalır neticesinde esasa girilerek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddine, İşbu davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötüniyetli olan davacının İ.İ.K. md 72/4 uyarınca alacağın %20’ sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmış ancak her ne kadar Mahkememizce taraflar arası uyuşmazlığın yukarıdaki şekilde oluştuğu anlaşılmakta ise de az yukarıda da belirtilen müzekkere cevapları göz önüne alındığında davanın esasına girmeden evvel dava şartlarından olan ve kamu düzeninden olması sebebiyle öncelikli olarak değerlendirilmesi gerektiğinden görevli Mahkemenin tespiti ve tayini açısından değerlendirme yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır. Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır. TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir. Yapılan açıklama, yukarıda belirtilen yasal mevzuat ve dosya kapsamına kazandırılan deliller kapsamında inceleme neticesinde davacı vekilince yukarıdaki gerekçeler ile Mahkememiz davalısı aleyhine yapılan alım satım ilişkisinin kesilmesi sebebiyle davalı yanca davacı aleyhine İzmir... İcra müdürlüğünün... esas sayılı dosya üzerinden başlatılan takipten kaynaklı borçlu olmadığının tespiti ile davacıya ödenen 120.000,00 TL'nin davalıya yapılan teslim konusu elma bedelinin olduğunun tespitine yönelik istemde bulunulmuş ise de öncelikli olarak taraflar arası uyuşmazlığın Mahkememiz nezdinde görülüp sonuçlandırılabilmesi için davanın ya mutlak ticari dava ya da nispi ticari dava olması gerektiği, buradan hareketle somut olayda mutlak nitelikte bir ticari davanın bulunmadığı, davalı yanın şirket olduğu göz önüne alınmakla davalı yan yönünden ortada ticari iş sayılabilecek bir iş bulunmakla birlikte bunun tek başına nispi ticari davaya sebebiyet vermeyeceğinden somut olayda davacı yanın tacir olup olmadığının incelenmesi gerektiği, yazılan müzekkerelere verilen cevabı yazılara göre davacının ticaret sicil nezdinde kaydı olmadığı gibi vergi dairesi nezdinde de kaydının bulunmadığı dolayısıyla davacıyı tacir kabul edilmesine olanak olmadığından ortada nispi nitelikte bir ticari davanın bulunmadığı bununla birlikte davalı yan yönünden yapılan alım satım işinin davacının kardeşi ... tarafından takip edildiği, davacının çalışma veya işin başında bulunmasının mümkün olmadığı yönünde dava dilekçesinde bir takım hususlarda bahsedildiği, satışı yapılan elmaların davacı ile kardeş ...'in babası ve babasının murislerine ait taşınmazlar olduğu göz önüne alındığında ve ayrıca davalı yanca ilişkinin ... ile kurulduğu, dava dilekçesinde ise yine alım satımın ... ile davalı arasında kurulduğunun belirtilmesi ve elma satışlarından davalıya pay verilmesinin davacıyı hukuki ilişkinin doğrudan tarafı yapmayacağı bu nedenle de taraflar arasındaki hukuki ilişkinin varlığı yada yokluğu yönünden değerlendirmenin esasen Asliye Hukuk Mahkemeleri tarafından yapılması gerektiğinden hem ortada nispi yada mutlak nitelikte ticari dava olmadığı hem de taraflar arasında esasen hukuki ilişki bulunmadığı kanaatiyle uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemeleri nezdinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1- Davanın GÖREVSİZLİK NEDENİ ile 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2- Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3- 6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereği kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde iş bi dosya resen ele alınarak Mahkememizce davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE, 4- Yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verilmesine, davanın açılmamış sayılma şartları oluştuğu takdirde yargılama giderleri konusunda MAHKEMEMİZCE KARAR VERİLMESİNE, 5- Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 11/06/2025 Katip ... E imza Hakim ... eimza

Atıf: İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/885, K. 2025/566, T. 11.06.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-885-e-2025-566-k-e1f58b78e4db