Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2026/562 E. 2026/461 K. – Tapu İptali Ve

Konu: Tapu İptali Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2026/562
Karar No
2026/461
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptali Ve Tescil

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi EK KARAR TARİHİ : 11.05.2026 SAYISI : 2025/670 E., 2025/781 K. ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 09.12.2024 tarihli ve 2024/2416 Esas, 2024/7265 Karar sayılı BOZMA kararı

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 11.05.2026 tarihli ek kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 344. maddesi uyarınca davacı vekilinin temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Ek karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra temyiz incelemesi sırasında duruşmanın düzenlendiği HMK'nın 369. maddesinin direnme kararının temyizini kapsamadığı, direnmenin düzenlendiği aynı Kanun'un 373. maddesinde ise duruşmaya yer verilmediği gözetildiğinde direnme kararlarının temyiz incelemesinde duruşma yapılamayacağı kabul edilerek davacı vekilinin duruşma isteğinin reddine karar verilerek Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: A. Ön Sorun Hukuk Genel Kurulundaki görüşmeler sırasında işin esasının incelenmesinden önce Bölge Adliye Mahkemesince verilen 11.05.2026 tarihli ek kararın Kanun'a uygun olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre ek kararın kaldırılarak esasa ilişkin temyiz incelemesi yapılıp yapılamayacağı hususu ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir. B. Gerekçe Değerlendirme 1. Harçlar Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe mütaakıp işlemler yapılmaz. 2. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Harç ve giderlerin yatırılması" başlıklı 344. maddesinde; "(1) İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde, 346 ncı maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır" hükmü yer almaktadır. 3. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "İstinaf dilekçesinin reddi" başlıklı 346. maddesinin 2. fıkrası ise "Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar" şeklinde düzenlenmiş olup, Kanun'un 366. maddesine göre de "(1) Bu Kanunun istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 3 49... nci maddeleri hükümleri, temyizde de kıyas yoluyla uygulanır". 4. Bu açık ifadeden de anlaşılacağı üzere harç ve giderler hiç ödenmediği veya eksik yatırıldığı takdirde mahkeme tarafından "temyiz harç ve giderlerinin tamamlanması için bir haftalık kesin süre" verilmesi ve ayrıca yazılı olarak "aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu" nun ihtar edilmesi gerekmektedir. 5. Yargıtayın kararlılık kazanmış uygulamasına göre HMK'nın 344. maddesi çerçevesinde eksik harç ve giderlerin tamamlanması istemiyle ayrıca bir muhtıra düzenlenmeli ve bu muhtırada yapılması gereken işlemin ne olduğu açıkça ve ilgili tarafın yanılmasına neden olmayacak biçimde gösterilmeli, buna yönelik olarak da ikmâl edilecek harç ya da giderin miktarı, yatırılma mercii ve süresi, mahkemece verilen bir haftalık sürenin kesin olduğu hususunun ve bunların yapılmamasının sonuçlarının net bir şekilde anlatılması gerekir. 6. Şayet bu süre HMK'da belirtilen usule uyulmadan ve yazılıp hâkim tarafından imzalanmadan verilmişse diğer bir ifadeyle usulünce düzenlenmiş bir muhtıra yoksa eksik içerikli bildirimin hukuken geçerli olduğunun kabul edilmesi mümkün olmadığı gibi usulüne aykırı ve geçersiz belgelerin hak kaybına yol açacak şekilde sonuç doğurması da kabul edilemez. 7. Nitekim bu hususlar Hukuk Genel Kurulunun 05.04.2022 tarihli ve 2018/4-246 Esas, 2022/470 Karar ile 10.12.2019 tarihli ve 2017/8-1925 Esas, 2019/1331 Karar sayılı kararlarında da açıkça vurgulanmıştır. 8. Somut olayda; direnme kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz harç ve giderleri yatırılmadan temyiz yoluna başvurulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince yatırılması gereken temyiz harç ve giderlerin gösterildiği 21.05.2025 tarihli meşruhatlı muhtıranın davacı vekiline 26.05.2025 tarihinde elektronik tebligat (e-tebligat) yoluyla tebliğ edildiği, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 11.05.2026 tarihli ek karar ile muhtıra ile verilen bir haftalık kesin süre içerisinde temyiz harç ve giderlerinin yatırılmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz kanun yolu başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verildiği ve ek kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır. 9. Şu hâlde Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin yatırması gereken temyiz harç ve gider miktarı, yatırılacak merci ve verilen kesin süre ile bu ihtarın gereğinin yerine getirilmemesi hâlinde doğacak neticeyi bildirir usulüne uygun muhtıra tebliğine rağmen davacı vekilinin kesin sürenin bitiminden bir gün sonra temyiz harç ve giderini yatırdığı görüldüğünden ek karar isabetli olup Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin temyiz kanun yolu başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin olarak verilen ek karar usul ve yasaya uygun olmakla onanması gerekmektedir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen 11.05.2026 tarihli ek kararın ONANMASINA, Harç peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin direnme kararını veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.09.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2026/562, K. 2026/461, T. 11.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-hukuk-genel-kurulu-2026-562-e-2026-461-k-644078b46060