Yargıtay · Ceza Genel Kurulu

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2025/358 E. 2026/344 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2025/358
Karar No
2026/344
Karar Tarihi

KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 10. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 1913-2037

I. HUKUKÎ SÜREÇ Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/3-4(a) ve 58. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis ve 60.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; sanık ...'ın ise aynı Kanun'un 188/3-4(a) ve 62. maddeleri gereğince 15 yıl hapis ve 50.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, her iki sanık yönünden TCK'nın 52/2-4, 53, 54... . maddeleri uyarınca taksitlendirmeye, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba ilişkin Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 04.04.2024 tarihli ve 195-123 sayılı resen istinafa tabi hükümlerin, sanıkların müdafileri ile sanık ... tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesince 24.05.2024 tarih ve 1913-2037 sayı ile istinaf başvurularının esastan reddine; söz konusu kararın sanıkların müdafileri ile sanık ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 07.01.2025 tarih ve 6855-86 sayı ile; "Olay tutanağı içeriğine, sanıkların savunmalarına, tutanak tanıklarının beyanlarına göre, kolluk görevlileri tarafından alınan istihbari bilgi üzerine durdurulan otobüste içerisinde uyuşturucu maddelerin bulunduğu çantanın henüz aidiyeti tespit edilmeden sanıklardan ...'in diğer sanık ...'e ait olduğunu söylemesi ve sanık ...'in de çantayı otobüse kendisinin koyduğunu, ancak uyuşturucu maddenin ...'e ait olduğunu beyan etmesi karşısında, sanıkların birbirinin suçlarının ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettikleri anlaşıldığı halde haklarında 5237 sayılı TCK’nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. II. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 30.05.2025 tarih ve 69068 sayı ile; "...Her iki sanık 02.09.2023 günü İzmir'den birlikte İstanbul'a gitmiş, ertesi gün birlikte İstanbul'dan İzmir'e dönerken, otobüste uyuşturucu madde ile yakalanmışlardır. Manisa Emniyet Müdürlüğünün, sanıkların açık kimliklerine ve eylemlerine ilişkin önceden bilgisi bulunmaktadır. 02.09.2023 günü İstanbul'a gitmeye ve ertesi gün geri İzmir’e dönmeye ilişkin bilgi mevcuttur. Tutanak düzenleyicisi tanıklar zabtı doğrulamışlardır. Uyuşturucu madde, otobüs içinde ayrı ayrı oturan sanıkların, koltuk yanlarında ya da üstünde olmasa da, sanıkların hakimiyet alanında, kontrol ve denetimlerine uygun noktada, gözleyebildikleri 24 nolu koltuk üzerindeki çantada ele geçmiştir. Uyuşturucu madde ... beyanında belirtildiği gibi tişörte sarılı vaziyette bulunmuştur. Sanıkların otobüs bagajında eşyaları bulunmamaktadır. 24 nolu koltuk üstündeki çanta ...’a aittir. Çantada uyuşturucu madde dışında ... eşyaları da vardır. Bu hususu hem sanık ... ileri sürmekte, hemde sanık ... kabul etmektedir. Sanık ... suçu kabul etmemekte, sadece diğer sanığa ilişkin iddiada bulunmaktadır. Yani suçun ... tarafından işlendiğini ileri sürmektedir. Hatta ...’ı yakalatacağını, bu sebeple tanıdığı polisi aradığını söylemektedir. Yani ...'ın gönüllü olarak pişmanlığı bulunmamaktadır. Yine diğer sanıkta bu beyana karşılık olarak ...'ı suçlamaktadır. Somut olayda, tutanak sırasında sözlü, sonrasında yazılı ifadelerde, gönüllü olarak suç ortaklarının ortaya çıkmasını sağlayan beyanlar bulunmamaktadır. Başka bir deyimle, sanıkların birbirlerine yönelik suç isnatları bulunmaktadır. ...Uyuşturucu maddenin oturulan koltuklar dışında bulundurulmasının, yakalanma sonrası suçtan kurtulmaya yönelik tedbir olduğu düşünülmüştür. Sanıklar İzmir'den İstanbul'a gelip, İstanbul'dan uyuşturucu madde alıp, İzmir'e götürmek isterlerken, yani nakletme eylemi sırasında yakalanmışlardır. Her iki sanık suça iştirak etmiştir. Sanıklar suçları sübut bulmuştur. Sanıkların birbirlerini suçlayan beyanlarına ihtiyaç bulunmamaktadır. Sanıklar hakkında TCK'nın 192/3. maddesinin uygulanmasına gerek olmadığı," görüşüyle itiraz yoluna başvurulmuştur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 10. Ceza Dairesince 01.07.2025 tarih ve 3474-7398 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. III. UYUŞMAZLIK KONUSU Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıklar hakkında TCK'nın 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir. IV. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; 03.09.2023 tarihli olay tutanağına göre; Manisa İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Amirliği görevlilerince, uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna ilişkin olarak 03.09.2023 tarihinde yapılan istihbarat çalışmaları neticesinde; *********** kimlik numaralı ... ile *********** kimlik numaralı ...'in, uyuşturucu madde temin etmek amacıyla 02.09.2023 tarihinde İstanbul'a gittikleri, adı geçenlerin temin ettikleri uyuşturucu maddeyi Manisa üzerinden İzmir'e nakledecekleri bilgisinin elde edildiği, konu hakkında görevlilerce gerçekleştirilen araştırmalar sonucunda; anılan şahısların, İzmir'e gitmekte olan 20 ** *** plaka sayılı yolcu otobüsünde bulunduklarının tespit edildiği, bunun üzerine görevlilerce aynı gün saat 13.00 sıralarında, Manisa-İzmir Otoyolu üzerinde tertibat alındığı, bir süre sonra söz konusu otobüsün İzmir istikametine doğru ilerlediğinin görülüp takip edilmeye başlandığı, aracın Turgutlu Gişelerini geçtikten sonra, polis olunduğunu yönünde sesli uyarı yapılıp yakındaki bir dinleme tesisinde durdurulduğu, ardından görevlilerce otobüs içerisinde yapılan kimlik kontrolleri neticesinde, sanık ...'ın on üç, sanık ...'ın ise elli dört numaralı koltukta oturduğunun tespit edildiği, sanıkların sistem üzerinden yapılan sorgularında, emniyette herhangi bir genel bilgi toplama (GBT) ve arşiv kayıtlarının olmadığının anlaşıldığı, söz konusu kontroller esnasında sanıkların tedirgin davranışlar sergilediklerinin fark edilmesi üzerine, görevlilerce yanlarında ya da aracın bagajında valizleri bulunup bulunmadığı sorulduğunda sanıkların; valizlerinin bulunmadığını beyan ettikleri, ardından otobüs içerisinde narkotik arama köpeği eşliğinde yapılan kontroller sırasında, köpeğin yirmi üç ve yirmi dört numaralı koltukların üst kısmındaki bagaj bölümünde yer alan ve üzerinde "..." ibaresi yazılı olan kıyafet çantasına tepki verdiği, görevlilerce söz konusu çantanın kime ait olduğu sorulduğunda sanık ...'ın; "Çanta arkadaşım ...'a aittir. ..., İstanbul'dan aldığı yaklaşık yarım kilogram ağırlığındaki metamfetamini bu çantaya koydu. Geçmişte uyuşturucu madde satıcılarının yakalanmasına yardımcı oldum. ...'ı da İzmir'de polislere yakalatacaktım." şeklinde cevap verdiği, bunun üzerine sanık ...'ın da; "Çantayı otobüse ben koydum. Ancak içindeki uyuşturucu madde ...'a aittir. ... bana içimlik uyuşturucu madde verecekti." dediği, görevlilerce söz konusu çanta muhafaza altına alınıp sanıkların emniyete götürüldüğü, konu hakkında bilgilendirilen Cumhuriyet savcısının talimatına ve 03.09.2023 tarihli yazılı arama ve el koyma emrine istinaden sanıkların yapılan üst aramalarında herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı, çantada yapılan aramada ise turuncu renkli tişörte sarılı şeffaf poşet içerisinde bulunan ve daralı ağırlığı 511,41 gram gelen suç konusu metamfetaminin ele geçirildiği, sanık ...'ın üzerinde bulunan 0*** *** ** ** numaralı hattın takılı bulunduğu cep telefonuna el konulduğu, gerçekleştirilen işlemler hakkında bilgilendirilen Cumhuriyet savcısının talimatına istinaden sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan işlem yapıldığı, Aydın İl Jandarma Komutanlığı Kriminal Laboratuvar Müdürlüğünün 26.09.2023 tarihli raporuna göre; ele geçirilen net 500,21 gram ağırlığındaki beyaz renkli kristal maddenin, net 353,54 gram metamfetamin içerdiği, Aydın İl Jandarma Komutanlığı Kriminal Laboratuvar Müdürlüğünün 28.09.2023 tarihli raporunda; bir adet valiz şeklindeki çantada, bir adet şeffaf poşette ve beyaz renkli üç adet peçete parçasının üzerinde yapılan vücut izi incelemesinde; peçete parçaları ile çanta üzerinde herhangi bir izin tespit edilemediğinin, şeffaf poşet üzerinde tespit edilen bir adet izin ise teşhise elverişli olmadığının belirtildiği, Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 08.09.2023 tarihli raporuna göre; sanık ...'ın idrar örneğinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde tespit edilmediği, sanık ...'ın idrar örneğinde ise uyuşturucu ve uyarıcı maddelerden amfetamin ve metamfetamin tespit edildiği, Anlaşılmaktadır. ... bilgi veren sıfatıyla kollukta; otobüse Aydın'a gitmek üzere Bursa'da bindiğini, otogarda araca binip yirmi dört numaralı koltuğun üst rafına dizüstü bilgisayarını koyacağı sırada, söz konusu yerdeki çantayı gördüğünü, bunun üzerine bilgisayarını başka bir yere koyduğunu, içinde uyuşturucu bulunan çantanın kendisine ait olmadığını, kime ait olduğunu bilmediğini, ...bilgi veren sıfatıyla kollukta; arama yapılan otobüsün muavini olduğunu, olay günü İstanbul'dan yola çıktıklarını, aracın Manisa'da görevlilerce durdurulduğunu, kontrol esnasında narkotik arama köpeğinin, yirmi üç ve yirmi dört numaralı koltukların üzerindeki bagaj bölümünde bulunan çantaya tepki verdiğini, yapılan aramada söz konusu çantanın içindeki uyuşturucu maddenin bulunduğunu, çantanın kime ait olduğunu bilmediğini, çantayı söz konusu yere kimin bıraktığını görmediğini, Tanık ... mahkemede; İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Soruşturma Büro Amirliğinde polis memuru olarak görev yaptığını, sanık ...'ı geçmişte hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılması nedeniyle tanıdığını, diğer sanığı ise tanımadığını, olay günü sanık ...'ın telefon ile kendisini aradığını, ancak çağrıya cevap veremediğini, bunun üzerine sanığı aradığını, telefonu açan sanığın; "Abi polisler beni İstanbul'dan dönerken durdurdu. Çanta arıyorlar ama benim değil." dediğini, sanığa; "Senin değil ise korkmana gerek yok. Telefonu polis arkadaşlara ver." şeklinde cevap verdiğini, ardından kendisini tanıttığı görevlilerden otobüste arama yapıldığını ve konuya ilişkin olarak daha sonra bilgi verebileceğini öğrendiğini, sanığın kendisine diğer sanık ... ile ilgili herhangi bir bilgi vermediğini, Tutanak düzenleyici tanıklar ... ile ... mahkemede; olay tarihinde, sanıkların İstanbul'dan hareket edip Manisa üzeriden İzmir'e gidecek olan yolcu otobüsü ile uyuşturucu madde nakledecekleri bilgisini elde ettiklerini, konu hakkında yaptıkları araştırma neticesinde aracın plakasını tespit ettikleri, Manisa-İzmir Otoyolu üzerinde ilerleyen aracı bir dinlenme tesisinde durdurduklarını, gerçekleştirilen kimlik kontrolleri neticesinde sanıkların on üç ve elli dört numaralı koltuklarda oturduklarını tespit ettiklerini, yaptıkları arama sırasında yanlarında bulunan köpeğin yirmi üç ve yirmi dört numaralı koltukların üzerindeki bagaj bölümünde yer alan çantaya tepki verdiğini, çantanın kime ait olduğunu sorduklarında sanık ...'ın; diğer sanığa ait olduğunu, çantada uyuşturucu madde bulunduğunu ve sanık ...'ı İzmir'de yakalatmayı planladığını söylediğini, bunun üzerine sanık ...'ın da çantanın ve içindeki uyuşturucu maddenin sanık ...'a ait olduğunu ifade ettiğini, çantanın bulunduğu yerin altındaki koltukta oturan yolcu, çantanın kendisine ait olmadığını ve sahibinin kim olduğunu bilmediğini söylediğini, İfade etmişlerdir. Sanık ... aşamalarda; İzmir'de ikamet ettiğini, uyuşturucu madde kullandığını, sanık ... ile yaklaşık üç ay önce İzmir'de, bir arkadaş ortamında tanıştığını, adı geçenin metamfetamin sattığını, olay tarihinden bir gün önce sanık ...'ın, birlikte İstanbul'a gitmeyi teklif ettiğini, olumlu cevap vermesi üzerine aynı gün sanık ile birlikte İzmir'den otobüse binip İstanbul'a gittiklerini, yolculuk sırasında sanığın uyuşturucu madde temin etmek için İstanbul'a gittiğini söylediğini, gece saat 23.00 sıralarında Esenler'de otobüsten inip taksiye bindikerini, sanık ...'ın tarifi üzerine Bahçelievler'deki bir kahvehanenin önüne geldiklerini, araçtan inip kahvehaneye girdiklerinde sanık ...'ın; "Burada metamfetamin ucuz, bir kişiden uyuşturucu madde alacağım." dediğini, kısa bir süre yanlarına tanımadığı iki kişinin geldiğini, söz konusu şahısların sanık ...'a, içinde uyuşturucu madde bulunan poşeti verdiklerini, adı geçenin bu poşeti yanında getirdiği çantaya yerleştirip söz konusu şahıslara para vermesinden sonra, kahvehaneden ayrılıp otogara geldiklerini, uyuşturucunun bulunduğu çantanın eski kız arkadaşına ait olduğunu, ayrıldıkları dönemde çantanın kendisinde kaldığını, İstanbul'dan döndükten sonra iade etmek amacıyla çantayı yanına aldığını, uyuşturucu madde alışverişi sırasında, kendisini kurtarabilmek ve bir an önce kahvehaneden çıkabilmek amacıyla sanık ...'ın uyuşturucu maddeyi çantaya koymasına izin verdiğini, yine korktuğu için otobüste sanık ile yan yana oturmak istemediğini, bu nedenle ayrı bir koltuk için bilet aldığını, sanık ...'ın çantayı yirmi üç ve yirmi dört numaralı koltukların üzerindeki bölüme yerleştirdiğini, Manisa'da yapılan arama neticesinde çantanın bulunduğunu, polislere, çantanın ve içindeki uyuşturucu maddenin sanığa ait söylediğini, amacının uyuşturucu madde ticareti yapan sanığı yakalatmak olduğunu, bu nedenle sanığın birlikte İstanbul'a gitme teklifini kabul ettiğini, onu gözlemlemeyi planladığını, hatta Manisa'da durduruldukları sırada, polis memuru tanık Ersin'i aradığını, ancak adı geçenin telefonunu açmadığını, arama yapan görevlilere sanık ...'ı ihbar ettiği sırada tanığın kendisini aradığını, yaptığı telefon görüşmesinde konuyu tanığa anlattığını, Sanık ... aşamalarda; İzmir'de ikamet ettiğini, uyuşturucu madde kullandığını, sanık ...'ın uyuşturucu madde sattığını, sanıktan geçmişte metamfetamin aldığını, olay tarihinden bir gün önce, gündüz saatlerinde telefonda görüştüğü sanık ...'ın, otogarda bulunduğunu söyleyip birlikte İstanbul'a gitmeyi teklif ettiğini, olumlu cevap verip taksiyle otogara gittiğini, burada buluştuğu sanık ile birlikte İstanbul'a giden bir otobüs firmasından bilet aldıklarını, otobüsün öğle saatlerinde İzmir'den hareket ettiğini, olay tarihinde içinde uyuşturucu madde bulunan çantanın yolculuk boyunca sanığın yanında bulunduğunu, çantanın kime ait olduğunu sorduğunda sanığın eski kız arkadaşına ait olduğunu söylediğini, yine sanığın yolculuk sırasında, uyuşturucu madde almak için İstanbul'a gittiğini açıklayıp kendisinden bu konuda yardım talep ettiğini, bunun üzerine sanık ile kullanmak amacıyla uyuşturucu madde vermesi karşılığında birlikte hareket etme hususunda anlaştıklarını, otobüs İstanbul'a yaklaştığı sırada sanık ...'ın birkaç telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini, Esenler Otogarına geldiklerinde adı geçenin telefonuna bir adresin konum bilgilerinin gönderildiğini, otobüsten indikten sonra taksiye bindiklerini ve sanık ...'ın taksinin şoförüne, kendilerini telefonundaki adrese götürmesini söylediğini, otogardan hareket eden taksinin bir süre sonra bir meyhanenin önünde durduğunu, araçtan inip içeri girdiklerinde açık kimlik bilgilerini bilmediği, ancak sanık ...'ın arkadaşları olduklarını anladığı birkaç kişinin kendilerini karşıladığını, ardından hep birlikte bir masaya oturduklarını, sohbet sırasında söz konusu şahısların sanık ...'a suç konusu uyuşturucu maddeyi verdiklerini, bunun üzerine sanığın da bu kişilerin banka hesabına para gönderdiğini, uyuşturucu maddeyi sanıktan alıp pantolonunun içine yerleştirdiğini, ardından sanık ile birlikte söz konusu yerden çıkıp taksiyle otogara gittiklerini, burada sanık ...'ın İzmir'e yan yana koltuklarda gitmeyeceklerini, biletleri birlikte almayacaklarını söyleyip kendisine bilet alması için para verdiğini, önce sanığın elli dört, sonra ise kendisinin on üç numaralı koltuk için bilet satın aldığını, ardından sanık ile birlikte otogarın tuvaletine gittiklerini ve uyuşturucu maddeyi kendisinden alan sanığın, söz konusu maddeyi yanında getirdiği çantanın içine yerleştirdiğini, sanık ...'ın talimatı üzerine otobüse kimsenin bulanmadığı sırada, çantayı yirmi üç ve yirmi dört numaralı koltukların üzerindeki bölüme koyduğunu, olay tarihinde Manisa'da yapılan aramada suç konusu uyuşturucu maddenin ele geçirildiğini, çantanın ve içindeki uyuşturucu maddenin sanık ...'a ait olduğunu, kullanmak amacıyla uyuşturucu madde temin edebilmek için sanık ... ile birlikte hareket ettiğini, Savunmuşlardır. V. GEREKÇE A. İlgili Mevzuat ve Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar Uyuşturucu veya uyarıcı madde imâl ve ticareti suçlarında etkin pişmanlığı düzenleyen TCK'nın 192. maddesinin 1 ve 3. fıkraları şöyledir; "(1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz. ... (3) Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir." Maddenin gerekçesinde de; "Maddede, uyuşturucu veya uyarıcı maddelere ilişkin suçlar bakımından özel bir pişmanlık hâli düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal veya ticareti suçlarına ilişkin etkin pişmanlık hâli düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre etkin pişmanlığın soruşturma başlamadan önce gösterilmesi gerekir. Etkin pişmanlık için, kişinin, diğer suç ortakları ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerler hakkında bilgi vermesi ve verilen bilginin, suç ortaklarının yakalanmasını ya da uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini sağlaması gerekir. Bu düzenlemede, etkin pişmanlık cezanın ortadan kaldırılmasını sağlayan bir şahsî sebep olarak kabul edilmiştir. ... Üçüncü fıkrada, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal veya ticareti ya da kullanmak için satın alınması, kabul edilmesi veya bulundurulması suçları ile ilgili olarak soruşturma başladıktan sonra, etkin pişmanlık göstererek suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek cezada indirim yapılması öngörülmüştür. Ancak, bu bilgi vermenin gönüllü olması gerekir. Etkin pişmanlıktan yararlanabilmek için, bunun en geç hüküm verilmeden önce gerçekleşmesi gerekir..." açıklamalarına yer verilmiştir. Çağdaş suç ve ceza politikası, yaptırım teorisini zamanın ruhuna ve sosyolojik gerçeklere uygun olarak yeniden anlamlandırırken, ihlal edilen hakkın bir an önce ikamesi, ıslah ve onarıcı adalet gibi kurum ve kavramlar çerçevesinde mümkünse icrasına başlanan suçun işlenmemesi/tamamlanmaması (gönüllü vazgeçme/faalnedamet), değil ise sonuçlarının önlenmesi ya da telafisi (etkin pişmanlık) amacını öncelemektedir. Ayrıntılı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün ya da iştirak halindeki yapının kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün/iştirak halindeki yapının amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. Etkin pişmanlık hâlinde suç oluşmaktadır. Ancak bu durum cezayı kaldıran veya azaltan şahsi bir neden olarak düzenlenmektedir. Duyulan pişmanlık ve eylemin sonuçlarının bir kısmının da olsa bertaraf edilmesi nedeniyle faile ceza verilmemesi veya verilecek cezadan indirim yapılması kabul edilmektedir. Bu cümleden olarak, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin imalinin, ticaretinin ve kullanımının, genel sağlığı bozmanın ötesinde kullanıcısının sağlığını, kişiliğini, toplumsal ilişkilerini tahrip etmesi, genel ahlakı etkilemesi, şiddet içeren birçok suçun kaynağı ve öncüsü, yarattığı ulusal ve uluslararası pazar ağları nedeniyle zorunlu ve öncelikle mücadele edilmesi gerektiren tehlike suçlarından olması ile bu suçların önlenmesi ve ortaya çıkartılmasındaki zorlukları da gözeten kanun vazıı, söz konusu suçlarla daha iyi mücadele edilebilmesi ve daha fazla başarı sağlanabilmesi amacıyla, suç ortaklarını ele veren veya suçun delillerinin ele geçirilmesini sağlayan faili ödüllendirmiştir. Bu kapsamda, gerek cezasızlık nedeni gerekse cezadan indirim sebebi olarak TCK'nın 192. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri, daha fazla bir zararı önleyebilmek için daha az bir zarara katlanılması şeklinde ortaya çıkan, bu suçlarla mücadele edilmesi sırasında karşılaşılan zorlukları aşmaya yönelik bir tercihtir. Uyuşturucu madde suçlarıyla mücadele kapsamında bu şekilde bir tercihte bulunan kanun vazıı, TCK'nın 192. maddesinin 1. fıkrasında; uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişinin, diğer suç ortaklarını veya suç konusu maddenin saklandığı ya da imal edildiği yerleri merciine haber vermesini, diğer bir anlatımla bu suçların failini, aynı suça katılan veya söz konusu suçu bağımsız olarak işleyen diğer bir faili ya da kendi suçunu ortaya çıkarmasını, söz konusu fıkradan yalnızca zaman itibarıyla ayrılan 3. fıkrasında ise; kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma ya da uyuşturucu madde imal veya ticareti suçlarını işleyen kişilerin, kendi suçlarının ya da diğer suç ortakları veya söz konusu suçları bağımsız olarak işleyen diğer bir failin suçunun ortaya çıkarılmasına hizmet ve yardım edilmesini cezadan indirim nedeni olarak düzenleme yoluna gitmiştir. Maddenin birinci fırkasında, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti yapan kişilerin, yetkili makamların suçun işlendiğini haber almalarından önce suç ortaklarını ve suç konusu maddelerin saklandığı veya imal edildiği yeri bildirerek etkin pişmanlıkta bulunmaları hâli cezanın ortadan kaldırılmasını sağlayan bir neden olarak düzenlenmiştir. Maddenin üçüncü fıkrasında ise uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti yapan kişilerin, suçun işlendiğinin resmî makamlar tarafından haber alınmasından sonra, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım etmesi hâli cezadan indirim yapılması nedeni olarak hüküm altına alınmıştır. Maddenin birinci fıkrasında düzenlenen cezasızlık durumunda resmî makamlar tarafından haber alınmadan/soruşturma başlamadan önce ihbar ve yardım yapılması gerekirken, üçüncü fıkrasında düzenlenen ve indirim nedeni olarak kabul edilen etkin pişmanlıkta resmi makamlarca haber alınmasından/soruşturma başlamasından sonra ve gönüllü olarak işbirliği yapılması aranmaktadır. TCK’nın 192. maddesinin 1. fıkrasında yer alan etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilmesi için şu şartların birlikte gerçekleşmesi gereklidir: 1- Fail TCK'nın 188. maddesinde düzenlenen suçlardan birini işlemiş olmalıdır. 2- Haber verme bizzat fail tarafından yapılmalıdır. 3- Haber vermenin resmi makamlara yapılması gereklidir. CMK'nın 158. maddesinde gösterilen, bir suç hakkında soruşturma yapmakla yetkili olan adli ve idari merciler, Adalet ve İçişleri Bakanlıkları, savcılıklar, emniyet ve jandarma teşkilatı, suçları savcılıklara iletmekle yükümlü olan vali ve kaymakamlıklar, elçilikler ve konsolosluklar resmi makamlar kapsamında değerlendirilmelidir. 4- Fail tarafından yapılan bildirimin veya verilen bilginin, suçun resmi makamlar tarafından haber alınmasından önce olması gereklidir. 5- Fail, diğer suç ortaklarını ya da uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri bildirmelidir. 6- Failin verdiği bilgilerin, suç ortaklarının yakalanmasın ya da uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesi için elverişli olması gerekir. TCK'nın 192. maddesinin 3. fıkrasında yer alan etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilmesi için ise şu şartların birlikte gerçekleşmesi aranmalıdır: 1- Fail TCK'nın 1 88... . maddelerinde düzenlenen suçlardan birini işlemiş olmalıdır. 2- Hizmet ve yardım bizzat fail tarafından yapılmalıdır. 3- Hizmet ve yardım soruşturma ya da kovuşturma makamlarına yapılmalıdır. 4- Hizmet ve yardım, gönüllü olarak, suçun resmi makamlar tarafından haber alınmasından/soruşturma başlamasından sonra ancak hüküm verilmeden önce gerçekleşmelidir. 5- Fail kendi suçunun ya da bir başkasının suçunun ortaya çıkmasına önemli ölçüde katkı sağlamalı, bilgi aktarımı ile suçun meydana çıkmasına ya da diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım etmelidir. 6- Failin verdiği bilgiler doğru, yapılan hizmet ve yardım sonuca etkili ve yararlı olmalıdır. Birinci ve üçüncü fıkralarda belirtilen suç ortakları kavramı geniş yorumlanmalıdır. Sadece TCK'nın 37, 38... . maddeleri anlamında suça iştirak edenler değil, failin uyuşturucu madde satın aldığı, kabul ettiği, sattığı veya verdiği diğer kişiler gibi suçla bağlantılı olan diğer şahıslar da bu kavram içinde değerlendirilmelidir. Anılan fıkralarda geçen "yakalanması"sözcüğü de, suç ortaklarının yakalanması ya da kim olduğunun belirlenmesi olarak kabul edilmelidir. Etkin pişmanlıkta aslolan, haksızlık zemininde, illegal alanda bulunduğunun bilincinde olan kişinin, farklı saiklerle (yakalanma korkusu gibi) iktiran etmiş de olsa samimi bir pişmanlık duyarak meşruiyete/legaliteye dönme irade ve eylemselliği içinde olmaktır. Ezcümle, tartışma konusu bakımından bu eylemselliğin, suçla ilgili bilinen her şeyin paylaşılması olduğu açıktır. Bu nedenledir ki, failin, birinci fıkrasında düzenlenen cezasızlık durumundan faydalanabilmesi için hem diğer suç ortaklarını hem de uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yeri bildirmesine, yine üçüncü fıkrada indirim nedeni olarak kabul edilen etkin pişmanlıktan yararlanabilmesi için hem suçun meydana çıkmasına hem de fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım etmesine her halükarda gerek olmayabilir. Etkin pişmanlık bakımından bunlardan birinin yapılması yeterlidir. Söz konusu fıkralarda yer alan ve bağlacının veya olarak anlaşılması gerekir. Doktrin ve Yargıtayın yerleşik kabulü de bu şekildedir. Diğer taraftan "gönüllülük", Türk Dil Kurumu Sözlüğü'nde; "bir iş yapmayı hiçbir yükümlülüğü yokken üstlenen" olarak tanımlanmıştır. Pişmanlık ve gönüllülük failin psikolojik dünyasıyla alakalı ve son derece soyut kavramlar olması nedeniyle sanığın gerçek ve samimi bir pişmanlık duyup duymadığı veya gönüllü olup olmadığının tespiti fevkalade zordur. Suç sonrasındaki tutum ve davranışların belli ölçüde cezadan kurtulma düşüncesine dayanması son derece insani bir durumdur (Baba, Türk Ceza Hukukunda Etkin Pişmanlık 2013 baskı syf 98). Bu nedenle aslında saptanmaya çalışılacak olan, failin salt cezadan kurtulma saikiyle değil fiilin yarattığı haksızlığı gidererek legaliteye dönme düşüncesiyle hareket edip etmediği hususudur ki bu da ancak her somut olay özelinde kişinin dış dünyaya yansıyan davranışlarıyla belirlenebilir.

B. Somut Olayda Hukuki Değerlendirme Manisa İl Emniyet Müdürlüğü görevlilerince, uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna ilişkin olay tarihinde yapılan istihbarat çalışmaları neticesinde; sanıkların uyuşturucu madde temin etmek amacıyla 02.09.2023 tarihinde İstanbul'a gittikleri, temin ettikleri uyuşturucu maddeyi Manisa üzerinden İzmir'e nakledecekleri bilgisinin elde edildiği, konuya ilişkin görevlilerce gerçekleştirilen araştırmalar sonucunda, sanıkların İzmir'e gitmekte olan 20 ** *** plaka sayılı yolcu otobüsünde bulunduklarının tespit edildiği, bunun üzerine görevlilerce aynı gün, saat 13.00 sıralarında Manisa-İzmir Otoyolu üzerinde tertibat alındığı, bir süre sonra söz konusu otobüsün İzmir istikametine doğru ilerlediğinin görülüp takip edilmeye başlandığı, belli bir süre takip edilen otobüsün bir dinleme tesisinde durdurulduğu, görevlilerce otobüs içerisinde yapılan kimlik kontrolleri neticesinde, sanık ...'ın on üç, sanık ...'ın ise elli dört numaralı koltukta oturduğunun tespit edildiği, yanlarında ya da aracın bagajında valizleri bulunup bulunmadığı sorulduğunda sanıkların; valizlerinin bulunmadığını beyan ettikleri, otobüs içerisinde narkotik arama köpeği eşliğinde yapılan kontroller sırasında, köpeğin yirmi üç ve yirmi dört numaralı koltukların üst kısmındaki bagaj bölümünde bulunan kıyafet çantasına tepki verdiği, görevlilerce söz konusu çantanın kime ait olduğu sorulduğunda sanık ...'ın; "Çanta arkadaşım ...'a aittir. ..., İstanbul'dan aldığı yaklaşık yarım kilogram ağırlığındaki metamfetamini bu çantaya koydu. Geçmişte uyuşturucu madde satıcılarının yakalanmasına yardımcı oldum. ...'ı da İzmir'de polislere yakalatacaktım." şeklinde cevap vermesi üzerine sanık ...'ın; "Çantayı otobüse ben koydum. Ancak içindeki uyuşturucu madde ...’a aittir. ... bana içimlik uyuşturucu madde verecekti." dediği, görevlilerce söz konusu çantada yazılı arama emrine istinaden yapılan aramada net 353,54 gram suç konusu metamfetaminin ele geçirildiği olayda; Söz konusu otobüsün muavini ...ile araçta yirmi dört numaralı koltukta seyahat eden ... bilgi veren sıfatıyla kollukta alınan ifadelerinde; yirmi üç ve yirmi dört numaralı koltukların üst kısmındaki bagaj bölümünde yer alan ve içinde uyuşturucu madde ele geçirilen çantanın kime ait olduğunu bilmediklerini, çantayı söz konusu yere kimin yerleştirdiğini görmediklerini beyan etmişlerdir. On üç numaralı koltukta oturan sanık ... ile elli dört numaralı koltukta oturan sanık ...'ın yapılan üst aramalarında; adı geçenlerin yirmi üç ve yirmi dört numaralı koltukların üzerindeki bagaj bölümünde yer alan çanta ile ilgi ve irtibatlarını gösterir herhangi bir delile de ulaşılamamıştır. Suç konusu uyuşturucu maddenin içinde bulunduğu çanta üzerinde herhangi bir vücut izinin tespit edilemediği, sarılı olduğu materyal üzerinde tespit edilen bir adet izin ise teşhise elverişli olmadığı anlaşılmıştır. Tüm bu hususlar dikkate alındığında; isnat edilen suçtan mahkûmiyet kararı verilebilmesi için tek başına yeterli olmayan, soyut nitelikteki istihbarat bilgisinin varlığına rağmen, içinde suç konusu uyuşturucu madde bulunan çanta ile ilgi ve irtibatları tespit edilemeyen sanıkların, gerek olay tutanağındaki beyanları gerekse aşamalardaki savunmaları ile çantanın ve suç konusu uyuşturucu maddenin aidiyetine ilişkin sonuca etkili ayrıntılı açıklamalarda bulunduklarının ve birbirlerinin suçlarının ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiklerinin, bu bağlamda sanıklar hakkında TCK'nın 192. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin kabulü zorunluluk arz etmektedir. Bu itibarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir. Çoğunluk görüşüne katılmayan altı Ceza Genel Kurulu Üyesi; sanıklar hakkında TCK'nın 192. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanma koşullarının bulunmadığı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE, 2- Dosyanın, CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.

Atıf: Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2025/358, K. 2026/344, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-ceza-genel-kurulu-2025-358-e-2026-344-k-a9e740ba3821