Yargıtay · Ceza Genel Kurulu
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/289 E. 2026/5 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- Ceza Genel Kurulu
- Esas No
- 2023/289
- Karar No
- 2026/5
- Karar Tarihi
KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 1. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 494-1686
I. HUKUKİ SÜREÇ İhmali davranışla kasten öldürme suçundan sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 83/3, 62, 53... . maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 27.10.2016 tarihli ve 242-451 sayılı hükmün, sanık müdafii, katılan vekili ve Cumhuriyet Savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine duruşmalı yapılan inceleme sonucunda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince 22.09.2017 tarih ve 494-1686 sayı ile; hüküm fıkrasındaki "83/3. maddesi" ibaresinin çıkartılarak yerine "82/1-e, 21/2, 83/2-a-b maddesi delaletiyle 83/3. fıkrasının 3. cümlesi" ibarelerinin yazılması suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bu hükmün de sanık müdafii, katılan vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 01.12.2022 tarih ve 11787-9532 sayı ile; "Sanık hakkında maktule yönelik ihmali davranışla kasten öldürme suçundan kurulan hükümde TCK'nın 21/2. maddesinde düzenlenen olası kast indirimi uygulanmış ise de, sanığın eyleminin TCK'nın 83. maddesinde düzenlenen kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi ve TCK'nın 82/1-e maddesi delaletiyle TCK'nın 83/3. maddesinin 1. cümlesinden hüküm kurulması ile yetinilmesi gerekirken, suçun manevi unsuru bakımından birlikte uygulama olanağı olmadığı hâlde aynı Kanun’un 21/2 maddesinde düzenlenen olası kast hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayin edilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. II. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 19.01.2023 tarih ve 66877 sayı ile; "...Sanığın eylemine uyan bilinçli taksirle öldürme suçundan TCK'nın 85/1 ve 22/3. maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiği," görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 09.05.2023 tarih ve 802-2909 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. III. UYUŞMAZLIĞIN KONUSU Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın eyleminin hukuki niteliğinin belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 27. maddesi uyarınca öncelikle; suç tarihinde özel bir hastanede hemşire olarak görev yapan sanık hakkında hükümden sonra 27.05.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 14. maddesi ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'na eklenen 18. madde hükmü uyarınca soruşturma izni alınmasının gerekip gerekmediği değerlendirilecektir. IV. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya içeriğinden; Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca 19.04.2016 tarih ve 5513-535 sayı ile; sanığın Konya Özel ... Hastanesinde hemşire olarak çalışıp maktul bebeğin bakımı konusunda görevli ve sorumlu olduğu, 15.08.2015 tarihinde bebeğin ağız bakımını yaptığı sırada ağız içini steril spançla temizlemesi gerekmesine rağmen ıslak mendil ile sildiği, bebeğin boğazına ıslak mendilin kaçmasına sebebiyet verip serviste görevli hekimlere bu durumdan bahsetmediği, gerekli tıbbi müdahalelerin zamanında yapılarak bebeğin sağlığının tehlikeye girmesini önlemek yerine, bu eylemini gizlediği ve ihmali davranışı ile bebeğin hayatını kaybetmesine neden olduğu iddiasıyla ihmali davranışla kasten öldürme suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda derece mahkemelerince sanığın müsnet suçtan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
V. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar ve İlgili Mevzuat Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.10.2024 tarihli ve 395-303 sayılı kararında açıklandığı üzere; 02.12.1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamında, yalnızca kamu kurum ve kuruluşları ve devlet üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensupları bakımından sağlık mesleğinin icrasıyla ilgili yürütülecek soruşturmalar için izin usulü öngörülmüştü. Özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversitelerinde görev yapan kişiler hakkında ise bu nevi soruşturmalar bakımından herhangi bir izin usulü benimsenmemişti. Ancak suç ve karar tarihinden sonra, 27.05.2022 tarihli ve 31848 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7406 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 3359 sayılı Kanun’un Ek 18. maddesinin birinci fıkrası; "Yükseköğretim Kanununun 53 üncü maddesinde yer alan soruşturma usulüne tabi olanlar hariç olmak üzere, kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle yapılan soruşturmalar hakkında 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Soruşturma izni, Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından verilir. Mesleki Sorumluluk Kurulu, özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensupları bakımından il sağlık müdürlüklerinde görevli başkan veya yardımcılarını da ön inceleme yapmak üzere görevlendirebilir. Soruşturma izni verilmesine ilişkin 4483 sayılı Kanunun 7 nci maddesindeki süreler, iki kat olarak uygulanır. Mesleki Sorumluluk Kurulunun kararlarına karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere 3359 sayılı Kanun’un ek 18. maddesi ile Sağlık Bakanlığı bünyesinde Meslekî Sorumluluk Kurulu oluşturulmuş ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 53. maddesinde yer alan soruşturma usulüne tabi olanlar hariç olmak üzere, kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle yapılan soruşturmalar bakımından izin usulü getirilmiştir. Bununla birlikte, 3359 sayılı Kanun’a 7406 sayılı Kanun’un 15. maddesi ile eklenen geçici 13. madde uyarınca ek 18. maddenin birinci fıkrası, 4483 sayılı Kanun hükümleri uyarınca haklarında kesinleşmiş bir soruşturma izni verilenler bakımından uygulanmayacak, soruşturma veya kovuşturmalara aynen devam olunacaktır. Haklarında hiç karar alınmamış veyahut kesinleşmiş bir karar bulunmayanlar bakımından ise Mesleki Sorumluluk Kurulundan izin alınması gerekmektedir. B. Hukuki Nitelendirme Konya Özel ... Hastanesinde prematüre olarak doğan ... adlı bebeğin, erken doğum nedeniyle yeni doğan yoğun bakım ünitesine yatırıldığı, aynı hastanede hemşire olarak çalışan sanığın suç tarihinde bebeğin tedavisi ile görevlendirildiği, sanığın, ağız bakımını yaptığı sırada kullandığı ıslak mendili bebeğin boğazına kaçırdığı, devamında serviste görevli uzmanları durumdan haberdar etmeyerek doğru ve etkin tedavinin uygulanmasına engel de olmak suretiyle 07.09.2015 tarihinde maktulün ölümüne neden olduğunun iddia ve kabul edildiği olayda; Suç ve karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 7406 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na eklenen ek 18. maddenin birinci fıkrası uyarınca, 2547 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yer alan soruşturma usulüne tabi olanlar ve haklarında daha önce soruşturma izni alınmış bulunanlar hariç olmak üzere, kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle yapılan soruşturmalar bakımından Meslekî Sorumluluk Kurulundan soruşturma izni istenmesi gerekmesi ve izin usulünün bir muhakeme şartı niteliğinde olması karşısında, özel sağlık kuruluşunda hemşire olarak görev yapan ve 7406 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hakkında kamu davası açılmış olan sanık hakkındaki kovuşturmaya devam edilebilmesi için Meslekî Sorumluluk Kurulundan izin alınmak üzere durma kararı verilmesinde ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Bu itibarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının değişik gerekçe ile kabulüne karar verilmelidir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının değişik gerekçe ile KABULÜNE, 2-Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 01.12.2022 tarihli ve 11787-9532 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA, 3-Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 22.09.2017 tarihli ve 494-1686 sayılı kararının, sanık hakkında hükümden sonra 27.05.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7406 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile 3359 sayılı Kanun'a eklenen 18. madde hükmü gereğince soruşturma izni istenmesi ve sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği hususunun nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 4-Dosyanın, gereği için kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine, karardan bir suretin İlk Derece Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.01.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.