Yargıtay · Ceza Genel Kurulu
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/233 E. 2026/80 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- Ceza Genel Kurulu
- Esas No
- 2023/233
- Karar No
- 2026/80
- Karar Tarihi
KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 10. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 274-30
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/3, 62, 52/2, 53, 54... . maddeleri uyarınca iki kez 4 yıl 2 ay hapis ve 1000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, müsadereye ve mahsuba ilişkin Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 30.01.2014 tarihli ve 274-30 sayılı hükümlerin, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 14.12.2020 tarih ve 1212-8941 sayı ile onanmasına karar verilmiştir. II. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 08.02.2023 tarih ve 10112 sayı ile "...Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanık ... hakkında 25.06.20 08... .08.2008 (İddianamede 08.09.2008 olarak gösterilmiştir) tarihli fiillerinden dolayı 11.11.2008 tarihli iddianameyle, 05.09.2007 tarihli fiilinden dolayı ise 29.05.2010 tarihli iddianameyle uyuşturucu madde ihraç etme suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davalarının açıldığı, Yargılama aşamasında aralarındaki bağlantı nedeniyle her iki davanın birleştirildiği, yapılan yargılama sonucu Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesince 30.01.2014 tarihinde 2009/274 esas ve 2014/30 karar sayıyla; Kısa kararda, sanığın 05.09.20 07... .09.2008 tarihli fiillerinden dolayı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulduğu, Gerekçeli kararın gerekçe bölümünde, sanığın 19.08.20 08... .06.2008 tarihli fiillerine ilişkin anlatım yapıldığı, her iki eyleminin sübut bulduğu ve birbirinden bağımsız suçları oluşturduğunun ifade edildiği, sanığın fiillerine ilişkin olarak uyuşturucu madde ihraç etmeye teşebbüs ve uyuşturucu madde nakletme suçlarından ayrı ayrı uygulama yapılarak TCK'nın 44. maddesi de göz önüne alınmak suretiyle sanığın ağır sonuç doğuran uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezalandırılması gerektiği sonucuna varıldığının belirtildiği, Gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ise, gerekçe bölümünde bahsedilen 25.06.2008 tarihli fiilinden dolayı hüküm kurulmadığı, 19.08.2008 tarihli fiili 08.09.2008 tarihli fiil olarak gösterilerek uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulduğu, sanığın 05.09.2007 tarihli fiili yönünden ise gerekçe kısmında hiçbir değerlendirme yapılmamasına rağmen, hüküm fıkrasında bu eylem yönünden de uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulduğu Anlaşılmıştır. Öncelikle, sanık hakkında 25.06.2008 tarihli fiille ilgili olarak açılan dava nedeniyle hüküm kurulmamış ise de, Yerel Mahkemece bu fiille ilgili olarak ayrıca hüküm kurulması mümkün kabul edilmiştir. a) Sanık hakkında 05.09.2007 tarihli fiilden dolayı kurulan hüküm yönünden: ...Yerel Mahkemece, sanığın 05.09.2007 tarihli fiiline ilişkin olarak hiçbir gerekçe gösterilmeden, belirtilen fiilinin sabit kabul edilerek mahkûmiyet hükmü kurulması, Anayasa'nın 1 41... sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34, 2 30... . maddelerine aykırılık teşkil etmektedir. b) Sanık hakkında 19.08.2008 tarihli fiilden dolayı kurulan hüküm yönünden: Sanığın, ... adına sahte olarak düzenlenmiş kimlik belgesiyle 16.08.2008 tarihinde Van ilinden Kanada'ya gönderilmek üzere verdiği kargo paketinin İstanbul'daki ... Kargo yurt dışı şubesine intikal etmesinden sonra, paketin içerisinde uyuşturucu madde bulunduğunun ihbar edilmesi nedeniyle, 19.08.2008 tarihinde yapılan arama sonucu pakette 899,1 gram eroin ele geçirildiği, sanığın İstanbul'daki kargo şubesini telefonla arayıp kargonun akıbetini sorması üzerine görevlilerin, sanığın yakalanması amacıyla, kargoda problem çıktığını ve paketi Van ilindeki kargo şubesine iade edeceklerini söylemeleri nedeniyle, sanığın 08.09.2008 tarihinde kargosunu iade almak amacıyla geldiği Van ilindeki kargo şubesinde yakalandığı, Sanığın bu fiilinden dolayı, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca 25.01.2009 tarihli iddianameyle dava açıldığı, açılan dava sonucu Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesince 01.02.2010 tarihinde 2009/45 esas ve 2010/273 karar sayıyla uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulduğu, bu hükmün de Yargıtay 10. Ceza Dairesince 01.04.2013 tarihinde 2011/13205 esas ve 2013/2951 karar sayıyla onanmak suretiyle kesinleştiği, Aynı fiil nedeniyle sanığın Van ilindeki yakalanma tarihi olan 08.09.2008 tarihi suç tarihi olarak gösterilmek suretiyle inceleme konusu davanın açıldığı ve yine Yerel Mahkemece aynı fiilden dolayı suç tarihi 08.09.2008 olarak gösterilmek suretiyle mahkûmiyet hükmü kurulduğu, Anlaşılmaktadır. ...Yerel Mahkemece inceleme konusu 30.01.2014 tarihli hükmün verilmesinden önce, sanığın 19.08.2008 tarihli fiilinden dolayı verilmiş ve kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunduğundan, bu fiilden dolayı sanık hakkında mükerrer olarak açılan kamu davasının CMK'nın 223. maddesinin 7. fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırıdır." görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 10. Ceza Dairesince 04.04.2023 tarih ve 2654-2963 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. III. UYUŞMAZLIK KONULARI Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlıklar; 1- Sanık hakkında 05.09.2007 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün, Anayasa'nın 141 ve CMK'nın 34, 2 30... . maddelerinde öngörülen şekilde yasal ve yeterli gerekçe içerip içermediği, 2- Yerel Mahkemenin 30.01.2014 tarihli ve 274-30 sayılı mahkûmiyet hükümleri dikkate alındığında; Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2008 tarihli ve 42731-3369 sayılı iddianamesinde dava konusu edilen 25.06.2008 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna ilişkin hüküm kurulup kurulmadığı, 3-a) Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2008 tarihli ve 42731-3369 sayılı iddianamesinde; suç tarihi 08.09.2008 olarak gösterilen ancak gerçekte 19.08.2008 tarihli olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, sanık hakkında usulüne uygun olarak açılmış bir kamu davası bulunup bulunmadığı, buna bağlı olarak açılmamış bir davadan hüküm kurulup kurulmadığı, b) Açılmış bir dava bulunduğu sonucuna ulaşılması hâlinde, 19.08.2008 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan açılan kamu davasının mükerrer olup olmadığı ve bu bağlamda söz konusu davanın reddine karar verilmesi gerekip gerekmediği, Hususlarının belirlenmesine ilişkindir.
IV. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; 05.09.2007 tarihli muhbir görüşme tutanağı ile aynı tarihli koli açma ve tartı tutanağına göre; 05.09.2007 tarihinde saat 11.40 sıralarında, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Grup Amirliğinin *** ** ** numaralı hattını arayan ve açık kimlik bilgileri emniyette kayıtlı bulunan muhbirin; "Amerika’ya gönderilmek üzere ... ... Kargo adlı firmaya teslim edilen bir adet kolinin içindeki tabloların çerçevesinde uyuşturucu madde bulunuyor." şeklinde beyanda bulunduğu, bunun üzerine görevlilerce narkotik arama köpekleri eşliğinde, aynı gün saat 12.00 sıralarında Bahçelievler ilçesi, ... Caddesi, ... Konakları, A-Blok, No: ... sayılı adreste faaliyet gösteren ... Kargo Şubesine gidildiği, iş yeri çalışanlarıyla yapılan görüşme neticesinde Amerika'ya gönderilecek bir adet karton kolinin bulunduğunun öğrenildiği, görevlilerce söz konusu kolinin üzerindeki irsaliye incelendiğinde; "Göndericisi: ..., Adres: ... Bulvarı, İstanbul Yolu 14. Kilometre, Apartman No: ..., Ankara, Alıcısı: ..., Adres: 135 ...ST. PK. 90731 PK. ... CA/ABD, Tel: *** *********." bilgilerinin yazılı olduğunun tespit edildiği, koliye yaklaştırılan arama köpeklerinin gönderiye tepki vermesi üzerine, söz konusu koli muhafaza altına alınıp konu hakkında Cumhuriyet savcısına bilgi verildiği, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine, Bakırköy 8. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 05.09.2007 tarihli ve 86 sayılı arama ve el koyma kararına istinaden, görevlilerce Cumhuriyet savcısının huzurunda karton koli açıldığında, dört adet resim tablosunun arkasına yerleştirilmiş, toplam daralı ağırlığı 3600 gram gelen suç konusu afyon sakızının ele geçirildiği, Cumhuriyet savcısının talimatı üzerine görevlilerce yapılan araştırmalar neticesinde, söz konusu karton kolinin, sanık tarafından ... adlı kişiye ait kimlik bilgileri kullanılarak, 04.09.2007 tarihinde Ankara ili, Altındağ ilçesi, ... Caddesi, ... ... İşhanı, No: ... sayılı adreste faaliyet gösteren ... Kargo Şubesine, Amerika’ya gönderilmek üzere teslim edildiğinin belirlendiği, bunun üzerine sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca 2007/169413 sayılı soruşturmanın başlatıldığı, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının 06.09.2007 tarihli raporunda; ele geçirilen net 3630 gram ağırlığındaki macunumsu maddenin, afyon sakızı olduğunun belirtildiği, 25.06.2008 tarihli muhbir görüşme tutanağı ile aynı tarihli olay tutanağına göre; 25.06.2008 tarihinde saat 09.30 sıralarında, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Grup Amirliğinin *** ** ** numaralı hattını arayan ve açık kimlik bilgileri emniyette kayıtlı bulunan muhbirin; "İngiltere’ye gönderilmek üzere ... Kargo Merkez Şubesine teslim edilen bir adet kolinin içindeki tablolarda uyuşturucu madde bulunuyor." şeklinde beyanda bulunduğu, bunun üzerine görevlilerce narkotik arama köpekleri eşliğinde, aynı gün saat 10.00 sıralarında Bağcılar ilçesi, Fabrikalar Caddesi, ..., No: ...sayılı adreste faaliyet gösteren ... Kargo Şubesine gidildiği, iş yeri çalışanlarıyla yapılan görüşme neticesinde, İngiltere'ye gönderilecek bir adet karton kolinin bulunduğunun öğrenildiği, görevlilerce söz konusu kolinin üzerindeki irsaliye incelendiğinde; "Göndericisi: ..., Adres: ... Caddesi, ... İşhanı, 33 41, .../Altındağ/Ankara, Tel: **** *** ** **, Alıcısı: Mr. ..., Adres: No-10-...-N W2 4 AJ ... Great Brit, Tel: ***********." bilgilerinin yazılı olduğunun tespit edildiği, görevlilerce koliye yaklaştırılan arama köpeklerinin gönderiye tepki vermesi üzerine, söz konusu karton koli muhafaza altına alınıp konu hakkında Cumhuriyet savcısına bilgi verildiği, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Bakırköy 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 25.06.2008 tarihli ve 1423 sayılı arama ve el koyma kararına istinaden, görevlilerce Cumhuriyet savcısının huzurunda karton koli açıldığında; beş adet ahşap resim çerçevesinin içindeki, toplam daralı ağırlığı 5550 gram gelen suç konusu afyon sakızının ele geçirildiği, Cumhuriyet savcısının talimatı üzerine görevlilerce yapılan araştırmalar neticesinde; söz konusu karton kolinin, sanık tarafından ... adlı kişiye ait kimlik bilgileri kullanılarak, 23.06.2008 tarihinde Ankara ili, Altındağ ilçesi, ... ... Caddesi, No: ... sayılı adreste faaliyet gösteren ... Kargo Şubesine, İngiltere'ye gönderilmek üzere teslim edildiğinin belirlendiği, bunun üzerine sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca 2008/71020 sayılı soruşturmanın başlatıldığı, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının 26.06.2008 tarihli raporunda; ele geçirilen net 5515,2 gram ağırlığındaki macunumsu maddenin, afyon sakızı olduğunun belirtildiği, Dosyadaki bilgi ve belgeler ile 08.09.2008 tarihli yakalama tutanağına göre; İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Amirliği görevlilerince, 19.08.2008 tarihinde Bağcılar ilçesinde faaliyet gösteren ... ... Kargo Yurtdışı Şubesinde, narkotik arama köpeği eşliğinde yapılan kontroller sırasında, üzerinde "Gönderen: ..., Adres: Cumhuriyet Caddesi, ... ..., ..., ... Kapısı, No:1,.../Türkiye, Tel: 0*** *** 5* 3*, Alıcı: .... Adres: 2477 ..., B.C: CV3C 1x8, .../Kanada." ibareleri yazan ve Van ili ... ilçesindeki ... Kargo Şubesinden gönderildiği tespit edilen bir adet karton kutunun içinde uyuşturucu madde bulunduğundan şüphelenilmesi üzerine, görevlilerce Bakırköy 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 19.08.2008 tarihli arama ve el koyma kararına istinaden söz konusu kutunun içi kontrol edildiğinde, dört adet ahşap çerçevenin içindeki, toplam daralı ağırlığı 2000 gram gelen suç konusu eroinin ele geçirildiği, bir süre sonra söz konusu iş yerini telefonla arayan sanığın, içinde uyuşturucu madde ele geçirilen kolinin akıbetini sorması üzerine, görevlilerin talimatı uyarınca kargo personelince; gönderide bir sorun çıktığının ve kolinin 02.09.2008 tarihinde Van ili ... ilçesinde faaliyet gösteren ... Kargo firmasına iade edileceğinin söylendiği, görevlilerce konu hakkında bilgilendirilen Bakırköy Cumhuriyet savcısı tarafından sanığın yakalanması için gerekli işlemlerin yapılması talimatının verildiği, bunun üzerine İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünce, Van İl Emniyet Müdürlüğüne gönderilen 01.09.2008 tarihli yazıda; ... ... Kargo Şubesinden gönderilen ve içinde uyuşturucu madde ele geçirilen karton koliyi, ... kimlik bilgileriyle teslim almak için anılan iş yerine müracaat edecek olan şahsın yakalanıp ifadesinin alınmasının istendiği, söz konusu yazıya istinaden Van İl Emniyet Müdürlüğü görevlilerince 02.09.2008 tarihinde yapılan araştırma neticesinde, kolinin ilk olarak il merkezinde, Cumhuriyet Caddesi, ..., No: ...sayılı adreste faaliyet gösteren ... Kargo adlı iş yerine teslim edildiğinin belirlendiği, bunun üzerine görevlilerce aynı gün söz konusu adrese gidilip kargo çalışanlarına bilgi verildikten sonra iş yeri ve çevresinde tertibat alındığı, 08.09.2008 tarihinde, saat 15.50 sıralarında iş yerine gelen ve ... kimlik bilgileriyle, İstanbul üzerinden Kanada'ya gönderilmek istenen koliyi soran sanığın görevlilerce yakalandığı, sanığın yapılan üst yoklamasında; üzerinde sanığın fotoğrafı bulunan ... adına düzenlenmiş nüfus cüzdanının, 0*** *** 5* 3* numaralı hattın takılı olduğu cep telefonunun, üzerinde "Göndericisi: ..., Alıcısı: ..., Seri numara: 3026309" yazan ... Kargo şirketine ait kargo fişinin ele geçirildiği, Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Van Cumhuriyet Başsavcılığınca 2008/7872 sayılı soruşturmanın başlatıldığı, soruşturma kapsamında Van Cumhuriyet Başsavcılığınca 15.09.2008 tarih ve 7872-749 sayı ile; İstanbul’un Bağcılar ilçesinde faaliyet gösteren ... ... Kargo Yurtdışı Şubesinde ele geçirilen 2000 gram eroin nedeniyle, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yürütüldüğü ve bu bağlamda suç yerinin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının yargı sınırları dahilinde olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilip soruşturma evrakının gereğinin takdir ve ifası için Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca gerçekleştirilen 2008/71020 sayılı soruşturma neticesinde; 11.11.2008 tarih ve 42731-3369 sayı ile sanık hakkında teşebbüs aşamasında kalan uyuşturucu madde ihraç etme suçundan TCK'nın 188/1, 35, 53, 54... . maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı, anılan iddianamede suç tarihinin 25.06.20 08... .09.2008 gösterildiği, anlatım bölümünde ise; "25.06.2008 günü Bağcılar ... No:23 de bulunan ... Kargo'ya İngiltere'ye gönderilmek üzere Altındağ-Ankara'dan ... sahte gönderici adıyla gönderilen kargoda mahkeme kararı ile yapılan aramada narkotik dedektör köpeklerinin koliye tepki vermeleri üzerine Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde yapılan incelemesinde karton koli içerisindeki 5 adet ahşap resim çerçevesinin arada kalan boşluklarında şeffaf naylona sarılı şeffaf koli bandı ile yapıştırılmış daralı 5530,0 gr gelen macunumsu uyuşturucu maddenin ele geçirilerek el konulduğu, ekspertiz raporunda; toplam net 5515,2 gr gelen siyah renkli macun kıvamında maddenin uyuşturucu maddelerden afyon sakızı olduğunun tespit edildiği, şüphelinin sahte ... kimliği ile birden çok uyuşturucu madde ihracına teşebbüs ettiği, şüphelinin 08.09.2008 günü bir başka soruşturma evrakına konu Van adresinden Bağcılar ... ... Kargo ile Kanada’ya gönderdiği uyuşturucu maddenin iade edileceğini öğrenerek ... Kargo ...-Van şubesine geldiğinden üzerindeki sahte ... kimliği ile yakalandığı, şüphelinin savunmasında; ... sahte kimliğini kullandığını, İranlı bir şahsın para teklifini kabul ederek koliyi kargo şubesine verdiğini ancak içerisindeki uyuşturucu maddeden haberi olmadığını beyan ettiği, soruşturma evrakı kapsamından anlaşıldığından;…Olaylar ile birlikte şüphelinin lehine ve aleyhine olan deliller açıklanmış olup; şüphelinin sevk maddesinde anılan suçlardan yargılanarak cezalandırılması..." açıklamalarına yer verildiği, söz konusu davanın yargılamasına Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/274 sayılı esasında başlandığı, Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesince anılan dosya üzerinden yapılan kovuşturma sırasında, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca, 05.09.2007 tarihinde ele geçirilen suç konusu afyon sakızı nedeniyle gerçekleştirilen 2007/169413 sayılı soruşturma neticesinde; 29.05.2010 tarih ve 47048-1891 sayı ile sanık hakkında teşebbüs aşamasında kalan uyuşturucu madde ihraç suçundan TCK'nın 188/1, 35, 53, 54... . maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı, suç tarihinin 05.09.2007, yakalanma tarihinin 11.09.2008 gösterildiği, anlatım bölümünde ise; "Suç tarihinde Emniyet Müdürlüğüne bağlı birimlere (X) muhbir vasıtasyla yapılan ihbar ile ABD'ye gönderilmek üzere ... kargoya verilen 4 adet tablo çerçevesine gizlenmiş uyuşturucu madde olduğu bildirilmesi üzerine başlanılan soruşturmada gönderici olarak hakkında ek takipsizlik kararı verilen ...'a ait bu eşyalar üzerinde alınan arama kararı doğrultusunda yapılan arama sonucu kriminal rapora göre Afyon Sakızı olduğu tespit edilen 3600 gram uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, devam eden soruşturma sırasında yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı şüphelinin başka bir soruşturmaya konu benzer eylemi nedeniyle yine ... adına düzenlenmiş sahte cüzdan ile göndermeye çalıştığı uyuşturucu maddenin yakalanması üzerine şüphelinin yakalandığı…Şüpheli hakkındaki bu davanın yine şüpheli hakkında benzer eylemi nedeniyle halen Bakırköy 13.Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/274 esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine…" açıklamalarına yer verildiği, söz konusu davanın yargılamasına Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/208 sayılı esasında başlandığı, Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesince 2010/208 esas sayılı dosya üzerinden yapılan kovuşturma sırasında, 19.08.2010 tarih ve 208-133 sayı ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan CMK'nın 8-11. maddeleri uyarınca, dosyanın Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/274 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine ve yargılamanın 2009/274 esas sayılı dava üzerinden yürütülmesine karar verildiği, Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesince anılan dosyada yapılan yargılama sonucunda, 30.01.2014 tarihli oturumda kısa kararın açıklandığı ve sanığın 05.09.20 07... .09.2008 tarihli eylemler nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, TCK'nın 188/3, 62, 52, 53, 54... . maddeleri uyarınca iki kez 4 yıl 2 ay hapis ve 1000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemenin 30.01.2014 tarihli ve 274-30 sayılı gerekçeli kararının "Değerlendirme ve Kabul" başlıklı bölümünde; "Narkotik Suçlarla Mücadele şube müdürlüğü Atatürk Havalimanı müşterek kaçakçılık grup amirliğinde görevli polis memurlarının Bağcılar ilçesi ... ... kargo yurt dışı şubesinde narkotik dedektör köpekler ile yapmış oldukları rutin kontrolde göndericisi ..., alıcısı ... olan ve Kanada'ya gitmek üzere Van ilinde kargoya verilmiş bir adet karton koli içerisinde naylon ambalaj ile sarılı üç adet büyük boy sekizgen şeklinde ahşap çerçeve içerisine yerleştirilmiş uyuşturucu ele geçirdikleri, uyuşturucunun Van ilinde kargoya verildiği, bir süre sonra uyuşturucuyu teslim eden kişinin kargo şubesini arayarak kargonun akıbetini sorduğu, kolluk kuvvetinin yönlendirmesi nedeni ile görevlinin gönderide bir problem çıktığını, kargonun Van ... şubesine iade edildiğinin bildirdiği, bu arada Van Emniyet Müdürlüğüne de durumun rapor edildiği, koliyi almak üzere müracaat eden şahsın yakalanmasının istendiği, bu nedenle Van ... kargo şubesinde polis memurlarının önlem aldıkları, sanığın koliyi almak üzere Van ... kargo şubesine geldiği, tedbir alan güvenlik güçlerinin sanığı yakaladığı, sanığın üzerinde ... adına düzenlenmiş nüfus cüzdanının çıktığı, 25/06/2008 günü Bağcılar'da bulunan ...kargoya İngiltere'ye gönderilmek üzere Altındağ Ankara şubesinden ... adı ile teslim edilmiş kargonun şüphe üzerine narkotik dedektör köpekleri ile kontrolünün yapıldığı, karton koli içerisinde 5 adet ahşap resim çerçevesinin boşluklarına koli bandı ile yapıştırılmış uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, Uyuşturucu maddelerin Kriminal Polis Laboratuvarında incelendiği, düzenlene raporda uyuşturucu maddelerin afyon sakızı olduğunun belirtildiği, Olayın yukarıda özetlenen şekilde meydana geldiği, sanığın Kanada'ya gönderilmek üzere Van ... şubesine teslim edilen uyuşturucunun sanık tarafından verildiği, sanığın kargo şubesine gönderide problem çıktığının bildirilmesi üzerine kargoyu almak üzere geldiğinde yakalandığı, Ankara Altındağ şubesine de yine ... kimliği ile uyuşturucunun tespit edildiği, bu uyuşturucunun da sanık tarafından verildiği sonucuna varıldığı, uyuşturucuların ayrı zamanlarda kargo şubesine teslim edildiği, bu nedenle sanığın her iki eyleminin birbirinden bağımsız suçları oluşturduğu, Sanığın yurt dışına kargo ile göndermek istediği suç konusu uyuşturucu maddenin kargo şubesinde ele geçirildiği, sanığın eyleminin biri ihraca teşebbüs diğeri ise tamamlanmış nakletme olmak üzere iki ayrı suçu oluşturduğu anlaşıldığından TCK nın 44 maddesi gereğince ihraca teşebbüs suçundan uygulama yapılarak belirlenen sonuç ile tamamlanmış nakletme suçundan uygulama yapılarak belirlenecek sonucun karşılaştırılması ve daha ağır sonuç doğuran suç esas alınarak hüküm kurulması gerekmektedir. İhraca teşebbüs suçundan hüküm kurulduğu takdirde TCK 188/1 maddesi gereğince 10 yıl hapis, TCK 35/2 maddesi gereğince 3/5 oranında indirim ile 4 yıl hapis, 62/1 maddesi gereğince cezadan 1/6 oranında indirim yapıldığında verilmesi gereken ceza 3 yıl 4 ay hapis cezasıdır. Nakletmek suçundan hüküm kurulduğu takdirde TCK 188/3 maddesi gereğince 5 yıl hapis cezası, 62/1 maddesi gereğince cezadan 1/6 oranında indirim yapıldığında verilmesi gereken ceza 4 yıl 2 ay hapis cezasıdır. Her iki suçtan verilen sonuç cezalar karşılaştırıldığında nakletmek suçundan verilen ceza daha ağır olduğundan sanığın uyuşturucu nakletmek suçundan cezalandırılması gerektiği sonucuna varılmıştır." şeklindeki açıklamalara yer verildiği, UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamaya ve dosyadaki bilgilere göre; Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca gerçekleştirilen 2008/85524 sayılı soruşturma neticesinde; 25.01.2009 tarih ve 3450-283 sayı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan TCK'nın 188/1-3-4, 53, 54... . maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı, anılan iddianamede suç tarihinin 16.08.2008, suç yerinin İstanbul ili Bağcılar ilçesi gösterildiği, anlatım bölümünde ise; "...Şüpheli ...'ın suç tarihi olan 16.08.2008 günü Van ilinde faaliyet gösteren ... Kargo şirketi ... şubesine bizzat giderek, yurt dışına gönderilmek üzere teslim ettiği paket içerisinde uyuşturucu madde bulunduğu hususunun, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne ihbar edilmesi üzerine, 19.08.2008 günü Bakırköy 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 19.08.2008 tarih ve 2008/1147 D. İş sayısı ile verilen arama ve el koyma kararı uyarınca, söz konusu kargo üzerinde yapılan arama sonucu, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Emanet Defterinin 2008/8075 sırasında kayıtlı, 21.08.2008 tarih ve 2008/8152 sayılı ekspertiz raporuna göre, uyuşturucu maddelerden net 899.1 gr. eroin maddesinin ele geçirildiği, böylece şüpheli hakkında yapılan ihbar, bizzat teslim ettiği kargo paketi üzerinde yapılan arama sonucu, uyuşturucu maddenin ele geçirilme şekli gözönüne alındığında uyuşturucu veya uyarıcı maddelerden eroin maddesini ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satmak, satışa arz etmek, başkalarına vermek, sevk etmek, naklatmek, depolamak, satın almak, kabul etmek ve bulundurmak ile uyuşturucu veya uyarıcı maddelerden eroin maddesini ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç etmek suçunu işlediği…" açıklamalarına yer verildiği, Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 01.12.2010 tarih ve 45-273 sayı ile; sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, TCK'nın 188/3-4, 62, 52, 53... . maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 3750 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve müsadereye karar verildiği, söz konusu hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 01.04.2013 tarih ve 13205-2951 sayı ile düzeltilerek onanmasına karar verildiği, Anlaşılmaktadır. V. GEREKÇE A. Sanık hakkında 05.09.2007 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün, Anayasa'nın 141 ve CMK'nın 34, 2 30... . maddelerinde öngörülen şekilde yasal ve yeterli gerekçe içerip içermediği; 1. Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 18.06.2025 tarihli ve 121-270, 26.03.2025 tarihli ve 347-1 42... .01.2025 tarihli ve 536-34 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; Karar; sorun, gerekçe ve sonuç bölümlerinden oluşur. Sorun bölümünde, somut olay ile suçun işlenmesindeki özellikler ve suçun ne şekilde işlendiği açıklanmalı, gerekçe kısmında mevcut deliller irdelenmeli, delillerle sonuç arasındaki bağ, diğer bir söylemle neden bu sonuca varıldığı anlatılmalı ve hukuki nitelendirme yer almalıdır. Sonuç, hüküm kısmında ise CMUK'un 268. maddesi uyarınca verilen kararın ne olduğu, uygulanan yasa maddeleri, hükmolunan ceza miktarı, kanun yollarına başvurmanın mümkün olup olmadığı duraksamaya yer vermeyecek biçimde açıkça gösterilmelidir. Gerekçe/esbabı mucibe; tarafların esasa müessir iddia, savunma ve taleplerinin dinlendiğini, hangisinin hangi nedenle makbul addedilip üstün tutulduğunu, hangi beyan ya da delilin niçin kabul edilmediğini (İHAM Kuznetsov/Rusya, B. No: 184/02, 11.4.2007, §§ 84, 85, Boldea/Romanya, B. No: 19997/02, 15.2.2007, § 30; Hiro Balani/İspanya, B. No: 18064/91, 9.12.1994, § 27), bu cümleden olarak; maddi vakıanın kabulüne hangi delillere dayanılarak ulaşıldığını açıklamalıdır. Karar mahkûmiyete ilişkin ise; eylemin hangi suçu oluşturduğuna dair hukuki değerlendirmeler ile cezanın belirlenmesi ve kişiselleştirilmesine ilişkin kriterlerin, somut olaya özgü hangi olgusal temellere göre belirlendiğini gösterilmelidir. Yargılama faaliyeti sonucunda ortaya çıkan vicdani kanaatin oluşum sürecinin in'ikâsı olan gerekçe; akla, bilime, hukuka ve dosya kapsamına uygun, tarafların ve kamuoyunun ikna ve güveni ile kanun yolu mahkemelerinin denetimine elverişli yeterlilikte (Hadjianastassiou/Yunanistan, B. No: 12945/87, 16.12.1992, § 33) olduğunu açıkça ortaya koymalı, gerek kendi içinde gerekse hüküm fıkrası ile çelişki oluşturacak ifade ve unsurlar barındırmamalıdır. Nihayet bir cihette hükmün meşruiyetini tahkim eden hukuki ve edebi bir metin olması itibarıyla insan onuruna, mahkemenin mehabetine, hukuk biliminin gerekleri ile temel kavramların da özgün anlamları ile kullanıldığı Türkçenin belagat ve selasetine yaraşır bir üslupla kaleme alınmalıdır. Gerekçeli karar hakkı, kişilerin adil bir şekilde yargılanmalarını sağlamayı ve denetlemeyi amaçlamakta, tarafların muhakeme sırasında ileri sürdükleri iddialarının kurallara uygun biçimde incelenip incelenmediğini bilmeleri ve ayrıca demokratik bir toplumda, kendi adlarına verilen yargı kararlarının sebeplerini toplumun öğrenmesinin sağlanması için de gerekli olmaktadır (Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18.6.2014, §§ 31, 34). Hükmün gerekçeyi ihtiva etmemesi, CMK'nın 289/1-9 ve CMUK'un 308/7. maddeleri uyarınca hukuka kesin aykırılık hâllerinden birini oluşturacaktır. 2. Somut Olayda Hukuki Değerlendirme Yerel Mahkemenin gerekçeli kararının "Değerlendirme ve Kabul" başlıklı bölümünde, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 29.05.2010 tarihli ve 47048-1891 sayılı iddianamesinde anlatılıp dava konusu edilen 05.09.2007 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna ilişkin hiçbir açıklama ve gerekçeye yer verilmeden, sanığın 25.06.20 08... .08.2008 tarihli fiillerine ilişkin anlatımda bulunulmuştur. Söz konusu eylemlerin sabit olduğu kabul edilip birbirinden bağımsız suçları oluşturduğu ifade edilerek, 25.06.20 08... .08.2008 tarihli suçlara ilişkin olarak uyuşturucu madde ihraç etmeye teşebbüs ve uyuşturucu madde nakletme suçlarından ayrı ayrı uygulama yapılıp TCK'nın 44. maddesi de dikkate alınmak suretiyle, sanığın ağır sonuç doğuran uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezalandırılması gerektiği sonucuna varıldığı belirtilmiştir. Sanığa isnat edilen 05.09.2007 tarihli eylem bakımından; deliller bir bütün hâlinde sayılıp tartışılmadığı gibi bu olaya ilişkin kabulün de yapılmadığı anlaşılmaktadır. Mahkûmiyet hükmüne esas alınan ve reddedilen delillerin neler olduğuna, hangi delillerin makbul addedilip üstün tutulduğuna, maddi vakıanın kabulüne hangi delillere dayanılarak ulaşıldığına yer verilmemiş, böylece vicdani kanaatin oluşum süreci, hukuka ve dosya kapsamına uygun olarak kararda ayrı ayrı gösterilmemiştir. Bu hâliyle; sanık hakkında 05.09.2007 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin gerekçenin, Anayasa'nın 141 ve CMK'nın 34, 2 30... . maddelerinde öngörülen şekilde kanuni ve yeterli gerekçeyi içermediği kabul edilmelidir. Bu itibarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmelidir. B. Yerel Mahkemenin 30.01.2014 tarihli ve 274-30 sayılı kararındaki mahkûmiyet hükümleri dikkate alındığında; Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2008 tarihli ve 42731-3369 sayılı iddianamesinde dava konusu edilen 25.06.2008 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna ilişkin hüküm kurulup kurulmadığı; aynı iddianamede suç tarihi 08.09.2008 olarak gösterilen ancak gerçekte 19.08.2008 tarihli olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, sanık hakkında usulüne uygun olarak açılmış bir kamu davası bulunup bulunmadığı, buna bağlı olarak açılmamış bir davadan hüküm kurulup kurulmadığı; 1. İlgili Mevzuat ve Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar Konu ile ilgili düzenlemeler şöyledir: Anayasa: "A. Hak arama hürriyeti Madde 36 – Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.", İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi: "Adil Yargılanma hakkı ... 3. Bir suç ile itham edilen herkes aşağıdaki asgari haklara sahiptir: a) Kendisine karşı yöneltilen suçlamanın niteliği ve sebebinden en kısa sürede, anladığı bir dilde ve ayrıntılı olarak haberdar edilmek,...", 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu: "Hükmün konusu ve suçu değerlendirmede mahkemenin yetkisi Madde 225- (1) Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. (2) - Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir.", "Kamu davasını açma görevi Madde 170- (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirilir. (2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler. (3) Görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenen iddianamede; a) Şüphelinin kimliği, b) Müdafii, c) Maktul, mağdur veya suçtan zarar görenin kimliği, d) Mağdurun veya suçtan zarar görenin vekili veya kanunî temsilcisi, e) Açıklanmasında sakınca bulunmaması halinde ihbarda bulunan kişinin kimliği, f) Şikâyette bulunan kişinin kimliği, g) Şikâyetin yapıldığı tarih, h) Yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri, i) Yüklenen suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi, j) Suçun delilleri, k) Şüphelinin tutuklu olup olmadığı; tutuklanmış ise, gözaltına alma ve tutuklama tarihleri ile bunların süreleri, Gösterilir. (4) İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır; yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmez. (5) İddianamenin sonuç kısmında, şüphelinin sadece aleyhine olan hususlar değil, lehine olan hususlar da ileri sürülür. (6) İddianamenin sonuç kısmında, işlenen suç dolayısıyla ilgili kanunda öngörülen ceza ve güvenlik tedbirlerinden hangilerine hükmedilmesinin istendiği; suçun tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, ilgili tüzel kişi hakkında uygulanabilecek olan güvenlik tedbiri açıkça belirtilir.", "Suçun niteliğinin değişmesi Madde 226 - (1) "Sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez. (2) Cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında aynı hüküm uygulanır. (3) Ek savunma verilmesini gerektiren hâllerde istem üzerine sanığa ek savunmasını hazırlaması için süre verilir. (4) Yukarıdaki fıkralarda yazılı bildirimler, varsa müdafie yapılır. Müdafii sanığa tanınan haklardan onun gibi yararlanır.", Ceza kovuşturmasının başlaması ve yargılamanın icrası, usulüne uygun olarak düzenlenmiş bir iddianame ya da iddianame yerine geçen belgenin varlığına, yani açılmış bir kamu davasının mevcudiyetine bağlıdır. Zira davasız yargılama olmaz. Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirilir (CMK madde 170/1). Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa, Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler (CMK Madde 170/2). İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır (CMK Madde 170/4). Yasanın öngördüğü şartlara uygun olarak düzenlenmiş bir iddianame/dava açan belge, davayı hem açar hem de sınırlarını tayin eder. Yargılama ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında icra edilir. Hüküm de iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir (CMK Madde 225). Anılan düzenlemeler, bir yönüyle yargılamanın konu ve sınırlarını belirlerken diğer yandan da adil yargılanma hakkı (Anayasa madde 36, İHAS madde 6/3-a) bağlamında savunma hakkının etkin kullanılabilmesinin teminatlarını oluşturur. Şöyle ki; herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir (Anayasa madde 36). Bir suç ile itham edilen herkes kendisine karşı yöneltilen suçlamanın niteliği ve sebebinden en kısa sürede, anladığı bir dilde ve ayrıntılı olarak haberdar edilmek (İHAS madde 6/3-a) hakkına sahiptir. Savunma hakkı, öncelikle ithamın öğrenilmesi ile mümkün olur ve etkili biçimde kullanılabilir. Bu durumda Sözleşmenin, ithamı öğrenmenin asgari standardını, yöneltilen suçlamanın niteliği ve sebebinin, ayrıntılı ve anlaşılabilir bir dille açıklanması olarak belirlediği söylenmelidir. İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi'nin istikrar kazanmış uygulamalarına göre ve tartışma konusu bağlamında iddianamede eylemle ilgili olarak açılmış bir davanın varlığından bahsedebilmek için; isnat edilen fiil (suç), fiilin dayandığı maddi olgular (İnceoğlu Sibel Adil Yargılanma Hakkı s.315 Ofner and Hopfinger/Austria, Appl. No 524/59 617/59 23.11.1962) ile bu maddi olguların hukuki nitelendirilmesine (İnceoğlu age s.315 Brozicek/Italy) açıkça ve anlaşılır biçimde (CGK 06.11.2007 tarihli ve 213-224, 16.4.2013 tarihli ve 49-146 sayılı) yer verilmesi gerekir. Hukuki nitelendirme/vasıflandırma; isnat edilen fiilin (suçun), maddi olgularla birlikte açıkça ve anlaşılır biçimde anlatılmak ön şartıyla, suç adının ve/veya sevk maddesinin gösterilmiş olmasını da zorunlu kılar (CGK 10.5.2022 tarihli ve 495-317). Yargıtay Ceza Genel Kurulunun istikrar kazanmış kararlarına (CGK 13.5.1997 tarihli ve 76-114, 13.3.2018 tarihli ve 902-97, 24.3.2022 tarihli ve 527-208 sayılı) göre, bir olayın açıklanması sırasında bir başka olaydan dolaylı olarak söz edilmesi, o olay hakkında dava açıldığını göstermez. İddianamede dava konusu yapılan fiilin bir başka olay bağlamında değil doğrudan ve bağımsız olarak açıklanması gerekir. Mamafih, fiille bağlı olan mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir (CMK madde 225). Davaya konu edilen ve sabit görülen fiilin hukuki vasıflandırılması mahkemeye ait bir yetkidir. Ancak sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez (CMK madde 226). Bu nedenle mahkeme, sübut bulan fiilin, iddianamede anlatılan suçu değil ve fakat bir başka suçu oluşturduğu düşüncesinde ise CMK'nın 226. maddesi gereğince durumdan sanığı haberdar edip (ek) savunmasını sormalıdır. Her halûkârda, hukuki vasfı değiştiği kabul edilen fiilin, öncelikle yukarıda yer verilen usule uygun biçimde iddianamede anlatılmış olması gerekir. Aksi hâlde iddianamede usulünce anlatılmayan bir fiille ilgili olarak CMK'nın 226. maddesi gereğince sanığa (ek) savunmasının sorulması suretiyle hüküm kurulamaz (CGK 09.10.2007 tarihli ve 44-200, 20.01.2004 tarihli ve 313-6 sayılı). Diğer taraftan, kamu davasını açma görevi doğrudan doğruya Cumhuriyet savcısına verilmiş olup mahkemelerin ve yargıçların Cumhuriyet savcılarının bir kişi hakkında kamu davası açma hususundaki takdirlerini zorlamaları olanaklı değildir. Öğreti ve yerleşmiş yargısal kararlarda da bir kişi ile ilgili dava açılmasının sağlanmasının mahkemenin görevi olmadığı, bu noktada mahkemenin rolünün yalnızca suç duyurusunda bulunmak olabileceği görüşü benimsenmiştir. Açılmış bir dava nedeniyle devam eden bir yargılama sırasında başka bir suç şüphesi ya da şüpheli kimliğine ulaşmaları halinde mahkemece suç duyurusunda bulunulacak, görülmekte olan bir dava ile ilgili bağlantılı olabilecek ve derdest yargılamayı da etkileyebilecek bir hâl var ise suç duyurusu sonucunda dava açılması hâlinde görülmekte olan dava ile birleştirilmek suretiyle sonucuna göre tüm delillerin birlikte tartışılması yoluna gidilecektir (CGK 02.10.2012 tarihli ve 1020-1799 sayılı). 2. Somut Olayda Hukuki Değerlendirme Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11.11.2008 tarihli ve 42731-3369 sayılı iddianamede; sanık tarafından ... adlı kişiye ait kimlik bilgileri kullanılarak, İngiltere’ye gönderilmek üzere Ankara ili, Altındağ ilçesi, ... ... Caddesinde faaliyet gösteren ... Kargo Şubesine teslim edilen ve 25.06.2008 tarihinde görevlilerce İstanbul ili, Bağcılar ilçesindeki ... Kargo Şubesinde adli arama kararına istinaden yapılan arama neticesinde, karton koli içinde ele geçirilen suç konusu uyuşturucu maddeye ilişkin eylem anlatılıp bu olaya dair açıklamalarda bulunulmuştur. Aynı iddianamede, suç tarihi 08.09.2008 olarak gösterilen ancak gerçekte 19.08.2008 tarihli olan ve İstanbul ili, Bağcılar ilçesi, ... ... Kargo Şubesinde adli arama kararına istinaden yapılan aramada ele geçirilen uyuşturucu maddeye ilişkin bir anlatıma yer verilmemiştir. Anılan iddianamede, sanığın 25.06.2008 tarihli eylemine ilişkin açıklama yapılırken, "...Şüphelinin sahte ... kimliği ile birden çok uyuşturucu madde ihracına teşebbüs ettiği, şüphelinin 08.09.2008 günü bir başka soruşturma evrakına konu Van adresinden Bağcılar ... ... Kargo ile Kanada'ya gönderdiği uyuşturucu maddenin iade edileceğini öğrenerek ... Kargo ...-Van şubesine geldiğinden üzerindeki sahte ... kimliği ile yakalandığı," şeklindeki uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna konu başkaca olaylara, sanığın yakalanma şekline ve tarihine ilişkin açıklamalarda bulunulmuştur. Bu husus, 19.08.2008 tarihinde İstanbul ili, Bağcılar ilçesinde faaliyet gösteren ... ... Kargo Şubesinde ele geçirilen uyuşturucu madde nedeniyle de kamu davası açıldığını göstermemektedir. Bir eylem nedeniyle dava açıldığının kabulü için, o eylemin iddianamede açıkça gösterilmesi gerekmekte olup Yargıtay Ceza Genel Kurulunun duraksamaya yer vermeyen kararlarında da vurgulandığı üzere, bir olayın açıklanması sırasında bir başka olaydan söz edilmesi, o olay hakkında dava açıldığı anlamına gelmemektedir. Bu cümleden olarak; 11.11.2008 tarihli ve 42731-3369 sayılı iddianamede anlatılan ve mevcut delillerle ilişkilendirilen suçun, sanığın 25.06.2008 tarihli eylemi olduğu ve iddianamede suç tarihi 08.09.2008 olarak gösterilmesine rağmen gerçekte 19.08.2008 tarihli olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan usule uygun şekilde açılan bir kamu davasının bulunmadığı kabul edilmelidir. Bu açıklamalar ışığında; sanık hakkında usulüne uygun olarak açılan ceza davasının 25.06.2008 tarihli olaya ilişkin olduğu, 19.08.2008 tarihli olayı konu edinen bir davanın bulunmadığı sabit olmasına rağmen, Yerel Mahkemece yapılan yargılama neticesinde 25.06.2008 tarihli eyleme dair hüküm kurulmamıştır. 19.08.2008 tarihli eylem ise 08.09.2008 tarihli fiil olarak gösterilerek uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hüküm kurulmuştur. Mahkemelerce bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve CMK'nın 223. maddesi uyarınca bir hüküm kurulabilmesi için yargılamaya konu edilecek eylemle ilgili usulüne uygun olarak açılmış bir davanın bulunması gerekmektedir. Yerel Mahkemenin, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen eylemin dışına çıkarak, dava konusu yapılmayan 19.08.2008 tarihli fiilden dolayı hüküm kurması usul ve kanuna aykırıdır. Yargıtay tarafından temyiz incelemesi yapılabilmesi için öncelikle CMK'nın 223. maddesi uyarınca verilmiş bir hükmün bulunmasının zorunludur. Dava açıldıktan sonra hüküm verilmesinin unutulması durumunda, ortada temyize konu olabilecek bir hüküm bulunmadığından bu eksikliğin bozmaya konu edilmemesi ve buna bağlı olarak yalnızca mahallinde her zaman hüküm kurulabileceğine işaret edilebilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, Yerel Mahkemece karara bağlanmayan 25.06.2008 tarihli olaya ilişkin mahallinde her zaman hüküm kurulması mümkündür. Öte yandan Özel Dairenin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine verdiği kararında yer alan; "Yerel Mahkemece sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hüküm kurulurken esasında, 25.06.2008 tarihli eyleme ilişkin olarak mahkûmiyet hükmü kurulduğu, maddi hata sonucu eylem tarihinin hüküm fıkrasına 25.06.2008 yerine, yanlışlıkla 08.09.2008 olarak yazıldığı" şeklindeki düşüncenin hukuken bir karşılığı bulunmamaktadır. Zira, Yerel Mahkemenin gerekçeli kararının "Değerlendirme ve Kabul" bölümünde, sanığın hem 25.06.2008 hem de 19.08.2008 tarihli olan eylemlerine ilişkin anlatımlar yapılmıştır. Söz konusu fiillere ilişkin deliller tartışılıp değerlendirilmiş ve ardından sabit kabul edilip nitelendirilen her iki eylemin, birbirinden bağımsız suçları oluşturdukları ifade edilmiştir. Bu nedenle somut olayda, olağan bir dikkat ve özenin gösterilmesi hâlinde gerçekleşmeyecek bir tarih hatasından, diğer bir ifadeyle maddi yanılgıdan ya da basit bir yazım hatasından ziyade, sanığın 19.08.2008 tarihli eylemine ilişkin açılmış bir dava bulunduğunun kabul edilmesinden, 11.11.2008 tarihli ve 42731-3369 sayılı iddianamedeki anlatımın hatalı değerlendirilmesinden kaynaklanan hukuki bir yanılgı söz konusudur. Bu yanılgıya istinaden de 19.08.2008 tarihli olaya ilişkin hukuki değerlendirme yapılarak hüküm kurulmuştur. Dolayısıyla, 25.06.2008 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna ilişkin hüküm kurulurken, yazım hatası sonucu suç tarihinin 08.09.2008 olarak gösterildiğinin ve 25.06.2008 tarihli eylem bakımından bir mahkûmiyet hükmünün bulunduğunun kabulü mümkün değildir. Bu itibarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının değişik gerekçeyle kabulüne karar verilmelidir. Ulaşılan sonuç karşısında, 19.08.2008 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan açılan kamu davasının mükerrer olup olmadığı ve bu bağlamda söz konusu davanın reddine karar verilmesi gerekip gerekmediğine ilişkin uyuşmazlık konusu değerlendirilmemiştir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının; a) Sanık hakkında 05.09.2007 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün, Anayasa'nın 141 ve CMK'nın 34, 2 30... . maddelerinde öngörülen şekilde yasal ve yeterli gerekçe içerip içermediğine ilişkin uyuşmazlık konusu yönünden KABULÜNE, b) Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2008 tarihli ve 42731-3369 sayılı iddianamesinde; suç tarihi 08.09.2008 olarak gösterilen ancak gerçekte 19.08.2008 tarihli olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, sanık hakkında usulüne uygun olarak açılmış bir kamu davası bulunup bulunmadığına, buna bağlı olarak açılmamış bir davadan hüküm kurulup kurulmadığına ilişkin uyuşmazlık konusu yönünden DEĞİŞİK GEREKÇEYLE KABULÜNE, 2- Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 14.12.2020 tarihli ve 1212-8941 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA, 3- Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.01.2014 tarihli ve 274-30 sayılı mahkûmiyet hükümlerinin; "Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2008 tarihli ve 42731-3369 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 25.06.2008 tarihli olayla ilgili olarak açılan kamu davası nedeniyle mahallinde her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür." açıklamasıyla, a) Sanık hakkında 05.09.2007 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün, Anayasa'nın 141 ve CMK'nın 34, 2 30... . maddelerinde öngörülen şekilde yasal ve yeterli gerekçeyi içermemesi, b) Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2008 tarihli ve 42731-3369 sayılı iddianamesinde; suç tarihi 08.09.2008 olarak gösterilen ancak gerçekte 19.08.2008 tarihli olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, sanık hakkında usulüne uygun olarak açılmış bir kamu davası bulunmadığının gözetilmemesi ve buna bağlı olarak açılmamış bir davadan hüküm kurulması, İsabetsizliklerinden BOZULMASINA, 4- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.