Yargıtay · Ceza Genel Kurulu

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/179 E. 2026/208 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2023/179
Karar No
2026/208
Karar Tarihi

DAİRESİ : YARGITAY 5. Ceza Dairesi SAYISI : 18-62 HÜKÜMLER : Sanık ...'in teşebbüs aşamasında kalan rüşvet suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, sanık ...'ın teşebbüs aşamasında kalan rüşvet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 252/1-4, 62... /1-5. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna, sanık ...'un ise teşebbüs aşamasında kalan rüşvete aracılık etme suçundan aynı Kanun'un 252/5-4, 62... /1-5. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkindir. I. HUKUKİ SÜREÇ Sanık ...'in teşebbüs aşamasında kalan rüşvet suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, sanık ...'ın teşebbüs aşamasında kalan rüşvet suçundan TCK'nın 252/1-4, 62... /1-5. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna, sanık ...'un ise teşebbüs aşamasında kalan rüşvete aracılık etme suçundan aynı Kanun'un 252/5-4, 62... /1-5. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin ilk derece mahkemesi sıfatıyla yargılama yapan Yargıtay 5. Ceza Dairesince verilen 23.11.2022 tarihli ve 18-62 sayılı hükümlerin sanıklar ... ve ... müdafiileri, sanık ... ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının red ve onama istemli 22.03.2023 tarihli ve 25642 sayılı tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafii; suçun unsurlarının oluşmadığı, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, mağdurun yargılamaya konu tutanağı kurgusal olarak hazırladığı ve beyanlarına itibar edilmemesi gerektiği, çelişkili beyanlarda bulunduğu gerekçesiyle mahkûmiyet kararı verilmesinin yerinde olmadığı, sanık ...; söz konusu tutanağın mağdur tarafından tek başına düzenlenmesi nedeniyle tutanak vasfını haiz olmadığı, masumiyet karinesi ile şüpheden sanık yararlanır ilkelerinin ihlal edildiği, mesleki tecrübeye dayanarak mağduru koruma amaçlı davranışının suç sayıldığı, katılan vekili ise; sanık ...'in teşebbüs aşamasında kalan rüşvet suçundan cezalandırılmasının zorunlu olduğu gerekçeleriyle temyiz isteminde bulunmuşlardır. III. İNCELEME KONUSU Sanık ... müdafiinin kurulan hüküm yönünden kanuni şartları oluşmayan duruşmalı inceleme isteminin CMK'nın 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir. Sanık ... hakkında teşebbüs aşamasında kalan rüşvet suçundan kurulan beraat, sanık ... hakkında teşebbüs aşamasında kalan rüşvet ve sanık ... hakkında teşebbüs aşamasında kalan rüşvet suçuna aracılık etme suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin isabetli olup olmadığına ilişkin temyiz incelemesi yapılmıştır. Özel Dairece ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonucunda 23.11.2022 tarihli oturumda sanık ...’in teşebbüs aşamasında kalan rüşvet suçundan beraatine dair kararın katılan ... vekili tarafından 20.01.2023 tarihinde temyiz edilmesi üzerine temyiz dilekçesinin sanık ... müdafiine 06.02.2023 tarihinde tebliğ edilmesi sonrasında, sanık ... müdafiinin 10.02.2023 tarihinde sunduğu cevap dilekçesinde; katılan kurumun vekâlet ücreti ödememek için hükmü temyiz ettiğini belirttikten sonra, dilekçedeki "…yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi…" talebinin Özel Dairece sanık yararına Hazine aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmiş olması da gözetilerek temyiz iradesi taşımadığı ve cevap dilekçesi niteliğinde olduğu anlaşılmakla, temyiz incelemesinin sanık ..., ... müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemleri ile sınırlı olarak yapılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Olay tarihinde Cumhuriyet savcısı olan sanık ... ile avukat olan sanıklar ... ve ... hakkında, müsnet suçun niteliği itibarıyla kanunda öngörülen soruşturma ve kovuşturma usul ve şartlarına da uyularak başlatılıp icra olunan hukuki süreçte, mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup, silahların eşitliği ve yüzyüzelik ilkeleri çerçevesinde usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına istinad eden kabule göre; Olay tarihi itibarıyla Erzurum Cumhuriyet savcısı olan mağdur ...’in, uyuşturucu madde ticareti yapma, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme ile suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma suçlarından yürüttüğü soruşturma dosyasında, şüpheli konumundaki ...’nin avukatı olan sanık ...’ın, adı geçen şüphelinin savcılık ifadesinin alındığı ve sorguya sevk edildiği 30.01.2019 tarihinde, aynı büroda birlikte çalıştığı ve soruşturma dosyasında adına vekâletname bulunmayan avukat sanık ... ile birlikte İstanbul’dan Erzurum’a geldikleri, daha önceden tanımadıkları Cumhuriyet savcısı sanık ...’u İstanbul’da görev yapan bir savcı aracılığı ile odasında ziyaret ettikleri, daha sonra gizlilik kararı verilen söz konusu soruşturmadaki üç şüphelinin ifadesinin kendilerine verilmesi için sanık ... aracılığıyla mağdur Cumhuriyet savcısı...’e maddi menfaat teklifinde bulundukları, ...’in teklifi kabul etmemesi sebebiyle sanıklar ... ve ...’in teşebbüs aşamasında kalan rüşvet, sanık ...’un ise teşebbüs aşamasında kalan rüşvete aracılık etme suçlarını işledikleri iddiasıyla yapılan yargılama sonunda, Erzurum’da ele geçirilen 1.535 kilogram eroine ilişkin yürütülen ve gizlilik kararı verilen (CMK madde 153/2) soruşturma kapsamında, şüpheli ...’nin kolluk ifadesinde hazır bulunan ve vekâletname ibraz eden, İstanbul'da avukatlık yapan sanık ... ile, birlikte çalıştığı sanık ...’in, Erzurum Cumhuriyet savcısı sanık ...’u ziyaret etmek istedikleri, ...’un ...'i telefondan iki kez araması üzerine ...’un odasına geldikleri, ...’un da arkadaşı avukat tanık ...de odadayken sanık ...'ın, İranlı uyuşturucu baronu ...’nin müvekkili olduğunu, onun tahliyesini rüşvet ile hâllettiklerini, İstanbul ve Ankara gibi yerlerde bu işlerin kolay olduğunu, olayın Erzurum’da olması nedeniyle sıkıntı yaşadıklarını söyleyip soruşturma savcısı ile görüşme konusunda yardım istediği, nihayet bir hafta sonra ...’un, soruşturma savcısı...’i önce odasına çağırdığı, sonra onun odasına gittiği, ardından da evine gidip; dosyada ... aleyhine anlatımlar içerdiği saptanan ve bir kısmı etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen üç şüpheliye ait ifade tutanaklarına gizlilik kararı nedeniyle erişemeyen ...'ın, bunları vermesi karşılığında savcı...’e ne kadar istiyorsa verileceğini ilettiği, ...'in bu teklifi reddedip aynı gün durumu aynı yerde görev yapan savcı tanık Simge’ye, ertesi gün de Erzurum ... ... tanık... ile ... ... tanık ...’a anlatıp 01.03.2019 tarihli tutanağı düzenlediği kabul edilen olayda: Sanıklar ... ve ...; soruşturma dosyasında gizlilik kararı olsa bile müdafi huzurunda alınan üç şüpheliye ait ifade tutanaklarının ilgilisine ya da müdafiye verilen belgelerden olup bunu ilgililerinden temin edebileceklerinden bunun için rüşvet teklifinde bulunulmasının makul olmadığını ileri sürmüş iseler de, tutuklanan üç şüphelinin kolluk ve savcılık ifadelerinin ve sorgularının; ...’nin ifade ve sorgusundan önce tamamlanmış olması, anılan şüphelilerin müdafileri ile sanık ... arasında bir tanışıklık bulunmadığının görülmesi ve ...’nin tutuklama kararının gerekçesinde "...Üzerine atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçuna ilişkin dosyada bulunan bir kısım şüphelilerin şüpheli ... aleyhine ve kendilerine yönelik kısmı ikrarı..." hususuna yer verilmesi sebepleriyle önem arz ettiği açıktır. Mağdur ile sanık ... arasında husumet bulunduğuna dair herhangi bir iddia ve beyan olmayıp mağdurun sanık ...’a iftira atmasını gerektirecek bir gerekçe de ileri sürülmediğinden, mağdurun aşamalardaki beyanı samimi bulunmuş ve dosya kapsamındaki delil durumu ile uyumlu olmayıp çelişkiler barındıran sanıklar ... ve ...’ın savunmalarına itibar etmeyen Özel Dairenin kabul ve değerlendirmelerinde bir isabetsizlik saptanmamıştır. Keza, sanık ... yönünden; mahallinde ikame olunan ve usulünce tartışılan delillerin, gerekçeli/muhtemel şüphenin tamamen ortadan kaldırılması ve sanığın müsnet teşebbüs aşamasında kalan rüşvet suçunu işlediği yönünde vicdani kanaat oluşması için yeterli olmadığı mülahazasıyla in dubio pro reo/şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince müsnet suçtan beraatine karar verilmesi de yerindedir. Şu hâle göre; Sanık ...'a isnat olunan teşebbüs aşamasında kalan rüşvet, sanık ...'a müsnet teşebbüs aşamasında kalan rüşvete aracılık etme eylemleriyle ilgili ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin, sanık ...’in ise müsnet teşebbüs aşamasında kalan rüşvet suçunu işlediğinin ispat edilemediğinin, kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucunda saptandığı, bütün delillerin ve aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği ve özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, gösterilen gerekçenin olaya ilişkin sorunlar bakımından özgün ve yeterli olduğu, sanıklar ... ve ...'un eylemlerinin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, sanık ... ile sanık ... müdafiinin ve katılan vekilinin ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmemiş olmakla temyiz davalarının esastan reddiyle beraat ve mahkûmiyete ilişkin hükümlerin onanmasına karar vermek gerekmiştir. Çoğunluk görüşüne katılmayan üç Ceza Genel Kurulu Üyesi; sanık ...'in teşebbüs aşamasında kalan rüşvet suçundan cezalandırılması gerektiği düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 23.11.2022 tarihli ve 18-62 sayılı, sanık ... hakkında teşebbüs aşamasında kalan rüşvet suçundan kurulan beraat, sanık ... hakkında teşebbüs aşamasında kalan rüşvet suçundan verilen mahkûmiyet ve sanık ... hakkında teşebbüs aşamasında kalan rüşvete aracılık etme suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin usul ve kanuna uygun olması sebebiyle CMK'nın 302/1 maddesi gereğince ONANMASINA, 2- Dosyanın, mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2026 tarihinde yapılan müzakerede sanıklar ... ve ... bakımından oy birliğiyle, sanık ... bakımından oy çokluğuyla karar verildi.

Atıf: Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2023/179, K. 2026/208, T. 08.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-ceza-genel-kurulu-2023-179-e-2026-208-k-1b98f9ec1d83