Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/754 E. 2026/2890 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/754
Karar No
2026/2890
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/546 E., 2025/2620 K. DAVA TARİHİ : 01.04.2024 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/235 E., 2025/39 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 03.12.2012-01.03.2024 tarihleri arasında davalı ... AŞ'nin (Banka) ... şubesinde işletme bankacılığı müşteri temsilcisi olarak işe başladığını, görevini 11 yıl boyunca düzenli ve eksiksiz yerine getirdiğini, 04.09.2023 tarihinde şube müdürü değişerek göreve gelen A.D’nin müvekkiline yönelik baskı, yıldırma ve mobbing (psikolojik taciz) niteliğinde davranışlarda bulunduğunu, toplantılarda müvekkilini azarlayıp toplantıdan çıkardığını, sonraki toplantılara almayarak dışladığını, çalışma arkadaşlarına müvekkiline yardım edilmemesi talimatı verdiğini, müvekkilini il dışına göndermekle tehdit ettiğini, bu eylemler karşısında müvekkilinin ... ili içinde tayin talebinde bulunduğunu, ancak işverenin bu talebi dikkate almayarak 01.03.2024 tarihinde müvekkilinin rızası dışında ... şubesine nakil işlemi yaptığını, bu naklin müvekkili açısından çalışma koşullarında esaslı değişiklik oluşturduğunu, müvekkilinin aile düzeninin, çocuklarının eğitiminin ve eşinin iş durumunun olumsuz etkileneceğini, buna rağmen işverenin tayini müvekkilinin isteğiymiş gibi gösterip eşya nakli ve göç tazminatı ödemeyeceğini bildirdiğini, bu işlemin cezalandırma niteliğinde olduğunu, müvekkilinin müşterilerinin haksız şekilde diğer çalışanlara devredilerek satış hedefinin sabit tutulduğunu, hedefi tutturamadığı gerekçesiyle baskıya uğradığını, prim ücretlerinden mahrum bırakıldığını, gerekli eğitimlerden dışlandığını, yaptığı yazılı ve sözlü şikâyetlere rağmen işverenin hiçbir önlem almadığını, müdürün baskılarının bu nedenle artarak devam ettiğini, maruz kaldığı davranışların 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 417. maddesine aykırı olduğunu, eşit davranma ilkesinin ihlal edildiğini, müvekkilinin tüm bu baskılar nedeniyle psikolojik olarak yıprandığını ve destek almak zorunda kaldığını, davalı işverenin yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve psikolojik taciz uygulaması sonucu müvekkilinin 01.03.2023 tarihinde ... 7. Noterliğinin ... yevmiye No.lu ihtarnamesiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, müvekkilinin fesih tarihinde net 40.300,00 TL ücret aldığını, ayrıca aylık 4.600,00 TL yemek yardımı ile büyükşehir, çocuk ve kasa tazminatı ödemeleri yapıldığını ileri sürerek kıdem tazminatı ile ayrımcılık tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının etik ilkelere ve kılık kıyafet yönetmeliğine aykırı davrandığını, amirine saygısız ifadeler kullandığını, esas amacının kıdem tazminatı almak olduğunu, bu nedenle kasıtlı davranışlarda bulunup nakil talebinde bulunduğunu, müvekkili Bankanın ise davacının isteği üzerine, yönetmeliğe uygun ve iyiniyetli şekilde ... şubesine naklini gerçekleştirdiğini, iş sözleşmesinin 5. maddesi ile İnsan Kaynakları Yönetmeliği’nin (2.2) hükmünde çalışanın farklı şubelerde görevlendirilmeyi peşinen kabul ettiğinin düzenlendiğini, çalışma koşullarında esaslı değişiklik bulunmadığını, davacının ikametinden önceki şubesine 20, nakledildiği şubeye ise 50 dakikalık mesafede olduğunu, ücret ve sosyal haklarında değişiklik yapılmadığını, müvekkili Bankanın nakil kararını işyeri gereklilikleri çerçevesinde dürüst ve objektif biçimde uyguladığını, davacının fesih ihtarının haklı nedene dayanmadığını, kıdem tazminatı alma amacıyla gerçeğe aykırı iddialarla fesih yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ayrımcılık tazminatı talebi 31.05.2024 tarihli duruşmada somut davadan tefrik edildikten sonra yapılan yargılama sonucunda, davacının il içi tayin talebine rağmen onayı alınmadan il dışı farklı bir şubeye atanması, bu atamaya muvafakat etmemesi, işverenin atamayı objektif biçimde gerekçelendirememesi ve çalışma şartlarında esaslı değişiklik bulunması nedeniyle davacının fesih işlemini haklı nedenle yaptığı, bu nedenle kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 03.12.2012 – 01.03.2024 tarihleri arasında olmak üzere davalı işveren nezdinde 11... ay 28 gün süreyle çalıştığı, davacının, ... ilinde görev yapmakta iken şube müdürüyle yaşadığı performans ve davranış temelli anlaşmazlıklar sonrasında kendi isteğiyle il içinde görev yeri değişikliği talebinde bulunduğu; ancak işveren tarafından il dışındaki ... şubesine nakledildiği, her ne kadar iş sözleşmesinde ve İnsan Kaynakları Yönetmeliği’nde işverene nakil yetkisi tanınmışsa da bu yetkinin objektif gerekçelere dayalı ve dürüstlük kuralına uygun biçimde kullanıldığı yönünde davalı tarafça herhangi bir somut delil sunulmadığı, davacının talebi il içi olmasına rağmen, işverenin il dışına görevlendirme yapmasının işçinin sosyal, ailevi ve ulaşım koşullarını ağırlaştırdığı, yol süresini anlamlı ölçüde uzatarak bu suretle çalışma koşullarında esaslı bir değişiklik meydana getirdiği, işverenin yönetim hakkının işçiyi koruma borcu çerçevesinde ve ölçülülük ilkesi uyarınca kullanılması gerektiği hâlde davalı işverence nakil işleminin işletmesel bir gerekliliğe dayandığını ve objektif biçimde gerçekleştirildiğini ispat edemediği, nakil işleminin keyfi nitelikte olduğu, işçiyi zor durumda bırakacak şekilde gerçekleştirildiği, dolayısıyla işverenin yönetim hakkını kötüye kullandığı, yapılan değişiklik çalışma koşullarında esaslı nitelik taşıdığından, davacının bu nedenle gerçekleştirdiği feshin haklı nedene dayandığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; nakil talebinin davacının talebiyle, iyiniyetle ve norm kadro ihtiyacı gözetilerek yapıldığını, esaslı değişiklik sayılamayacağını, sözleşmesinde işyeri değişikliğine muvafakat ettiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı işverence davacının il dışında görevlendirilmesinin sözleşme koşullarında esaslı değişiklik sayılıp sayılamayacağı, iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedilip feshedilmediğine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine , Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/754, K. 2026/2890, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-754-e-2026-2890-k-ce3bdf45322c