Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/807 E. 2026/2894 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/807
Karar No
2026/2894
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2226 E., 2025/2020 K. DAVA TARİHİ : 10.04.2017 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 23. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/740 E., 2025/467 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 25.07.2008-30.11.2016 tarihleri arasında inşaat teknikeri olarak çeşitli projelerde, ayda 2 pazar tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günleri dâhil sürekli fazla çalışma yaparak çalıştığını, çalıştığı dönemde 1 ay izin yaptığını, 2016 yılı Nisan ayında işçilik alacaklarına istinaden 20.000,00 TL ödeme yapıldığını, bu tarihten işten çıkartıldığı tarih olan 30.11.2016 tarihine kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacıya kendi görevi dışında iş yükletilmediğini, davacıya farklı zamanlarda avans ödemesi yapıldığını, fesih esnasında davacıya ibraname imzalatıldığını, davalı Şirketi ibra ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin 04.10.2023 tarihli kaldırma kararı üzerine tanıklar yeniden dinlenip tanıklara ait ... Kurumu (SGK) kaydı celbedilip ek rapor aldırılarak; davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin davalı işverence ispat edilemediği, bakiye 80 gün yıllık izin hakkının bulunduğu, ödenmeyen ücret alacakları olduğu, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerinde çalıştığının tanık beyanlarıyla ispat edildiği gerekçesiyle %30 indirim yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince davacının hizmet süresi bakımından Dairenin kaldırma kararına uygun araştırma yapıldığı, davacı tanıklarının yeniden tespit edilen beyanları ve dosyaya alınan SGK hizmet döküm cetvellerine göre yapılan hesaplamaların dosya kapsamına uygun olduğu, her ne kadar son bilirkişi ek raporunda davacının fazla çalışma alacağı daha fazla hesaplanmış ise de kararda usulü kazanılmış hakka dikkat edilerek hüküm kurulduğu, bilirkişi raporuna bu yönde yapılan itirazın karşılandığı, davacıya masraf açıklamasıyla yapılan ödemelerin niteliği ve bu yöne yapılan itiraz kaldırma kararında incelenmiş olduğundan davalının araştırma yapılmasına yönelik talebinin yerinde olmadığı, davalı vekilince davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamadığı dolayısıyla kıdem ve ihbar tazminatının reddedilmesi gerektiği savunulmuş ise de, bizzat davalı yanca davacıya hak etmemesine rağmen tazminat ödemesi için çek verildiğinin ikrar edilmesi karşısında, artık davacıya kısmi tazminat ödemesi yapıldığı sabit olmakla tazminata hak kazanıp kazanmama koşullarının ayrıca değerlendirilmesine gerek görülmediği ancak kaldırma kararında davacıya tazminat adı altında ödenen 800,00 TL'nin de mahsubu gerektiği belirtilmesine ve bilirkişinin de ek raporda tespit edilen kıdem tazminatından çek ve banka yoluyla yapılan ödeme toplamı 20.800,00 TL düşmüş olmasına rağmen Mahkemece gerekçesi de açıklanmadan önceki karardaki miktarın hüküm altına alınmasının ve kabule göre de izin alacağı ile ücret alacağının hüküm altına alınış şekli bakımından anlam kargaşası oluşturacak şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı bu hususun eleştirilmekle yetinildiği, davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilerek usulen kazanılmış haklar korunarak İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Kararın gerekçesiz olduğunu, 2. Kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığının araştırılması gerektiğini, ödemenin mahsup edilmediğini, 3. Yıllık izin ve ücret alacağı konusunda eleştiri ile yetinilmesinin doğru olmadığını hükmün bozulması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, fesih, ödemenin mahsubu, talep edilen alacakların ispatı ve hesabına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine , Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/807, K. 2026/2894, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-807-e-2026-2894-k-3fdad3ce3526