Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/824 E. 2026/2893 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/824
- Karar No
- 2026/2893
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1728 E., 2025/4409 K. DAVA TARİHİ : 16.08.2023 İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/281 E., 2025/213 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... AŞ'nin (Banka) Bandırma Şubesinde yetkili şube müdürü ünvanı ile görev yapmakta iken dava dışı çalışan G.D'nin gerçekleştirmiş olduğu işlemlerle ilgili olarak Bankaya, sırasıyla 03.04.20 17... .04.2017 tarihlerinde yüksek tutarlarda BCH kredisi borçlarının bulunduğu, bu kredi kullanımlarından ve borçlardan hiç haberleri olmadığı, bu tutarları almadıkları yönünde müşteri şikâyetleri üzerine davacı hakkında Banka içinde gerekli tedbirleri almadığı sebebiyle soruşturma yapıldığını, soruşturma sonucunda servis yetkilisi iken servis görevlisi ünvanı görevine düşürüldüğünü ve cezalandırılması için dava açılmış ise de davacının banka içinde bir takım sıkı önlemleri almadığının görüldüğünü, ancak kendisi ile ilgili Bankanın herhangi bir teftiş veya incelemesinin olmadığını, Bankanın kendisinden şikâyetçi olmadığını, davacının eylemlerinin banka tarafından Disiplin Yönetmeliği'ne göre değerlendirilebileceği anlaşıldığından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-(a) maddesi gereğince beraatine karar verildiğini, kararın istinaf edilmeksizin 17.05.2021 tarihinde kesinleştiğini, kesinleşen yargı kararı ile müvekkili hakkında yapılan ünvan değişikliği ve ücret kesintilerinin haksız olduğunun ortaya çıktığını ve hakkında yapılan yargılama nedeni ile müvekkilinin kişilik haklarının zedelendiğini öne sürerek ücretinden kesilen unvan tazminatı, jestiyon çeki ve akaryakıt bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Bankanın Bandırma/... Şubesinde Müdür ünvanı ile görevini sürdürmekteyken anılan Şube müşterilerinin şikâyeti üzerine müfettiş tarafından soruşturma yürütüldüğünü, yürütülen soruşturma neticesinde olgu ve kayıtlara dayalı olarak ulaşılan tespitlere Teftiş Kurulu Başkanlığının 29.05.2017 tarihli ve SR-17-030 sayılı soruşturma raporu içeriğinde detaylı şekilde yer verildiğini, davacıdan savunması talep edilerek Disiplin Kuruluna sevk edildiğini, Disiplin Kurulunun kendisine bir kez daha gerek sözlü dinlenme gerekse yazılı ilave açıklama sunma imkânı tanındığını, davacının yazılı ve sözlü açıklamaları, görev, yetki ve sorumlulukları 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu ve ilgili Yönetmelik ile belirlenmiş olan Teftiş Kurulu Başkanlığı müfettişi tarafından yürütülen inceleme ve araştırma sonucunda davacının tâbi olduğu XXV. Dönem Toplu İş Sözleşmesi gereğince Disiplin Kurulunun 23.08.2017 tarihli ve 19 sayılı kararı ile davacının ünvanının II. Müdür olarak belirlenmesine karar verildiğini, davacı en son Konya Büsan Şubesinde II. Müdür ünvanı ile çalışmaktayken 17.04.2023 tarihli emeklilik nedeniyle ayrılma beyanı içeren dilekçesiyle müvekkili Banka ile olan iş ilişkisini emekli olmak suretiyle sona erdirdiğini, bu nedenle dava dilekçesinde müvekkili Banka aleyhine yer verilen iddiaların haksız ve dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ceza davasında beraat etmiş olduğu gerekçesiyle unvan tazminatı, jestiyon çeki ve akaryakıt bedeli alacaklarının talep edildiği, Disiplin Yönetmeliği’nin 12. maddesi ile “Personelin disiplin cezasını gerektiren fiil veya hâlinin kanunen de suç teşkil etmesi ve hakkında ceza kovuşturmasının da gerekli olması veya ceza kovuşturmasına da başlanmış bulunması, disiplin soruşturmasını engellemez veya geciktirmez. Ceza kovuşturması sonucunda kovuşturma konusu fiilin mevcut olmadığı ya da fiilin kovuşturma yapılan personel tarafından işlenmediğinin anlaşılması durumuna dayalı bulunması dışında, personel hakkında takipsizlik veya beraat kararı verilmesi disiplin cezası uygulanmasını önlemez.” hükmünün öngörüldüğü, kaldı ki davacının ünvanının düşürülmesi disiplin soruşturması sonucuna göre tedbir mahiyetinde bir işlem olup davacı aleyhine açılan ceza davasında davacının Banka içinde bir takım sıkı önlemleri almadığının görüldüğü ancak kendisi ile ilgili Bankanın herhangi bir teftiş veya incelemesinin olmadığı, Bankanın kendisinden şikâyetçi olmadığı, Banka tarafından İç Disiplin Yönetmeliği'ne göre değerlendirilebileceğinin anlaşıldığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği, kararın kesinleştiği, Disiplin Yönetmeliği'ne uygun olarak tedbir mahiyetinde uygulanan görev ünvanı düşürülmesi nedeniyle davacının fark alacak talep etmesinin mümkün bulunmadığı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2014/25590 Esas ve 2015/35827 Karar sayılı kararının da bu yönde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 2017/19671 Esas, 2019/3247 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere davacının ünvanının düşürülmesi disiplin soruşturması sonucuna göre tedbir mahiyetinde bir işlem olup ceza davasında davacının beraat etmesinin davacıya isnat edilen kontrol ve denetim görevini ihmal ettiği gerçeğini değiştirmeyeceği, davacının müdürlük görevi boyunca ceza mahkemesinde yargılanan diğer sanıkların usulsüz işlemlerle Bankayı zarara uğratmalarına engel olamadığı, kontrol ve denetim görevine yerine getiremediği, basiretsiz yönetim göstermesi ile Bankanın zarara uğramasına sebebiyet veren davacının görev ünvanının düşürülmesinin tedbir mahiyetinde haklı ve yerinde bir işlem olduğu, davacının ceza davasında beraat etmesinin davacıya disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği, ceza mahkemesi kararında davalı Banka tarafından davacıya isnat edilen kontrol ve denetim görevini yerine getiremediğine ilişkin olguların aleyhine bir tespite yer verilmediğinden hukuk mahkemesinin ceza mahkemesinin kararı ile bağlı olmadığı, Disiplin Kurulu kararı ile belirlenen görevine uygun ücret ve haklarının davacıya ödendiği, davacının fark unvan tazminatı, jestiyon çeki ve akaryakıt bedeli alacağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının tâbi olduğu toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre görev ünvanının haksız indirildiğini, bu ünvanda beş yılı aşkın süreyle çalıştığını, raporun hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının disiplin soruşturmasına bağlı olarak görev ünvanının düşürülmesi nedeniyle unvan tazminatı, jestiyon çeki ile akaryakıt bedeli talep edip edemeyeceğine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine , Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.