Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/423 E. 2026/2895 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/423
- Karar No
- 2026/2895
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1549 E., 2025/2466 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kuşadası 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/228 E., 2024/142 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 2011 yılının Mayıs ayından fesih tarihi olan 13.06.2022 tarihine kadar 11 yıldır aralıksız olarak tekne operasyonunda ön büro kıdemli uzman temsilci olarak çalıştığını, işyerindeki amirleri tarafından son 3 yıldır düzenli, sistematik ve bilinçli bir mobbinge (psikolojik taciz) maruz kaldığını, maruz kaldığı psikolojik tacizi bildirmesine rağmen engel olunmadığını, davacının şefi G.D’nin bütün bu davranışlarının sebebinin davacının üzerinde baskı kurmak, onu rahatsız etmek olduğunu, psikolojik taciz olgusunun gerçekleştiğini, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğinden kıdem tazminatına hak kazandığını, davacının fazla çalışma saatlerini çoğu zaman fazlasıyla aşan ve gece yarılarına kadar uzayan saatlerde çalıştığını, fazla çalışmaların ücretinin ödenmediğini belirterek kıdem tazminatı ve fazla çalışma alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 11 yıllık çalışma süresi boyunca işyerinde uyumlu bir şekilde görev yaptığını, davacının Türkiye'nin en büyük kurumsal şirketlerinden biri olan müvekkili Şirkette çalıştığını, davacının, Şirkette istediği pozisyona atanmadığı için, psikolojik taciz ve benzeri bahanelerle iş sözleşmesini haksız bir şekilde kendisinin feshettiğini beyan ettiğini, hem Şirketten ayrılmak isteyen hem de tazminat talebinde bulunanın bizzat kendisi olduğunu, ayrıca davacının müvekkili Şirketten ayrıldıktan hemen sonra, başka bir şirkette işe başladığının haricen öğrenildiğini, müvekkili Şirket tarafından davacının iş sözleşmesini sonlandırmasına bu işyerinde işe başlayacak olmasının vesile olduğunu, dolayısıyla taleplerinin bu nedenle de reddi gerektiğini, davacının her ne kadar fazla çalışma saatlerinin gece yarısına kadar uzadığını, müşterilerle gece yarılarına kadar konuşmak zorunda kaldığını iddia etmiş ise de bu hususun gerçeği yansıtmadığını, 3 kişilik ön büro personelinin temelde dokuzar saatlik 3 vardiya düzeni ile çalıştığını, davacının iddia ettiği şekilde aralıksız ve ağır şartlar altında çalışma yapılmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile fesih bildirimi ve dava dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde; bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davacının geniş anlamda fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğinin görüldüğü, davacının dayanmış olduğu işbu haklı fesih sebebinin kanıtlanmış olduğu, ayrıca tanık beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının daha önce aynı yöneticilik konumuna birlikte namzet oldukları daha sonradan yöneticilik konumuna getirilen bu bağlamda işveren temsilcisi konumunda bulunan G.D. tarafından işyerinde sistematik ve belirli bir süre psikolojik tacize uğradığı, davacının bu iddiasının da yerinde olduğu, bu sebeplerle davacının iş sözleşmesinin davacı tarafça kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona erdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; husumeti olmayan davacı tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere işyerinde G.D. ile davacı arasında müdürlüğe terfi yönünde çekişmenin olduğu, G.D'nin müdür olarak seçilmesinden sonra davacıya yönelik sistematik olarak kaba davranışlar sergilediği, davacı üzerinde baskı kurduğu yönündeki Mahkeme değerlendirmesinin yerinde olduğu, kayda dayalı ücrete bordrolarda yer verilen düzenli olarak yapılan ek ödemeler gözetilerek temel ve giydirilmiş ücretin tespiti ile kıdem tazminatı tavanı gözetilerek yapılan hesaplamada hata bulunmadığı, fazla çalışmaya yönelik olarak davalı tanıkları işyerinde üçlü vardiya sistemi olduğunu beyan etmiş iseler de işverenin de buna ilişkin bilgi ve belge sunmadığı, davacı tanık anlatımlarında ise vardiyaya ilişkin beyanların bulunmadığı, bu kapsamda davacı tanıklarının birlikte çalıştığı dönemle sınırlı beyanlarının ortalaması alınarak, diğer dönemler yönünden ise davalı tanıklarının vardiyaların 8-9 saat olduğu yönündeki beyanına göre 1 saat ara dinlenme süresi düşülerek haftalık 3 saat fazla çalışma yaptığı, sunulan imzasız bordrolarda tahakkukun olmadığı, puantaj kayıtları da sunulmadığından davacının fazla çalışma ücret alacaklısı olduğu, yapılan hesaplamada ıslaha karşı zamanaşımı def'i gözetildiğinde, kararın usul ve esas yönlerden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının psikolojik taciz iddiasını ispat edemediğini, davacının Şirketin etik/ihbar hattına başvurmadığını, 2. Fazla çalışma ücretine hak kazanamadığını, dokuzar saatlik üçlü vardiya sisteminin bulunduğunu, yıllık 270 saatlik fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğunu, 3. Islaha karşı zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshedip feshetmediği, fazla çalışma alacağının ispatı ve hesabı ile zamanaşımına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacıya işyerinde çalışırken müdür G.D. tarafından yapılan davranışların kaba davranış olarak nitelendirilmesi doğru ise de psikolojik taciz seviyesinde olmadığı ancak davacının fazla çalışma ücreti alacağının bulunması nedeniyle kıdem tazminatına hak kazandığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.