Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/755 E. 2026/2889 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/755
- Karar No
- 2026/2889
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/887 E., 2025/2869 K. DAVA TARİHİ : 23.08.2023 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/385 E., 2025/108 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 16.07.2013- 08.08.2023 tarihleri arasında teknik ressam olarak çalıştığını, yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmadığını (102 gün) ve ödeme yapılmadığını, 2021 yılına kadar iş takip formlarında kayıtlı süreler kadar fazla çalışmalarının ödenmediğini, 2018 yılı ... ... çalıştırılmış olmasına ve bu çalışmasına karşılık bir ödeme yapılmasına rağmen, yapılan bu ödemenin bir ay sonraki (Eylül 2018) ücretinden hukuksuz bir şekilde kesildiğini, 16.07.2013-08.01.2015 tarihleri arasında parttime normal çalışan olmasına karşın, ... Kurumu (SGK) kayıtlarında stajyer gösterilmek suretiyle ... hakları yönüyle mağdur edildiğini, 2018 yılından itibaren birim amiri Y.A. tarafından davacının sürekli ve sistematik bir şekilde mobbinge (psikolojik taciz) maruz bırakıldığını, en son net ücretinin 34.560,00 TL olduğunu, işyerinde 4-5 çeşit olmak üzere öğle yemeği ve dinî bayramlarda 750,00 TL değerinde alışveriş çeki verildiğini, 8 günlük ücret alacağı bulunduğunu, davacının ... aylarında her gün oruç tutmasına rağmen kendisine hiç bir şekilde yemek bedeli ödenmediğini, noter ihtarnamesi ile 08.08.2023 tarihinden geçerli olarak iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, son ay ücreti, yıllık izin, yemek bedeli, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve psikolojik tacizden kaynaklanan tazminat alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, belirsiz alacak davası açılamayacağını, davacının 16.07.2013 tarihinde stajyer öğrenci olarak çalışmaya başladığını, davacının staj dönemi bittikten sonra da davalı Şirkette teknik ressam olarak, ücret bordrosunda görünen kadar ücret karşılığında çalıştığını, iş sözleşmesinin işçi tarafından haklı bir neden olmaksızın istifa ederek feshedildiğini, psikolojik taciz yapan bir şirkette, psikolojik taciz yaptığı çalışanının ücretini 25.600,00 TL'den 34.560,00 TL'ye yükseltmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacıya hiçbir şekilde psikolojik taciz yapılmadığını, kendisinden çok daha üst konumda bulunan çalışanlardan dahi daha fazla zam yapıldığını, davacının yaptığı işin gerçek anlamda fazla çalışma yapmasını gerektirecek bir iş olmadığını, fazla çalışma yaptığı zamanlarda ücret tahakkuku yapılarak ödendiğini, davacının 2018 yılı ... ... çalıştırılmış ve karşılığı ödenmiş olmasına rağmen yapılan bu ödemenin bir ay sonraki Eylül 2018 ücretinden hukuksuz bir şekilde kesilmiş olduğunu iddiasının tamamen yalan bir iddia olduğunu, Ağustos ve Eylül bordroları ile ilgili bankadan temin edilecek maaş dekontları karşılaştırıldığında bu hususun açıkça anlaşılacağını, davacının 8 günlük ücretinin banka dekontu ile ödendiğini, ... ayında da işyerinde yemek yapıldığını ve çalışanların istediği miktarda yemek yiyebildiğini, davalı Şirkette ticket ya da yemek bedeli ödenmesi gibi bir uygulama olmadığını, çalışma süresine göre yıllık izinlerinin fazlasıyla kullandırıldığını, bordro ve yıllık izin belgelerinden bu hususun açıkça anlaşıldığını, olası bir yıllık izin alacağı hesabında, davacının stajyer olduğu dönemlerde yıllık izin kullanma hakkı olmadığından dolayı bu dönemlerin hesaplama dışı bırakılması gerektiğini, gerekirse yıllık izin alacağı hususunda davacı işçiye yemin teklif edileceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının fesih sebepleri arasında ödenmeyen ücret iddiasının bulunması ve davacının fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödenmediğinin anlaşılması, ödenmeyen ücret alacaklarının zamanaşımına uğramış olsa dahi haklı feshe imkan tanıyacak olması karşısında, davacının 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-(e) maddesi uyarınca iş sözleşmesini haklı olarak sona erdirdiğinin kabulü ile kıdem tazminatına hak kazandığı, hizmet süresinde hata bulunmadığı, kullanılmayan 82 gün yıllık izin hakkının bulunduğu, 30 Ağustos 2018 tarihinde çalışmasına rağmen ödenen ulusal bayram ve genel tatil ücretinin sonraki ay ücretinden kesildiği, tanık beyanlarına göre haftalık 1,5 saat fazla çalışma yaptığı, davacının psikolojik taciz boyutuna ulaşan psikolojik baskıya maruz kaldığını ispat edemediği gibi, psikolojik taciz iddiasına dayalı olarak davacının manevi zarar gördüğünün ispatına yarar delil, belge sunulamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, davalının istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacı feshinin haklı nedene dayanmadığını, tüm ücret alacaklarının ödendiğini, kıdem tazminatının reddi gerektiğini, 2. Fazla çalışma yapılmışsa bordroya yansıtılarak ödendiğini, tahakkukların dışlanması gerektiğini, 3. Ulusal bayram ve genel tatil alacağının bulunmadığını, 4. Yıllık izinlerin kullanıldığını, saatlik izinlerin de yıllık izinden mahsubu gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı işçinin iş sözleşmesini haklı olarak fesih edip etmediği, buna göre davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, fazla çalışma ve yıllık izin ücreti, ücret, yemek bedeli ve psikolojik taciz tazminatı alacaklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.