Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2822 E. 2026/2464 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2822
- Karar No
- 2026/2464
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/404 E., 2025/830 K. DAVA TARİHİ : 24.03.2020
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 21.09.2010 tarihinden itibaren davalı .. Bakanlığına (Bakanlık) bağlı .. Müdürlüğünde çalıştığını, toplu iş sözleşmesi hükümlerinde mevcut teknikerlerin mühendislik fakültesi mezunu olması hâlinde mühendisliğe intibak ettirilebileceklerinin düzenlendiğini, müvekkilinin mezun olduktan sonra davalı işverene başvuru yaparak intibakının yapılması talebinde bulunduğunu, talebinin reddedildiğini, bu süreçte yeni alımların gerçekleştirildiğini, müvekkiline yalnızca 1 derece ücret terfisi verildiğini, işverenin eşit davranma borcuna aykırı hareket ettiğini ileri sürerek davacının yaptığı işlerin mühendislik ücret derecesi/seviyesi ile ücretlendirilmesi ile 20.09.2018 tarihinden bu yana davacının mühendislik ücret seviyesine intibak ettirilmemesi sebebiyle mahrum kaldığı fark ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 21.09.2010 tarihinde işyerinde çalışmaya başladığını, 26.03.2018 tarihinden itibaren .. .. .. Şube Müdürlüğünde görev yaptığını, toplu iş sözleşmesi hükümlerinde aynı alanda işçi statüsünde boş mühendis kadrosu bulunması hâlinde, işveren vekilinin teklifi ve kuvvet komutanlığının onayı ile bu madde esaslarına göre mühendisliğe intibak ettirilebileceklerinin düzenlendiğini, işin ve işyerinin gerekliliklerine göre işverenin takdir hakkının bulunduğunu, davacı ve aynı şekilde talepte bulunan diğer çalışanların teknisyen olarak çalışmalarının uygun görüldüğünü, davacının mezun olduğu endüstri mühendisliği ile ilgili bilgi ve tecrübesinin maliye işlemlerini yaparken kullanmasının söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.03.2023 tarihli kararı ile; 17.05.2016 tarihli iş sözleşmesine göre davacının ücret derecesinin 15 olduğu, davacının 26.06.2018 tarihli dilekçesinde mühendislik diplomasını aldığını belirterek 26. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin 21. maddesi gereğince mühendis kadrosu/mühendis-mimar saat ücret cetveline intibakının yapılmasını talep ettiği, ..Müdürlüğünün 13.08.2018 tarihli yazısında iş yükü/iş gücü dengelerinin korunması amacıyla bahse konu personelin hâlen mevcut görevlerine devam etmelerinin uygun olacağının değerlendirildiğinin belirtildiği, .. Müdürlüğünün 20.09.2018 tarihli yazısında davacının 15.10.2018 tarihinden itibaren üst okul bitirme nedeniyle terfi ettirileceğinin belirtildiği, davacının aynı hususta verdiği 05.12.2018 tarihli dilekçesine karşılık .. Müdürlüğünün 22.01.2019 tarihli yazısında yapılacak bir işlemin bulunmadığının belirtildiği, .. Müdürlüğünün 12.04.2019 tarihli yazısına istinaden davacının derecesinin 17. dereceden 18. dereceye yükseltildiği, 26. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin 01.03.2017-28.02.2019 tarihleri arasında yürürlükte olduğu, işyerinde keşif yapıldığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile toplu iş sözleşmesi hükümleri uyarınca davacının yaptığı işlerin mühendislik ücret derecesi/seviyesi ile ücretlendirilmesi gerektiğinin tespiti ve ücret farkı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 15.03.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin 11.12.2024 tarihli kararı ile; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 11.12.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacının mühendislik fakültesini bitirip diplomasını aldıktan ve başvurusundan sonra davalı tarafından endüstri mühendisliği kadrosuna personel alımı yapılmış ise, bu kadro için neden davacının tercih edilmediği konusunda nesnel nedenler ortaya konulmadıkça, işverenin toplu iş sözleşmesi ile öngörülen takdir hakkını dürüstlük kuralına uygun olarak kullandığının kabul edilemeyeceği, dosya kapsamından davalı tarafından endüstri mühendisliği kadrosuna açıktan personel alımı yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığı gerekçesiyle bu yönden araştırma yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararına uyulduğu, davalı Bakanlığa müzekkere yazıldığı, davacının talep etmiş olduğu endüstri mühendisi kadrosuna (işçi mühendis) en son alımın 2014 yılında yapıldığı, davalının davacının mühendislik ücret seviyesine intibakının neden yapılmadığına ilişkin cevap vermediği, takdir hakkını dürüstlük kurallarına uygun olarak kullanmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının mühendislik kadrosuna geçirilmesi talebinin, işverenin yönetim ve takdir hakkı çerçevesinde reddedildiğini, 2. Davacının ... Müdürlüğünde görev yaptığını, mezun olduğu endüstri mühendisliği ile ilgili herhangi bir bilgi ve tecrübesini maliye işlemlerini yaparken kullanmasının mümkün olmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının mühendislik kadrosuna geçiş işleminin yapılıp yapılamayacağı ve buna ilişkin fark ücret alacağı talebinin yerinde olup olmadığına ilişkindir. 1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. ... .. Sendikası (...) arasında imzalanan 01.03.2017-28.02.2019 yürürlük süreli 26. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin 21. maddesinin "Ücret Dereceleri" başlıklı (b) bendinin (3) numaralı alt bendi, "Saat ücretli olarak çalıştırılmak üzere makine mühendisi, inşaat mühendisi, elektrik mühendisi, elektronik mühendisi, harita mühendisi, fizik mühendisi, jeofizik mühendisi, kimya mühendisi, gemi mühendisi, uçak mühendisi, metakurji mühendisi, metalurji ve malzeme mühendisi, malzeme mühendisi, endüstri mühendisi, tekstil mühendisi, bilgisayar mühendisi, uzay mühendisi, havacılık mühendisi, uzay ve havacılık mühendisi, matematik mühendisi, mekatronik mühendisi ve veya yüksek mühendisleri, mimar ve yüksek mimarlar ile Sivil Havacılık Yüksek Okullarının Uçak Elektrik/Elektronik, Uçak Gövde/Motor bölümü mezunları Ek-3 mühendis ve mimar saat ücretleri cetvelinin 1. derecesinden işe başlatılırlar. İşyerlerinde çalışmakta iken yukarıda belirtilen mühendislik fakültesini bitirenler, işyerinin aynı alandan işçi statüsünde boş mühendis kadrosu bulunması hâlinde, işveren vekilinin teklifi ve kuvvet komutanlığının onayı ile bu madde esaslarına göre mühendisliğe intibak ettirilebilirler. Şu kadar ki, intibak ettirilecekleri ücret derecesinin karşılığı olan saat ücreti, eski saat ücretlerinin altında olamaz." hükmünü içermektedir. ... Sendikası ile ... arasında imzalanan 01.03.2019-28.02.2021 yürürlük süreli 27. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nde de aynı düzenleme yer almaktadır. Somut olayda davacı, davalı Bakanlık bünyesinde çalışırken mühendislik fakültesini bitirdiğini, mühendislik kadrosuna geçmek için talepte bulunduğunda davalı Bakanlık tarafından talebinin reddedildiğini, toplu iş sözleşmesinin ilgili maddesi uyarınca yapmış olduğu işlerin mühendislik derecesinde ücretlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek fark ücret alacağı talebinde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma kararına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece Daire bozma kararı uyarınca davalıya müzekkere yazılmış ve gelen yazı cevabında davacının talep etmiş olduğu endüstri mühendisliği kadrosuna işçi alımının en son 2014 yılında yapıldığı, diğer emsal işçilerin ise memur mühendis kadrosuna merkezi atama ile yerleştirildiği belirtilmiştir. İlgili toplu iş sözleşmesi hükmünden anlaşılacağı üzere, ilgili mühendislik fakültelerini bitirenler işyerinin aynı alanda işçi statüsünde boş mühendis kadrosu bulunması hâlinde, işveren vekilinin teklifi ve kuvvet komutanlığının onayı ile mühendisliğe intibak ettirilebilirler. Bu hüküm işverenin sözleşme özgürlüğünü ve yönetim hakkını belirli ölçüde sınırlandıran bir düzenlemedir. Anılan hükümde her ne kadar işverene takdir hakkı tanınmış ise de işverenin bu hakkını dürüstlük kurallarına uygun olarak kullanması gerekir. İşverenin gözetme borcunu düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417. maddesine göre işçinin kişiliğini korumak ve işyerinde dürüstlük kuralına uygun bir düzeni sağlamakla yükümlü olan işverenin, toplu iş sözleşmeleri ile işçi lehine getirilen hükmü, işçinin çıkarlarını da gözeterek uygulaması icap eder. Davacı işçinin .. .. Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Endüstri Mühendisliği bölümünden mezun olduğu görülmektedir. Dosya kapsamından; davacının mühendislik fakültesini tamamlayıp diplomasını aldıktan ve başvuruda bulunduktan sonra davalı tarafından, davacının talep ettiği endüstri mühendisliği kadrosuna personel alımı yapılmadığı, davacının işçi statüsünde çalıştığı, emsal olarak gösterilen işçilerin ise merkezi atama yoluyla memur olarak atandığı, ... Sendikası ile ... arasında imzalanan 01.03.2017-28.02.2019 yürürlük süreli 26. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin 21. maddesinin davalı işverene takdir hakkı tanıdığı ve somut olayda bu takdir hakkının dürüstlük kuralına aykırı biçimde kullanıldığının ispat edilemediği anlaşılmaktadır. Bu itibarla davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.