Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/4336 E. 2026/4859 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/4336
Karar No
2026/4859
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/56 E., 2026/254 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/422 E., 2024/345 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Bakanlığına (Bakanlık) bağlı ....... Sağlığı Hastanesi, Çukurova Devlet Hastanesi ve ..... Devlet Hastanesinde ihale yolu ile hizmet alımı yapılan değişen alt işverenler nezdinde depocu olarak 01.01.2009 -31.08.2022 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığını, iş sözleşmesinin 31.08.2022 tarihinde işveren tarafından haklı neden olmaksızın feshedildiğini, işçilik tazminatları ile çalıştığı süre boyunca kullandırılmayan yıllık izinlerinin ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, gece çalışma ücreti ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile Bakanlık arasında herhangi bir hizmet sözleşmesi olmadığını, davacının Bakanlığa bağlı devlet hastanelerinde malzemeli yemek pişirme, dağıtım ve sonrası hizmetleri alım işinde firmalara bağlı olarak çalıştığını, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımında çalıştırılmayan davacının özlük haklarından, kıdem tazminatından ve diğer işçilik alacaklarından yüklenici firmaların sorumlu olduğunu, davalı Bakanlığa sorumluluk yüklenemeyeceğini, davacının en son ...Kurumsal Yemek Ltd. Şti.nde çalıştığını, bu firma ile yapılan sözleşmede çalıştırılacak personelin tüm mali ve hukuki sorumluluğunun yükleniciye ait olacağının belirtildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, davalı ... Bakanlığına bağlı hastanelerde ihale yoluyla hizmet alımı yapılan alt işveren şirketler nezdinde 01.01.2009-31.08.2022 tarihleri arasında 13... ay 1 gün hizmetinin bulunduğu, asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğundan davalının davacının alacaklarından asıl işveren sıfatıyla sorumlu olduğu, 31.08.2022 tarihli işten ayrılış bildirgesinde davacının işten çıkış sebebinin işin sona ermesi Kod (18) olarak bildirilmiş olduğu, ispat külfeti üzerinde olan davalı işveren tarafından davacının iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatını hak etmeyecek şekilde sona erdiğinin ispat edilemediği, davalı tarafça davacıya yıllık izinlerinin kullandırıldığına veya ücretinin ödendiğine ilişkin belge sunulmadığı, beyanı alınan davacı asılın 7 yıllık izin hakkının bulunduğunu, önceki yıllardaki izinlerini de tam kullanmadığını, kaç gün izin kullandığını tam olarak bilmediğini beyan ettiği, dosyaya sunulan puantaj kayıtlarının imzasız olması nedeni ile çalışma süresi bakımından tanık beyanlarına göre değerlendirme yapıldığı, buna göre davacının haftanın 6 günü çalıştığı ve haftalık 18 saat fazla çalışma yaptığı, 24.04.2024 havale tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli, gerekçeli ve hükme esas almaya yeterli kabul edildiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının dosya kapsamına uygun bulunduğu, delillerin takdirinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının davalı Bakanlığa bağlı hastanelerde “Malzemeli Yemek Pişirme Dağıtım ve Sonrası Hizmetleri Alımı İşi” kapsamında, yüklenici firmalara bağlı olarak görev yaptığını, davacının çalıştığı işin mahiyetinin yemek hizmet alım işi olduğunu, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı işi olmadığını, dolayısıyla işçilik alacaklarının yüklenici firmalar tarafından karşılandığını, 2. Davacının son olarak dava dışı... Kurumsal Yemek Şirketi nezdinde çalışmış olduğunu, davacının işçilik alacaklarının tahsili için çalışmış olduğu şirketlere müracaat etmesinin gerektiğini, 3. Dava konusu taleplerin yersiz ve mesnetsiz bulunduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı işçinin dava konusu kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, gece çalışma ücreti ve yıllık ücretli izin alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı ve söz konusu işçilik alacaklarından davalı Bakanlığın asıl işveren sıfatıyla sorumlu tutulup tutulamayacağı hususlarına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temyiz nedenlerine göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir . 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) “Somutlaştırma yükü ve delillerin gösterilmesi” başlıklı 194. maddesinin 1. fıkrası hükmü şöyledir: "Taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırmalıdırlar.” 6100 sayılı Kanun'un "Hâkimin davayı aydınlatma ödevi" kenar başlıklı 31. maddesi ise şöyledir: "Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir." Somut uyuşmazlıkta davalı Bakanlığa ait hastanelerde değişen alt işverenler nezdinde 01.01.2009-31.08.2022 tarihleri arasında 13... ay 1 gün hizmeti bulunan davacının hiç izin kullanmadığı kabul edilerek yıllık ücretli izin alacağı hesaplanmış ve hüküm altına alınmıştır. Ancak dava dilekçesinde, davacının kullandırılmayan yıllık izinlerinin ücretlerinin ödenmediği gerekçesiyle talepte bulunulmuş olup hiç izin kullanılmadığı iddia edilmiş değildir. Bununla birlikte 23.10.2024 tarihli celsede davacı asılın " Ben 01/01/2009-31/08/2022 tarihleri arasında davalıya bağlı Adana Dr ... Tok Ruh Sağlığı Hastanesi, ... Hastanesi ve Seyhan Devlet Hastanesinde çalıştım, bu süre içerisinde canları isterse izin kullandırdılar, istemezse kullandırmadılar, ben 7 yıl izin kullanmadan çalıştım, bize izin verdiklerinde tamamını kullanmadan geri çağırıyorlardı, en son ayrıldığımda ne kadar izin hakkımın kaldığını tam olarak bilmiyorum, dediğim gibi 7 yıllık izin hakkım vardı, önceki yıllardaki izinleri de tam kullanmamıştım, kaç gün izin kullandığımı tam olarak bilmiyorum," şeklindeki ifadesi uyuşmazlığın çözümü için yeterli açıklıkta olmadığı gibi bu beyan karşısında davacının 13 tam yıllık çalışma süresi boyunca hiç izin kullanmadığı kabul edilerek 230 gün olarak belirlenen yıllık ücretli izin karşılığı alacağa hükmedilmesi de mümkün değildir. Şu hâlde Mahkemece, 6100 sayılı Kanun'un 194. maddesi gereğince davacının davayı somutlaştırma yükü, 31. maddesi gereğince hâkimin de davayı aydınlatma yükümlülüğü bulunduğu dikkate alınmadan sonuca gidilmesi isabetli olmamıştır. Yapılan açıklamalar doğrultusunda davacı asıl tekrar çağrılmalı, 23.10.2024 tarihli celsedeki beyanları sorulup açıklattırılmalı, kullandırılmayan yıllık izin hakkının ne kadar olduğu hususu aydınlatılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Belirtilen husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/4336, K. 2026/4859, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-4336-e-2026-4859-k-f9937c803d97