Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/429 E. 2026/2587 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/429
Karar No
2026/2587
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1599 E., 2025/2473 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/432 E., 2024/180 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 06.04.2016-21.09.2022 tarihleri arasında bakım teknisyeni olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işverence haksız şekilde feshedildiğini, müvekkilinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığını, yapılan suçlamaların haksız ve mesnetsiz olduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirkete ait işyerinde 06.04.2016 tarihinde bakım teknisyeni olarak çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamı, sunulan kayıtlar ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde iddia edilen hırsızlık eyleminin şüphe seviyesinde kaldığı, davalı tanıkları tarafından da görgüye dayalı bir bilgi aktarımında bulunulmadığı, fotoğrafların iddiayı ispata elverişli olmadığı, herhangi bir görüntü kaydı bulunmadığı, işveren tarafından yapılan feshin haklı nedene dayandığının ispatlanmadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davaya konu işyerinde 06.04.2016-21.09.2022 tarihleri arasında bakım teknisyeni olarak çalıştığı, şirkete ait mazot yakıtından amirlerinin ve şirket yetkililerinin haberi ve izni olmaksızın tasarrufta bulunduğu gerekçesiyle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-(e) hükmü uyarınca iş sözleşmesinin feshedildiği, davacının savunmasında suçlamayı kabul etmediği, tanıkların görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığı, sunulan fotoğrafların da iddiayı ispata elverişli olmadığı, hırsızlığa ilişkin eylemin somut ve inandırıcı delillerle ortaya konulamadığı, eylemin şüphe feshi kapsamında geçerli nedene dayandığı yönündeki kabulde hata bulunmadığı, davalı tarafın cevap dilekçesinde belirttiği deliller içerisinde kamera kaydı deliline yer verilmediği, bilirkişi raporunda da dosyada kamera kaydı bulunmadığının belirtildiği, davalının kamera kaydını yargılama aşamasında dosyaya ibraz etmediği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 357. maddesine göre yargılama aşamasında talep ve itiraz edilmeyen hususların istinafa konu edilemeyeceği, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Feshe konu eylemlerin gerek dosyada mevcut yazılı deliller gerekse de tanık beyanları ile hiçbir tereddüde yer bırakmayacak açıklıkta ispatlandığını, 2. Kamera kayıtlarının dosyaya sonradan sunulduğu yönündeki değerlendirmenin gerçeği yansıtmadığını, 3. Davacı işçi müvekkilinin güvenini kötüye kullandığından yapılan feshin haklı nedene dayandığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/429, K. 2026/2587, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-429-e-2026-2587-k-c6450d8f430e