Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/398 E. 2026/2810 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/398
Karar No
2026/2810
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/831 E., 2025/2468 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 21. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/80 E., 2024/32 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisinin 23.11.2021 tarihinde vefat ettiğini, murisin davalıya ait ... taksi durağında 2004 yılında şoför olarak çalışmaya başladığını, çalışmasının vefat etmeden kısa bir süre öncesine kadar devam ettiğini, murisin iş sözleşmesine davalı tarafından haksız bir şekilde son verildiğini, en son günlük ücretinin net 250,00 TL'nin üzerinde olduğunu, ayrıca işveren tarafından günlük yemek ve yol yardımı sağlandığını, murisin fazla çalışma yaptığını, ulusal ... ve genel tatil günlerinde çalıştığını, bu çalışmalarının karşılığının kendisine ödenmediğini, asgari geçim indirimi alacağının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal ... ve genel tatil ücreti ile asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların murisinin iş sözleşmesine müvekkili tarafından son verilmediğini, davacıların murisinin vefatı ile iş sözleşmesinin sona erdiğini, müvekkili ..'da ikamet ettiğinden davacıların murisinin takside çalışan şoförlerden hasılatları teslim alıp müvekkilinin hesabına aktardığını, şoförlerin çalışmalarını denetlediğini, davacıların murisinin müvekkiline ait ticari takside şoför olarak çalışmadığını, kendisi emekli olduğundan yaşı itibarıyla da şoför olarak çalışması söz konusu olamayacağından dava dilekçesinde bahsedilenlerin gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin çalışmasının 13.07.2004-26.10.2021 tarihleri arasında kesintisiz kabul edildiği, taraflar arasındaki ilişkinin iş ilişkisi olduğu, davalı bedeni çalışmasını koymadığından ve fiilî olarak şoförlük yapmadığından esnaf olarak da nitelendirilemeyeceği, uyuşmazlığa 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği, davacının ücretinin Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verisine göre hesaplanan emsal ücret olduğunun kabulü ile son giydirilmiş brüt ücretin 5.208,51 TL olduğunun kabul edildiği, davacının yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi alacaklarının bulunduğu, fazla çalışma ücreti ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının tanığın görgüye dayalı bilgi sahibi olduğu, sigortalı çalıştığı dönemle sınırlı olarak kabulüne karar verildiği, tazminatı gerektirmeyecek şekilde iş sözleşmesinin feshedildiği işveren tarafından ispat edilemediğinden murisin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların murisinin 17.07.2004 - 26.10.2021 tarihleri arasında davalı nezdinde çalıştığı, temel ücretin tespitinde bordrolu tanık beyanı ve TÜİK verisi gözetilerek son temel ve giydirilmiş ücretin 5.208,51 TL olduğu yönündeki kabulde hata bulunmadığı, işveren feshinin haksız olduğu yönündeki tespit ile kıdem ve ihbar tazminatlarının kabulünde hata bulunmadığı, yıllık ücretli izne ve asgari geçim indirimi ödemesine ilişkin bordro ve banka kaydı sunmadığı, bu alacaklara yönelik kabulün yerinde olduğu, fazla çalışma ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacakları yönünden davacı ile aynı araçta bordrolu olarak çalışan ve işverene karşı davası olmayan tanık ..'nin beyanının sigortalı çalışması olmayan işyeri çalışanı ..'nin beyanları ile desteklendiği, haftanın 6 günü 06.00-17.00 saatleri arası çalıştığı, haftalık 12 saat fazla çalışma yaptığı ve ulusal ... ve genel tatil günlerinde çalışmasının işin niteliğine göre dosya kapsamına uygun olduğu, davalı vekilince 29.01.2025 tarihli dilekçe ekinde İzmir 11. İş Mahkemesinin 2013/42 Esas sayılı dosyasında müteveffanın tanık olarak verdiği beyanı sunularak fazla çalışma ücret alacaklısı olamayacağı belirtilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 357. maddesi gereğince yargılama aşamasında talep ve itiraz edilmeyen hususların istinaf konu edilemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttikleri beyanları ve yine Bölge Adliye Mahkemesine sundukları 29.01.2025 tarihli dilekçelerini tekrar ettiklerini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 6100 sayılı Kanun'un "Hükmün kapsamı" başlıklı 297/1-(c) hükmünde; "Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri" kapsaması gerektiği belirtilmiştir. Mahkeme kararında hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Öte yandan, Kanun'un aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararın hüküm fıkralarının, açık, anlaşılır, çelişkisiz ve uygulanabilir olması gerekmekle birlikte; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi sebeplere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi sebeple haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur. Gerekçe ile hüküm çelişkisi, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 10.04.1992 tarihli ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı kararına aykırı olup salt bu aykırılık bozma sebebidir. Somut olayda; İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde davacıların murisinin son giydirilmiş brüt ücretinin 5.208,51 TL olduğu belirtilmiştir. İlk Derece Mahkemesince fazla çalışma ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacakları yönünden hükme esas alınan 03.10.2023 tarihli bilirkişi ek raporunun anılan alacaklara ilişkin bölümlerinin (1.a.) seçeneğinde ücretin brüt 10.490,83 TL olduğu, (1.b.) seçeneğinde ücretin 5.208,51 TL olduğunun kabulü ile alacakların hesaplandığı, İlk Derece Mahkemesince (1.a.) seçeneği doğrultusunda hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Bu şekilde gerekçe ve hüküm arasında çelişki yaratılmış olması hatalı olup başlı başına bozma sebebidir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/398, K. 2026/2810, T. 30.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-398-e-2026-2810-k-68b630fdfee5