Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/436 E. 2026/2588 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/436
Karar No
2026/2588
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1360 E., 2025/2706 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Salihli İş Mahkemesi SAYISI : 2023/103 E., 2024/121 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 17.08.2008-22.03.2023 tarihleri arasında depo personeli olarak çalıştığını, tüm resmî ve dinî bayramlarda çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işverence haksız şekilde feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkili Şirkette 17.03.2008 tarihinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile işe başladığını, en son Salihli mağazasında mal kabul personeli olarak çalıştığını, iş sözleşmesi devam ederken 22, 23, 24.03.2023 tarihlerinde işyerine gelmediğini, çalışma yapmadığını ve bu konuda hakkında devamsızlık tutanakları tutulduğunu, 24.03.2023 tarihinde ihtarname gönderildiğini, davacı tarafından ihtarnameye herhangi bir cevap verilmediğini, müvekkili Şirket tarafından davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-(g) hükmü uyarınca feshedildiğini, dava dilekçesindeki taleplerin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 17.03.2008-21.03.2023 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığı, toplam hizmet süresinin 15... gün olduğu, dosya kapsamına göre davalı tarafından davacının 22, 23... .03.2023 tarihlerinde üst üste üç gün gelmeyerek devamsızlık yaptığı ileri sürülmüş ise de davacının arabuluculuk sürecini 22.03.2023 tarihinde başlattığı, davacının 15 yıllık hizmet süresi, sunulan sağlık raporları ve tanık beyanları dikkate alındığında davalı işveren tarafından düzenlenen tek taraflı tutanaklara itibar edilmediği ve feshe dair ispat yükü üzerinde bulunan davalı işveren tarafından feshin haklı nedene dayandığına dair ispat yükümlülüğünün yerine getirilmediği, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı nedene dayanmaksızın sonlandırıldığı, davacının bilirkişi raporunda hesaplandığı gibi ulusal ... ve genel tatil ücreti alacağına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki yazılar ve kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere göre iş sözleşmesinin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek nedenlerle sonlandırıldığının davalı işveren tarafından kanaat getirici şekilde ispatlanamadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, hükmedilen ulusal ... ve genel tatil ücreti alacağının davalı işyeri kayıtlarına göre tespit edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun tarafların dosya içerisine getirdikleri delillere ve davalı işyerindeki çalışma düzenine uygun ve itibar edilebilir nitelik taşıdığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının iş sözleşmesinin müvekkili Şirket tarafından haklı nedenle feshedildiğini, 2. İş sözleşmesinin feshedildiği sürece dair görgüye dayalı bilgisi olmayan davacı tanık beyanlarının hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, 3. Bilirkişi raporunun hatalı hesaplamalar içerdiğini, 4. Davacının ödenmeyen ulusal ... ve genel tatil ücreti bulunmadığını, 5. Davacının talepleri yönünden uygunlanan faiz türü ve başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacağına hak kazanıp kazanmadığı, faiz türü ve başlangıç tarihine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/436, K. 2026/2588, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-436-e-2026-2588-k-89122de41708