Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/431 E. 2026/2591 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/431
Karar No
2026/2591
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1425 E., 2025/2440 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/308 E., 2025/137 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 14.11.2013-12.03.2019 tarihleri arasında aşçı yardımcısı olarak çalıştığını, fazla çalışma yapmak suretiyle çalıştığı hâlde fazla çalışma ile ulusal ... ve genel tatil çalışmaları karşılığı ek ücretlerinin ödenmediğini, prime esas kazançların asgari ücret üzerinden bildirildiğini, iş sözleşmesini bu nedenlerle haklı olarak feshettiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıya ait işyerinde aşçı yardımcısı olarak 14.11.2013-12.03.2019 tarihleri arasında çalıştığı, davacının ücret mahiyetinde alacakları olduğunu ispat ettiği, sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden yatırılmadığının ispatlandığı, bu sebeplerle davacının iş sözleşmesini 12.03.2019 tarihinde haklı nedenle feshettiğinin anlaşıldığı, kıdem tazminatına hak kazandığı, tanık beyanları ve Türkiye İstatistik Kurumu verileri ile davacının aylık ücret miktarının ispatlandığı, davacı tanık beyanları ile davacının fazla çalışma yaptığı ve genel tatil günlerinde çalıştığını ispat ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 14.11.2013-12.03.2019 tarihleri arasında davalı işyerinde aşçı yardımcısı olarak çalıştığı, işçilik alacaklarnın ödenmediği gerekçesiyle iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-(e) hükmü uyarınca haklı nedenle feshettiği, feshedilen sözleşmenin ikinci kez feshi söz konusu olamayacağından davalının devamsızlık nedeniyle işe son verildiği savunmasına itibar edilmediği, aylık ücret tespitinde hata bulunmadığı, davacı ile aynı mesaiyi paylaşan tanık beyanları ve tanığın kesinleşen dosyası gözetilerek fazla çalışma ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının hesaplanması ve kabulünde hata bulunmadığı, dava konusu alacakların belirsiz alacak davası olarak değil kısmi eda davası olarak açıldığı, davalının bu yöndeki istinaf nedeninin de yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının istifa ederek müvekkili Şirketi ibra ettiğini, 2. Davacının mazeret bildirmeksizin devamsızlık yaptığını, 3. Davacının fesih sebebi yaptığı iddialarını ispat edemediğini, 4. Asgari ücretin üzerinde ücret aldığını davacının ispat edemediğini, 5. Davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık beyanlarıyla fazla çalışma ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının hesaplanmasının hatalı olduğunu, 6. Şartları bulunmadıgı hâlde dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı durumda davacıya herhangi bir süre verilmeden hukuki yarar yokluğundan davanın reddi yoluna gidilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davanın türü, iş sözleşmesinin feshi, aylık ücret miktarı, fazla çalışma, ulusal ... ve genel tatil alacaklarının ispatı ve hesabına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/431, K. 2026/2591, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-431-e-2026-2591-k-957ad15ba9c9