Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/437 E. 2026/2589 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/437
- Karar No
- 2026/2589
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1175 E., 2025/2601 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 3. İş Mahkemesi TARİHİ : 04.04.2024 SAYISI : 2023/29 E., 2024/311 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 01.06.2007-01.08.2022 tarihleri arasında .. Belediye Başkanlığı .. ve .. Hizmetleri Müdürlüğünde çalıştığını, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin 15 yıl ve 3600 prim gününü doldurması nedeniyle emekliliğe hak kazandığından iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, işyerinde davacının yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı ve yıllık ücretli alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı .. Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının kıdem tazminatına hak kazanmadığını, tüm yıllık ücretli izinlerini kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı .. Belediyesi .. Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının kıdem tazminatına hak kazanmadığını, tüm yıllık ücretli izinlerini kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının hizmet süresinin 01.06.2007-03.08.2022 tarihleri arasına ilişkin olduğu, disiplin kurulunun 27.07.2022 tarihli kararına göre davacıya 28.04.2022 tarihinde görevlendirme yapıldığı, davacının 29.04.2022 tarihli dilekçe sunarak oğlu ile birlikte özel eğitim kurumuna gittiğine dair belgeleri eklediği, davalılar tarafından ekli belgelerin ilgili Kurumdan teyit edilmesinin istendiği, 14.06.2022 tarihli verilen cevapta belgelerin Kurumca düzenlenmediğinin belirtildiği, bunun üzerine 15.06.2022 tarihli yazı ile davacının disiplin kuruluna sevk edildiği, davacıdan savunma istendiği, yapılan araştırma neticesince davacının işverenin güvenini kötüye kullandığı, eyleminin doğruluk ve bağlılıkla bağdaşmadığı sonuca varıldığı, tüm delillerin değerlendirilmesi neticesinde davacının eyleminin işveren yönünden güven zedeleyici olduğu, doğruluk ve bağlılık ile bağdaşmadığı, kıdeme esas yazının incelenmesinde 28.07.2022 tarihinde kuruma müracaat ediliği ve aynı gün yazının alındığı, davacının sunduğu kıdeme esas yazının disipline sevkinin sağlandığı 20.06.2022 tarihinden sonraya ait olduğu, buna göre sözü edilen yazıya hukuki değer atfedilmediği, davacının kıdem tazminatı hakkı bulunmadığı, dosyada mevcut yıllık izin defteri ile davacı asılın alınan beyanı birlikte değerlendirildiğinde davacının bakiye yıllık ücretli izin alacağı kalmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki yazılar ve kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere göre davacının hafta sonlarında yapılan görevlendirmeye gitmemek için davalı işverene sahte belge vermek suretiyle işverenin güvenini kötüye kullandığı, bu durumun doğruluk ve bağlılığa uymayan davranış teşkil ettiği, kıdeme esas yazıya hukuki değer verilmemesinin dosya kapsamına göre yerinde olduğu, dosya içerisindeki yıllık izin defteri ve davacı asılın beyanına göre yıllık izinlerin kullanıldığına ilişkin kabulün tarafların dosya içerisine sundukları delillere uygun düştüğü, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkilinin emekliliğe hak kazanması sebebiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, akabinde davalılar tarafından müvekkilinin iş sözleşmesinin 03.08.2022 tarihinde haksız olarak feshedildiğini, 2. Müvekkili kıdem tazminatına hak kazandığından kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 3. Yıllık ücretli izin talebinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacının kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.