Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/917 E. 2026/3191 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/917
Karar No
2026/3191
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1761 E., 2025/1533 K. DAVA TARİHİ : 28.11.2018 İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/601 E., 2022/143 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin eşinin davalı işveren nezdinde uzun yıllar çalışması sonrasında emekliliğe hak kazandığını, davalı işvereninin ... Kurumu (SGK) tarafından bağlanan emeklilik aylığı dışında Şirketin ilave emeklilik politikası gereğince yıllık enflasyon ayarlamalarına esas teşkil etmek üzere emeklilik aylığı bağlandığını, davacının eşinin 03.11.1999 tarihinde vefat etmesi üzerine 01.07.1974 tarihli ... AŞ Hizmetleri İştiraksiz Emeklilik ve Ölüm ve Tam ve Daimi Malüliyeti Yardımları Talimatnamesi'nde (01.07.1974 tarihli Talimatname) kararlaştırılan emeklilik "Dul ve Yetim Tahsisatı" almaya hak kazandığını, ancak dul eşe bağlanacak ek emeklilik aylığının belirlenmesinde eşinin ölüm tarihinde almakta olduğu ücretin belirleyici olduğunu, 01.07.1974 tarihli Talimatname ile 28.03.1983 tarihli ... ... AŞ Emeklilik Ölüm ve Tam Daimi Malüliyeti ile İlgili Karşılıksız Yardım Talimatnamesi'nden (28.03.1983 tarihli Talimatname) anlaşılacağı üzere emekliliğe hak kazanan işçilere "emeklilik tahsisatı" adı altında bir emeklilik aylığı ödenmesi hükmü getirildiğini, davacının dul aylığına hak kazanmasından sonra almaya başladığı aylığına yıllık bazda zam yapılması gereken tarihten başlanarak aylara göre, tespit edilecek enflasyon rakamları üzerinden hesaplama yapılarak, ödenmesi lazım gelen dul aylıklarının ilgili rapor tarihini de kapsayacak şekilde ve her ay için ayrı ayrı gösterilmek üzere tespitine, eksik ödenen aylığın da hesaplanarak mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunulduğunu, Talimatnamelerde davacı emeklilik sistemindeki aylıkların ne oranda artacağına ilişkin hüküm olmadığını, tüm sistem emeklilerine aynı oranda zam yapıldığını, davacının özel artırım talep ettiğini, emsal davalarda işveren lehine kararlar verildiğini, davacı tarafından sunulan emsal kararların hakkaniyetten uzak olduğunu, davacının murisinin tüm haklarını davalı Şirketten alarak ayrıldığını, talep hakkı kalmadığını, davacıya gerekli artırımlara yapılarak ödeme yapıldığını, davacının ödemeleri kabul ettiğini, davacının 19 yıldır ek emekli aylığı aldığını ve buna itiraz etmediğini, davacının iddiasının aksine Emekliliğe Yönelik Taahhütte Bulunan Kuruluşların Aktüeryal Denetimi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin davada uygulanma ihtimalinin olmadığını, davacıya artırım konusunda taahhüt de bulunulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının murisi ... ... davalı işyerinde 07.02.1977-03.11.1999 tarihleri arasında çalıştığı, murisin vefat ettiği, murisin vefatı ile emekli maaşı ödemesi yapıldığı, 20.03.1999 tarihli emekli maaşı bordrosunda emeklilik aylığı kısmının boş olduğu, diğer ödemelerin bulunduğu, 01.07.1974 tarihli Talimatname ve 28.03.1983 tarihli Talimatname'nin olduğu, davacının eşi olması nedeniyle %50 maaş bağlandığı, Talimatnamelere göre davalının kendi Şirketinde çalışarak emekli olan işçisine söz konusu ödemelerin işçinin hayatı boyunca ödenmesi, yıllık enflasyon oranına göre ayarlama yapılacağına ilişkin taahhütte bulunduğu anlaşıldığından, enflasyon oranında zam yapılmaması nedeniyle davacının eksik ödenen alacağının olduğu ve davacının alacağı emekli aylığının yıllık enflasyon oranında arttırılması gerektiğinin tespiti gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı murisinin 07.02.1977-03.11.1999 tarihleri arasında davalı işyerinde işçi olarak çalıştığı, davacının emeklilik politikası gereği emeklilik maaşına yıllık enflasyon oranları doğrultusunda zam yapılması gerektiğini ileri sürdüğü, Talimatnamelere göre belirtilen aylık miktarın Şirketin ilave emeklilik politikası gereğince yıllık enflasyon ayarlamalarına esas teşkil edeceği, ilgili belge içeriğinden, uyuşmazlık konusu emeklilik aylık miktarının yalnızca enflasyon ayarlamalarına esas teşkil edeceğinin ifade edildiği anlaşılmakta olup işverence emeklilik aylığına enflasyon oranında zam yapılacağına ilişkin bağlayıcı bir taahhüdün yer almadığı, bu durumda taraflar arasında yapılan taahütte enflasyon oranında zam yapılması yönünde bir hüküm bulunmadığından, davanın reddine karar verilmesi gerektiği, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2024/9321 Esas, 2024/12758 Karar sayılı kararının da bu yönde olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Herhangi bir dava ikame edilmeksizin kendiliğinden yahut dava sonucunda davalı tarafça yapılan enflasyon farkı ödemesinin dikkate alınmadığını, 2. Benzer konulardaki davalarda verilen kabul kararlarının onanarak kesinleştiğini, fark alacakların diğer davacılara ödendiğini, davanın reddinin eşitlik ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, 3. Davalı tarafından her bir müvekkile enflasyon oranında zam yapılacağına ilişkin taahhüt verildiğini, 4. 01.07.1974 tarihli Talimatname ile işveren nezdinde çalışıp da emekliliğe hak kazanan işçilere "emeklilik tahsisatı" adı altında bir emeklilik ücreti ödenmesi hükmü getirildiğini, 28.03.1983 tarihli Talimatname ile de bu emeklilik ücretinin hesaplanma usul ve esaslarında iyileştirmeye gidildiğini; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından talimatların yanlış yorumlandığını, 5. Şirket içi Talimatnamelerin varlık sebebinin, SGK tarafından bağlanan emeklilik ücretleri ile emeklilerin hayatlarını idame ettirmelerinin hayli zor olması ve Ülkenin daimi sorunu olan enflasyon gerçeğinden kaynaklandığını, davalının emeklilerine ahde vefa gereği, ilave emeklilik aylığı ile enflasyon altında ezilmelerinin önüne geçme isteği ile geliştirilen sistemin ve açık açık enflasyon oranında zam yapacağını taahhüt etmesinin başka bir sebebi bulunmadığını, davalı işverenin müvekkiline verdiği taahhüdü yerine getirmeyip kendi iç düzenlemelerine aykırı davrandığını, işyeri şartı hâline gelen uygulamayı usul ve kanuna aykırı biçimde uygulamadığını, ayrıca ve açıkça "enflasyon" kelimesine yer verilmesinden başka türlü bir anlam çıkarılamadığını, 6. Yargıtay ilgili dairesi tarafından işbu davalara ilişkin verilen kabul kararlarının onandığını, bu karardan dönülerek davanın reddine karar verilmesinin sürpriz karar verme yasağına aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı Şirketin ilave emeklilik politikası gereğince davacıya ödediği emekli aylığına her yıl enflasyon oranında zam yapmasının gerekip gerekmediği, bu bağlamda davacının fark alacağının bulunup bulunmadığı konularına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Bölge Adliye Mahkemesince davanın dayanağının 01.07.19 74... .03.1983 tarihli Talimatnameler olduğu belirtilmiş olup 28.03.1983 tarihli Talimatname'nin "Dul ve Yetim Tahsisatı" başlıklı IV. kısmının 1 ve 2. maddeleri gereğince tahsisatın %50'si oranında sağ kalan eşe (davacıya) dul aylığı bağlanacağının düzenlendiği, davacının murisinin 03.11.1999 tarihinde vefat ettiği; eşi olan davacının söz konusu 28.03.1983 tarihli Talimatname'den yararlandığı, ilgili Talimatnamelerin yanı sıra dosya kapsamında davacının eşi murise verilen 11.11.1999 tarihli belgenin de yer aldığı; söz konusu belge içeriğinde murisin erken emeklilik uygulaması kapsamına alındığının, 01.11.1999 tarihinden itibaren kendisine emeklilik aylığı bağlanacağının, bu aylığın Şirketin ilave emeklilik politikası gereğince yıllık enflasyon ayarlamalarına esas teşkil edeceğinin ifade edildiği anlaşılmaktadır. Bu belgenin içeriğinin değerlendirmesi sonucunda da işverence emeklilik aylığına enflasyon oranında zam yapılacağına ilişkin bağlayıcı bir taahhüdün yer almadığı, Bölge Adliye Mahkemesince varılan kabulün bu gerekçe ile de yerinde olduğu anlaşılmaktadır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda ve yukarıda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/917, K. 2026/3191, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-917-e-2026-3191-k-f46b113ce09b