Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/9555 E. 2023/8678 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9555
Karar No
2023/8678
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/72 E., 2015/221 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan mağdure vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2015/72 Esas, 2015/221 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyizi Eksik inceleme ve değerlendirme neticesinde suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine karar verildiğine, eylemin rızalı gerçekleştiğine, alt sınırdan uzaklaşılmasının hatalı olduğuna, sanığın beraatine ilişkindir. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyizi Eksik ceza verildiğine ve beraat kararının kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece; '' İddia, mağdur beyanı, sanığın savunması, mağdurun suça sürüklenen çocukla bu olayla ilişkin görüşmeleri içeren facebook mesajlaşma kayıtları, mağdurun ruh sağlığına ilişkin adli tıp raporu, mağdurun suç tarihinde 15 yaşını doldurduğuna ilişkin raporu ve tüm dosyadaki bilgi ve belgeler gözönüne alındığında; Suça sürüklenen çocuk ile mağdurenin facebook üzerinden arkadaşlık yaptıkları, iki üç gün sonra yüzyüze gelip buluştukları, suça sürüklenen çocuğun teklifi ile mağdureyi iddia ederek öpüştükleri, 15/12/2013 tarihi ile 18/12/2013 tarihi arasında suça sürüklenen çocuğun daveti ile mağdurenin suça sürüklenen çocuğun evine gittiği, evde ..., suça sürüklenen çocuk ve mağdurenin kaldığı, suça sürüklenen çocuğun mağdureyi oturma odasına çağırdığı, oturma odasında mağdur ile suça sürüklenen çocuğun divana uzanıp öpüştükleri, suça sürüklenen çocuk mağdure ile arkadan ilişkiye girmek istediği, mağdurenin karşı çıkması üzerine suça sürüklenen çocuğun beni boşaltacaksın, cinsel organımı ağzına alacaksın dediği ve cinsel organını çıkardığı, mağdurenin karşı koyması üzerine mağdurenin başının arkasından ve saçından tutup mağdurenin başını cinsel organının hizasına getirip cinsel organını mağdurenin ağzına sokup git gel yaptığı ve daha sonra mağdurenin ağzına ve divana boşaldığı, mağdure babasından korktuğundan olay anında sesini çıkaramadığı, mağdurenin suça süreklenen çocuğun arkadaşı ... isimli şahıs ile konuşmaya başladıktan sonra suça sürüklenen çocuğun mağdureyi kıskanıp facebook hesabından mağdureyi rezil edeceğine ilişkin mesajlar attığı, bunun üzerine mağdurenin 27/02/2014 tarihinde zabıtaya müracaat ederek suça sürüklenen çocuk hakkında şikayetçi olduğu saptanmıştır. Suça sürüklenen çocuğun mağdurenin rızası ile cinsel organını mağdurun ağzına soktuğuna ilişkin savunması suça sürüklenen çocuğun hazırlıkta ve sorgu aşamasında cinsel organını mağdurenin karşı çıkmasına rağmen başının arka tarafından saçından tutarak mağdurenin ağzına zorla soktuğuna ilişkin ikrarı karşısında sanığın savunmasına itibar edilmemiştir. Mağdurenin suç tarihinde 15 yaşından büyük olduğu adli tıp raporu ile saptanmıştır. Bu nedenle 15 yaşından büyük mağdureye zorla cinsel saldırı eylemi suç teşkil edeceğinden TCK.nun 103/1.fıkra b bendi gereğince suça sürüklenen çocuğun evde yaşamış olduğu olayda zor kullandığı sabit olduğundan ve cinsel organını mağdurenin ağzına soktuğu anlaşıldığından 6545 sayılı değişiklik öncesi yasa sanık lehine olduğundan TCK.nun 103/1-b maddesi yollamasıyla 103/2 maddesi gereğince cezalandırılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Sanık hakkında iddianamede TCK.nun 103/6 maddesi gereğince cezalandıırlması talep edilmişse de adli tıp 6. ihtisas dairesinden aldırılan raporda açıklandığı üzere mağdurenin ruh sağlığını etkileyecek mahiyette ve derecede olan bozukluğun cinsel istismara bağlı ortaya çıkabileceği gibi erken yaşta cinsel deneyim yaşanmasına bağlı olabileceği veya olay sonrası gelişen pisiko sosyal stres ve çatışmalar nedeniyle de ortaya çıkabileceği, bunlar arasında tıbben ayırım yapılamayacağı belirtildiğinden mağdurdaki ruhsal bozukluğun suça sürüklenen çocuğun cinsel saldırısı sonucu ortaya çıktığına dair kesin delil elde edilemediğinden suça sürüklenen çocuk hakkında TCK.nun 103/6 maddesi uygulanmamıştır. Ayrıca suça sürüklenen çocuğun evinde yaşanan olaydan bir hafta sonra suça sürüklenen çocuğun talebi ile mağdurenin kullanılmayan eski hastane koridorunda suça sürüklenen çocuğun zorlaması ile öpüşmüştüklerine ilişkin iddia da suça sürüklenen çocuğun zor kullandığına ilişkin delil elde edilemediğinden suça sürüklenen çocuk hakkında TCK.nun 43 maddesi uygulanmamıştır. Suça sürüklenen çocuk hakkında ceza tayin edilerken mağdurede meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş şekli, SSÇ'nin suçtan sonra mağduru cinsel saldırı anlatacağı yönündeki tehtidleri bu nedenle SSÇ'nin suç kastının yoğunluğu, gözönüne alınarak TCK.nun 61 maddesi gereğince asgari hadden uzaklaşılmıştır. Her ne kadar suça sürüklenen çocuk hakkında TCK.nun 109/1 maddesi gereğince hürriyeti yoksun kılma suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de mağdurun cinsel saldırının işlendiği yere kendi rızası ile gelmesi ve hürriyeti tahdit olayının sadece cinsel saldırı sırasında devam etmesi, bu haliyle de cinsel saldırı sıraında uygulanan hürriyeti tahditin zaten bir suçun bir unsuru olması, suçtan sonra da herhangi bir hürriyeti tahdit suçunun bulunmaması nedeniyle atılı suçun unsurları oluşmadığından ...nun 223/2-a maddesi gereğince ssç'nin atılı suçtan beraatine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' şeklinde hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 30.03.2015 tarihli 1471 karar sayılı raporuna göre suç tarihinde on altı yaşı içerisinde olan katılan mağdurenin nüfus temsilcisi de hazır bulundurularak yaşı tashih edildikten sonra hüküm kurulması gerekirken bu hususta herhangi bir karar verilmeksizin yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2015/72 Esas, 2015/221 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/9555, K. 2023/8678, T. 20.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-9555-e-2023-8678-k-3ffc06baf2bb