Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/7228 E. 2024/1548 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/7228
- Karar No
- 2024/1548
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/505 E., 2015/211 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, müstehcenlik HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR 1.Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve müstehcenlik suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 43 üncü maddesi ile 226 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.05.2015 tarihli ve 2014/505 Esas, 2015/211 Karar sayılı kararı ile, sanığın; nitelikli cinsel saldırı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi, müstehcenlik suçundan ise Aynı Kanun'un 223 üncü maddesinin (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.12.2018 tarihli ve 14-2015/227881 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Katılan beyanlarının dosyada mevcut raporlar ve beyanlarla doğrulanmış olduğu halde sanığın mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Sanık hakkında beraat kararı verildiğinden sanık lehine hazine aleyhine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından düzeltilmesi mümkün görülen husus dışında başka bir hukuka aykırılık görülmemiştir. 2.Sanık hakkında kurulan hükümlerde; 31.12.2014 günlü Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir." şeklindeki düzenleme nazara alınarak kendisini vekaletnameli müdafii ile temsil ettirip beraatine karar verilen sanık lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Onama sebebine uygun olarak Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.05.2015 tarihli ve 2014/505 Esas, 2015/211 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “2015 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 3.000,00 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak kendisini vekaletnameli müdafii ile temsil ettiren sanığa ödenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hüküm açısından Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla, müstehcenlik suçundan kurulan hüküm yönünden oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2024 tarihinde karar verildi. Karşı Oy Dairemiz Sayın Heyetinin çoğunluk görüşü olan, “eşe karşı nitelikli cinsel saldırı” suçuna ilişkin sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen beraat kararının onanmasına yönelik kararına sanığın üzerine atılı bu suçu işlediği kanaati ile katılmıyorum. Çünkü; Mağdurun ayrıntılı ve birbiri içinde çelişmeyen, tüm aşamalarda benzer, samimi beyanlarda bulunması, Çekirge Devlet Hastanesi’nin 28/07/2014 tarihli adli raporuna göre; mağdurun yapılan muayenesinde Sd 12 hizasında anal fissür mevcut olduğu, bu fissirün dış fiziksel etkene ait olmasının muhtemel olduğunun tespit edilmesi, katılanın şikayetten hemen sonra boşanma davası açtığı resmi nikahlı eşinin evlilikleri süresince değişik zamanlarda kendisine fiziki güç kullanarak rızası dışında livata yoluyla cinsel saldırı eyleminde bulunduğunu, eşinin birtakım porno sitelerine girip buradaki görüntüleri izledikten sonra kendisinden de aynı şekilde hareketlerde bulunmasını istediğini beyan ettikten sonra katılanın beyanında belirttiği porno görüntülerinin yapılan incelemede tespit edilmesi, olay akabinde katılanın ailesinin yanına giderek olayları anlatıp ailesi ile birlikte şikayetçi olması ve boşanma davası açarak sanıktan boşanması karşısında sanığın, mağdurun anüsüne cinsel organ sokmak suretiyle nitelikli saldırıda bulunduğu, bu nedenle sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılması gerektiği kanaati ile Dairemiz sayın çoğunluğun bu suç yönünden sanığın beraatine ilişkin ilk derece mahkemesinin kararının onanmasına yönelik görüşüne katılmıyorum.