Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/7206 E. 2024/2064 K. – Cinsel Saldırı

Konu: Cinsel Saldırı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/7206
Karar No
2024/2064
Karar Tarihi
Konu
Cinsel Saldırı

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/116 E., 2014/210 K. SUÇ : Cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY OLGULAR Ortaca 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.09.2014 tarihli ve 2013/116 Esas, 2014/210 Karar sayılı kararı ile; sanığın yanında işçi olarak çalışan ve bulaşık yıkamakta olan mağdureye arkasından yaklaşarak "Aşkım canım beni seviyor musun" şeklinde sözler söyleyerek sarıldığı, mağdurenin göğüslerine dokunup boynundan öptüğü, mağdurenin karşı çıkması üzerine eylemine son verdiği şeklinde kabul edilen olayda cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Mütaala sonrası süre ve tanık dinletme taleplerinin gerekçesiz olarak reddedilerek savunma haklarının kısıtlandığını, intikalin olaydan iki gün sonra gerçekleştiğini, mağdurenin tutarsız, çelişkili, soyut ve iftira niteliğindeki beyanlarından başka delil bulunmadığını, işten atılması nedeniyle sanığa husumet beslediğini, sanığın fiziksel engeli nedeniyle suçu işlemesinin mümkün olmadığını beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilâmıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür. 2. Mağdure ve kızı tanık İrem'in beyanları, savunma, mesaj kayıtları ve Mahkemenin gerekçesine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak vicdani kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde eleştiri nedeni dışında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Ortaca 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.09.2014 tarihli ve 2013/116 Esas, 2014/210 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2024 tarihinde karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/7206, K. 2024/2064, T. 11.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-7206-e-2024-2064-k-bd53bbf14f74