Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/6575 E. 2024/302 K.
Konu: Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/6575
- Karar No
- 2024/302
- Karar Tarihi
- Konu
- Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı
... MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/32 E., 2015/229 K. MAĞDURE : ... SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 23.08.2013 tarihli ve 2013/50107 Soruşturma numaralı iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası uyarınca çocuğun cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmış; Adana 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.11.2014 tarihli ve 2013/453 Esas, 2014/399 Karar sayılı kararı ile 28.06.2014 tarihinde yapılan kanun değişikliği dikkate alınarak sevk maddesinin üst sınırı yönünden Ağır Ceza Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca görevsizlik kararı verilmiştir. 2. Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2015 tarihli ve 2015/32 Esas, 2015/229 Karar sayılı kararı ile; sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Sanığın olay anında alkol zehirlenmesi yaşaması ve geçici hafıza kaybına uğraması nedeniyle kusur yeteneği ve kastının bulunmadığını beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın araç içerisinde uyumakta olan on beş yaşından küçük mağdurenin yanına gelerek boyun kısmından öpmek, göğsünü ellemek suretiyle cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla cezalandırılması için kamu davası açıldığı, sanığın alkol nedeniyle hiçbir şey hatırlamadığı yönünde savunmada bulunduğu, Mahkemece yapılan yargılama neticesinde mağdurenin beyanı ve sağlık kurulu raporu dikkate alındığında sanığın mağdurenin boyun kısmından öpmek ve göğsünü ellemekten ibaret ani nitelikteki, devamı bulunmayan, kesik biçimde gerçekleştirdiği eyleminin sarkıntılık düzeyinde kaldığı kabul edilerek mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Mağdurenin ve katılan annesinin beyanları, savunma, tanık ifadesi, raporlar, kamera görüntüleri ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın mağdurenin kıyafetleri içerisinden göğüslerini ve göbek kısmını okşadığı, mağdurenin boynunda ekimoz oluşturacak şekilde mağdureyi öptüğü ve yaklaşık dört dakika boyunca mağdureyle araç içerisinde bulunduğu ve aralarında boğuşma yaşandığı nazara alındığında eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu halde yazılı şekilde sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde birinci bentte eleştirilen husus dışında hukuka aykırılık bulunmamış, sanık müdafiinin sanığın kusur yeteneğinin bulunmadığına yönelik temiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2015 tarihli ve 2015/32 Esas, 2015/229 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri sebebi dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi. ...