Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/968 E. 2025/6537 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2025/968
Karar No
2025/6537
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/673 E., 2024/1092 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, hükmün katılan vekilinin yüzüne karşı tefhim edilmesine rağmen, hükümde kanun yolu başvuru süresinin tebliğden itibaren başlayacağının belirtilmesi nedeniyle yanıltıldığı anlaşıldığından, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının katılan ... İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 06.02.2024 tarihli ve 2022/11575 Esas, 2024/1139 Karar sayılı kararı ile, 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3. ve 5. maddelerinde yapılan değişikliklerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması bakımından bozulmasına karar verilmiştir. B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma ilâmı üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 05.11.2024 tarihli ve 2024/673 Esas, 2024/1092 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kanun'un 3/5, 3/10 ve 3/23. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddeleri uyarınca hapisten çevrili 6.000,00 TL adlî para cezası ve doğrudan 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yasaya oranla daha az cezaya hükmedildiğine, bütün yargılama aşamalarından Gümrük İdaresi lehine doğan bütün vekâlet ücretlerine ayrı ayrı hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2025 tarihinde karar verildi. K I S M Î K A R Ş I D Ü Ş Ü N C E Sanık ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, katılan vekili tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına” ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki; Bölge Adliye Mahkemelerince verilip temyiz edilen kararlarla ilgili temyiz incelemesi yapan Yargıtay Ceza Dairelerinin verebilecekleri kararlar 5271 sayılı CMK.nun 302 ve 303. maddelerinde gösterilmiştir. Kanunun 302. maddesinde “temyiz isteminin esastan reddi” ile “bozma”, 303. maddesinde ise “hukuka aykırılığın düzeltilmesi” verilebilecek kararlar olarak sayılmıştır. Bu iki maddede de “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması” diye bir tabir kullanılmamıştır. Kaldı ki 5271 sayılı CMK.ndaki temyiz incelemesi mantığına da “onama” tabiri uygun değildir. CMK.nda kural olarak temyiz nedenleriyle bağlılık esastır. CMK.nun 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık halleri dışında, yine Kanunun 301. maddesi uyarınca Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlarda temyiz incelemesi yapabilecektir. Temyize tabi kararda, hukuka kesin aykırılık dışında temyiz başvurusunda belirtilmeyen aykırılıklar olsa bile bozmaya konu edilemeyeceğinden, Kanun Koyucu bilinçli olarak denetime tabi “kararın onanması” tabirine de yer vermemiştir. Bu anlatılanlar nedeniyle “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ” yerine “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASI” yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 07.05.2025

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/968, K. 2025/6537, T. 07.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2025-968-e-2025-6537-k-8e295db1dc71