Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/5565 E. 2023/7673 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/5565
- Karar No
- 2023/7673
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/404 E., 2014/421 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs, konut dokunulmazlığının ihlali HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 30.10.2008 tarih ve 2008/3260 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel saldırı ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.
2. Uşak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.10.2011 tarihli ve 2008/559 Esas, 2011/386 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.
3. Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2014 tarihli ve 2011/404 Esas, 2014/421 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, konut dokunulmazlığını ihlal suçundan aynı Kanun'un 116 ncı maddesinin birinci ve dördüncü fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.03.2018 tarihli ve 14-2015/97644 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Söz konusu kararı temyiz ettiklerine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Olay tarihinde katılanın evinde yanlız olarak bulunduğu bir sırada kapısının çalındığı, kapıyı açtığında gelenin sanık olduğunu gördüğü, sanığın katılanı iterek zorla içeri girdiği, ağzını kapattığı ''Seni öldürürüm benim olacaksın'' dediği, katılana tekme ve yumruk ile vurduğu, katılanın kurtulmak için sanığın elini ve omzunu ısırdığı, sanığın elinden kurtulup yatak odasına kaçtığı ve kapıyı kilitlediği, bu arada yatak odasında bulunan cep telefonu ile polisi arayarak yardım istediği, polislerin evin önüne geldiğini görerek evin yedek anahtarını pencereden polislere attığı, bu anahtar ile eve giren görevli polislerin sanığı evde yakaladıkları dolayısıyla sanığın, katılanın oturmakta olduğu evine rızası hilafına girerek nitelikli cinsel saldırıda bulunmaya teşebbüs ettiği, eyleminde tespit edilen bu suçların unsurlarının tam anlamıyla gerçekleştiği vicdani kanısına varıldığı, sanığın aşamalardaki çelişkili ifade ve savunmaları, aşamalardaki katılanın samimi nitelikte olduğu gözlemlenen istikrarlı anlatımları, olay akabinde, katılanın hemen 155'i arayarak durumu aktarması, balkona çıkarak bağırıp yardım istemesi, beyanına uygun şekilde sanıktaki sol omuz alt kısmındaki yaralanmalar, sanığın savunmasında geçen katılanın evine saat 11.00 gibi gelerek saat 18.00'e kadar durmasının hayatın olağan akışına hiç de uygunluk teşkil etmemesi, bu anlamda sanığın savunmalarında ve ifadelerinde geçen kurgunun hiçbir şekilde delillerle doğrulanmaması, tanık beyanları, katılan ile sanık arasında daha önceye dayalı herhangi bir husumet bulunmaması, ortada iftira atılmasını gerektirir herhangi bir nedenin olmayışı, katılanın yaşı ve toplumsal durumu - konumu gereğince de böyle bir olayı yaşamamış olsa haksız bir isnatta bulunmasının beklenemeyecek oluşu, normal şartlar altında boşanmış bir erkeğin, yalnız yaşayan bir kadının evine giderek kendi beyanında da geçtiği üzere saatlerce orada kalıp alkol dahi alması sürecinde kadının kendisine cinsel ilişki teklif edip de kabul etmemesinin normal şartlar altında sıradışı bir durum olduğu da değerlendirilerek nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs ile konut dokunulmazlığının ihlali suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE A. Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde Sanığa isnat edilen konut dokunulmazlığının ihlali eylemi için öngörülen cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile aynı maddenin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin belirlendiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 23.12.2014 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Nitelikli Cinsel Saldırıya Teşebbüsten Kurulan Hükmün İncelenmesinde Katılanın kollukta alınan ilk beyanında sanığın kendisini yatak odasına kilitlediğine ilişkin beyanda bulunup bir hafta sonrasında savcılıkta ise yatak odasının kapısını kendisinin kilitlediğine ilişkin çelişkili beyanı, 05.05.2008 tarihli kolluk tutanağında kavga olduğu anonsu üzerine gidildiğine her iki şahsın da daire giriş kapısını birlikte açtıklarını devam eden bir kavganın olmadığına yönelik tespit, Mahkeme tarafından istenen 155 polis imdat hattına yapılan ihbarın çözüm tutanağında katılanın haneye tecavüz edildiğine, dayak yediğine, şahsı kilitlediğine, apartmanın zillerinin çalışmadığına, "Aç şu kapıyı, o kişiyi kilitlemiştim yalnız o beni kilitledi şu an haneye tecavüz etti, lütfen beni kilitledi, balkondan inip kaçacak galiba, beni kilitledi" şeklinde yansıyan beyan ile sanığın kollukta kapının zilleri çalışmadığı için aşağıya inerek kapıyı katılanın açtığına ilişkin savunması da dikkate alındığında bu hususların gerekçeli kararda tartışılmadan mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR A. Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2014 tarihli ve 2011/404 Esas, 2014/421 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Nitelikli Cinsel Saldırıya Teşebbüsten Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2014 tarihli ve 2011/404 Esas, 2014/421 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.11.2023 tarihinde karar verildi.