Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/4645 E. 2023/6450 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4645
- Karar No
- 2023/6450
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/75 E., 2015/11 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2015 tarihli ve 2014/75 Esas, 2015/11 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Süre tutum talebi ve eksik inceleme ile verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğundan bozulması talebine ilişkindir. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Mahkeme kararının delillerin değerlendirilmesi ile usül ve esas yönünden hatalı olduğundan bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkeme Kabulü; Mahkemece; ''Katılan ... ve sanığın ... Köyü'nde ikamet ettiği, birbirlerini tanıdıkları, ancak samimiyetlerinin olmadığı, sanığın bir buçuk sene önce alkollü halde aracıyla geçerken yolda karşılaştığı katılana seslenerek sözle tacizde bulunduğu, katılanın olayla ilgili süresinde şikayetçi olmaması nedeniyle sanık hakkında Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11/04/2014 tarih 2014/634 Soruşturma numarası ile ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu tarihten suç tarihine kadar katılan ve sanığın zaman zaman köyde birbirlerini gördükleri, ancak herhangi bir konuşma ve görüşmelerinin olmadığı, suç tarihinde katılanın köydeki Kuran Kursu'ndan tek başına çıkıp evine doğru yürümeye başladığı, yaklaşık beş dakika kadar yürüdükten sonra olayın olduğu boş ve harabe halindeki evin önüne geldiği, burada sanık ile karşılaştığı, söz konusu evin 14/02/2014 tarihli araştırma tutanağı, olay yerine ilişkin fotoğraflar ve tanık ...'nın beyanlarından da anlaşılacağı üzere olay yerinin yakınında bulunan evlerin boş olduğu, kimse tarafından kullanılmadığı, olay yerinin ıssız bir yer olduğu ve katılanın sesini yoldan geçenler haricinde kimsenin duymasının mümkün olmadığı, sanığın katılana "pişt, bir dakika gelsene" diye seslendiği, katılanın aralarında geçen daha önceki olay nedeniyle durmayıp yürümeye devam ettiği, sanığın bunun üzerine katılanın yanına kadar gelip üzerindeki hırkanın kol kısmından çekip ve ağzını kapatıp yaklaşık 3-4 metre bu şekilde zorla tutarak, olayın olduğu evin arka bölümündeki kapısı olmayan boş ahıra sürükleyerek soktuğu, içeride katılana ''seninle konuşacağız, seni seviyorum, karımı boşayıp seni alacağım" şeklinde sözler söylediği, katılanın korkup ağlamaya başladığı, sanığın katılana sarıldığı ve eliyle eteğini kalçasından aşağıya sıyırmaya çalıştığı, ancak katılanın direnmesi nedeniyle yapamadığı, bunun üzerine sanığın katılanı kollarından tutup sarstığı ve kafasını birkaç kez çok sert olmayacak şekilde duvara vurduğu, Ereğli Devlet Hastanesi’nin 12/02/2014 tarihli raporuna göre sanığın katılana yönelik söz konusu eylemleri neticesinde katılanın sol elmacık kemiği üzerinde 3 cm’lik hafif ekimoz, boynunun alt tarafında göğsünün üzerinde 4 cm’lik hafif ekimoz olduğu, meydana gelen yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu, katılanın bu sırada hala ağlıyor olduğu, sanığın katılanın başında bulunan şalı çıkarttığı, şalın katılanın omuzlarına düştüğü, daha sonra sanığın şalın altındaki saç bonesini de çıkarttığı, sonra da katılanı dudağından birkaç kez öptüğü ve üstündeki penyenin boğaz kısmını aşağı sıyırıp göğsüne doğru olan bölümü öptüğü, tüm bu olaylar sırasında katılanın sanığa direnmeye çalıştığı, ancak sanığın kendisinin fiziksel açıdan daha güçlü olması nedeniyle sanığa engel olamadığı, katılan bağırmaya çalıştığında sanığın eliyle katılanın ağzını kapattığı, daha sonra katılanı yere oturtmaya çalıştığı, katılan direnince kolundan çekip oturttuğu, yerde otururken yine katılanın dudağından ve boynundan öptüğü, katılana tekrar "konuşacağız" dediği, katılan ayağa kalkıp kapıdan çıkmaya çalışınca katılanı tutmaya çalıştığı, bu sırada katılanın elinde tutmakta olduğu cep telefonu ile sanığa vurarak bu şekilde kendisini dışarı attığı, dışarı çıktığında yere düştüğü, sanığın da burada katılanın üzerine yatmaya çalıştığı, katılan bağırmaya çalışınca eliyle ağzını kapattığı ve yerde yatan katılanın üzerine çıkarak "bağırma, herkese söylerim, sana iftira atarım, kendisi beni çağırdı derim" dediği, katılanın bu sırada sanığı tekmelediği, bu şekilde boğuşurken aynı yoldan geçmekte olan katılanın karşı komşusu olan tanık ...’ın katılanın bağırtısını duyarak evin arkasına geçip katılan ve sanığın bulunduğu yere geldiği, bu sırada katılanın yerde yatmakta olduğu, sanığın ise katılanın üzerine doğru yarı eğik halde olduğu, katılanı diziyle ittirerek bir eliyle omuzundan tutup diğer eliyle de ağzını kapatıp katılanı ahırın içine doğru çekmeye çalıştığı, katılanın ise sanığı itmeye çalışarak, ''beni bırak benimle derdin ne'' diye bağırdığı, tanık ...’ın onları bu halde görünce sanığa ''ne yapıyorsun'' diye bağırarak onlara doğru koşmaya başladığı, sanığın bunun üzerine olay yerinden koşarak kaçtığı, tanık ...’ın başörtüsü olmayan, saçı başı dağınık halde ve penye bluzunun boyun kısmı hafif aşağı çekilmiş halde olan katılanı alıp evine götürdüğü, evine götürürken katılanın olayın etkisiyle bir ara bayıldığı, 12/02/2014 tarihli olay yeri görgü tespit tutanağı içeriğine göre katılanın ve tanığın beyanını doğrular nitelikte olayın meyana gelin yerin giriş kapısında katılana ait bonenin bulunduğu, bu bonenin toz içinde ve hırpalanmış olduğu, yine söz konusu yerde yapılan incelemede yerde boğuşma izlerinin olduğunun anlaşıldığı, Çukurova Hastanesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilimdalı'nın 22/12/2014 tarih 16714011/1068 sayılı raporuna göre katılanın maruz kaldığı olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğunun anlaşıldığı, Her ne kadar sanık savunmasında suçlamayı kabul etmeyerek olay saatinde Ereğli şehir merkezinde olduğunu, Finansbank'a ait güvenlik kamera kayıtlarında saat:12.37 ve 12.54'te kendisine görüntünün olduğunu beyan etmiş ise de; bahsettiği görüntünün çok net olmadığı, söz konusu görüntülerden kendisinin açıkça seçilemediği, kolluk tarafından sanığın suç saatinde olduğunu iddia ettiği bölgeye ilişkin MOBESE kamera kayıtlarının incelenmesinde de sanığa ait herhangi bir görüntü tespit edilemediği, Soruşturma aşamasında bilgi veren sıfatıyla ifadeleri alınan ... ... ve ...’un beyanındaki saatlerde sanığın ilçe merkezinde bulunmasının zaten mümkün olduğu, mahkememizde tanık sıfatıyla ifadesi alınan ... her ne kadar saat 12:30 sırasında sanığın kahvehanede olduğunu beyan etmiş ise de, katılanın saat:12.15 sıralarında kurstan çıktığı, beş dakika yürüdükten sonra sanık ile karşılaştığı, dolayısıyla olayın 12:20 sıralarında gerçekleştiği, her ne kadar tanık ... ise saat:12.45 sıralarında katılanın sesini duyarak olaya müdahale ettiği şeklinde beyanda bulunmuş ise de, aslında katılan ve tanığın beyanı arasında çelişki olmadığı, katılan ve tanığın olay saatini zaten dakikası dakikasına bilmelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu nedenle biraz ileri veya geri olacak şekilde beyanda bulunmalarının doğal olduğu, ancak yine de katılanın saat 12:20 gibi sanık ile karşılaştığı düşünülürse, sanığın en az 5-10 dakika kadar eylemini devam ettirmiş olması gerektiği, bu durumda saat 12:20 de başlayan olaya tanık ...’ın saat 12:45 sıralarında rastlaması hususunda herhangi bir çelişki olmadığı, yine sanığın talebi üzerine soruşturma aşamasında bilgi veren sıfatıyla ifadesi alınan ... ...'ın işlettiği ... Kafe isimli iş yerine sanığın üç yıldır gelmediği şeklinde, ... ...'in işlettiği ... isimli iş yerine sanığın olay günü işyerine hiç gelmediği ve iş yerinin önünden geçmediği, ... ...'ın ise işlettiği ... Kafe isimli yere olay günü sanığın gelmediği, sanığı tanımadığı şeklinde beyanda bulundukları, Tanık ...'nın olayı ayrıntısı ile ve katılanın beyanı ile tamamen uyumlu şekilde anlatabildiği, olay yerindeki boğuşma izleri, katılanın vücudundaki anlatımıyla uyumlu yaralanmasının da iddiasını doğrular nitelikte olduğu, katılan ve tanık ...'nın sanığa iftirada bulunmaları için hiçbir sebebin bulunmadığı, zira tanık ...'nın alınan gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında mahkememizde alınan ifadelerinde ne sanık ile ne sanığın ailesi ile bir husumeti bulunmadığı, hatta bir keresinde sanığa ihtiyacı olması nedeniyle kullanmaları için kendisine ait sobayı verdiğini beyan ettiği, sanığın talebi ile soruşturma aşamasında ifadeleri alınan ... ..., ... ..., ... ...'ın da olay günü sanığı görmediklerini beyan ettikleri, her ne kadar sanık Finansbank kamera kayıtlarındaki kişinin kendisi olduğunu iddia etmiş ise de, bu görüntünün net olmadığı, sanığa ait olup olmadığının tespit edilemeyeceği, ayrıca bu görüntülerin kendisine ait olduğunu beyan etmesine karşın, aynı yeri gören MOBESE kaydında herhangi bir görüntü tespit edemediği, Sanığın suç tarihinde nitelikli cinsel istismarda bulunma kastı ile katılanı kolundan tutup, bağırmaması için ağzını kapatarak sürüklediği ve yol kenarındaki boş evin ahır bölümüne zorla soktuğu, tanık ...’ın katılanın bağırtısı üzerine bulundukları yere gelerek kendisine müdahale etmesi üzerine eylemini tamamlayamadığı, bu itibarla sanığın tamamlanan eyleminin basit cinsel istismar boyutunu aşarak nitelikli cinsel istismara teşebbüs suçunu oluşturduğu, bunun yanında sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemini cinsel amaçla gerçekleştirdiği ve bu eylemin de tamamlandığı, Katılan ...'nın kendisini toplum içerisinde küçük düşürebilecek böylesine bir olayı iddia etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, gerek katılan gerekse de katılanın ailesinin ne sanığa ne de sanığın ailesine iftira etmesini gerektirir herhangi bir husumet bulunmadığı, kaldı ki olayın tarafsız tanığı olan ...'nın olayı bütün açıklığıyla ve katılan ...'nın beyanları ile örtüşür şekilde anlattığı, Bu itibarla sanığa yüklenen çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs ve cinsel amaçlı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının sübut bulduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılmıştır. Sanığa cezan tayin edilirken suçun işleniş şekli ve suçun işlenmesindeki özellikler ile suç konusunun önem ve değeri ile katılanın maruz kaldığı olay nedeniyle ruh sağlığının bozulmuş olduğu göz önüne alınarak sanığın takdiren alt sınırdan uzaklaşılmıştır. Yukarıda izahı yapıldığı üzere sanığın cinsel istismar eyleminin teşebbüs aşamasında kalmış olduğu anlaşıldığından, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak, sanığa verilen cezada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 35/2. maddesi uyarınca takdiren 2/4 oranında indirim yapılmıştır. Sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma eylemini cebir ile gerçekleştirmiş olduğu kanaatine varıldığından sanık hakkında 109/2. madde uygulanmış, sanığın eylemini suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 6/1-b. Maddesi anlamında çocuk olan katılana gerçekleştirmiş olduğu anlaşıldığından sanığa verilen cezada 109/3-f. maddesi uyarınca bir kat artırım yapılmış, yine sanığın eylemini cinsel amaçla gerçekleştirmiş olduğu kanaatine varıldığından verilen cezada bu kez 109/5. madde uyarınca yarı oranında artırım yapılmıştır. Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ve verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak, sanığa her iki suç yönünden verilen cezada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılmıştır.'' şeklindeki gerekçeyle mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE Sanık hakkında kurulan hükümlerde, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2015 tarihli ve 2014/75 Esas, 2015/11 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.10.2023 tarihinde karar verildi.