Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/4432 E. 2023/6990 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4432
- Karar No
- 2023/6990
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/356 E., 2015/6 K. SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Düşme, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2015 tarihli ve 2014/356 Esas, 2015/6 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan reşit olmayanla cinsel ilişki kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 74 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kamu davasının düşürülmesine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyizi vekalet ücreti talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece; ''15 yaşından küçük mağdur ile sanığın bir süredir arkadaşlık yaptığı, ailevi problemlerden dolayı eve gitmek istemeyen mağdurun 25.09.2014 tarihinde işten ayrılarak sanık ile buluştuğu ve bir süre birlikte aynı evde kaldıkları, olay tarihinde sanığın mağdurun rızası ile organ sokmak suretiyle cinsel ilişkiye girdiği olay nedeniyle sanık hakkında cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında sanık hazırlık aşamasındaki beyanında özetle, mağdur ile bir süredir arkadaş olduklarını, işten ayrılan ve evine gitmek istemeyen mağduru kendi isteğiyle kiraladığı pansiyona ve birkaç gün sonra da kendi evine götürdüğünü, olay günü kendi evlerinde mağdur ile rızası dahilinde cinsel ilişkiye girdiklerini kabul etmiş ancak mağdurun 15 yaşından küçük olduğunu bilmediğini, kendisine 17 yaşında olduğunu söylediğini beyan etmiş ve suçsuz olduğunu savunmuş, mahkememizde de aynı beyanları tekrar etmiştir. Sanık savunması ile mağdur beyanlarından cinsel ilişkinin tarafların rızası dahilinde geçekleştiği anlaşılmaktadır ve mağdur ile ailesinin sanık hakkında şikayeti söz konusu değildir ancak, olay tarihi itibariyle mağdurun yaşının 15 yaş sınırında olması ve sanığın " mağdur bana 17 yaşında olduğunu söylemişti" şeklindeki savunması ve tarafların mağdurenin 15 yaşından büyük olduğu yönündeki beyanları karşısında mağdurun rızasının geçerliliği ve fiilin TCK 103/4. maddesi kapsamında değerlendirilmesi açısından mağdurun yaşının tespiti önem kazandığından mağdura ait doğum tutanakları celp edilmiş ve bu tutanaklarda mağdurun doğum tarihinin 18/01/1999 olduğu görülmekle gelen doğum kayıtlarına göre öncelikle mağdurun doğum tarihinin 18/01/1999 olarak düzeltilerek nüfusa kayıt ve tesciline karar vermek gerekmiştir. Yapılan nüfus tescil durumuna göre mağdurenin suç tarihinde 15-18 yaş grubu içerisinde bulunduğu, mevcut hali ile atılı suçun TCK 104. maddesinde düzenlenen suça uyduğu, takibinin şikayete bağlı olduğu ve mağdurenin sanık hakkında şikayetçi olmadığı anlaşıldığından bu suç nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının TCK 73/4 ve CMK 223/8 maddesi gereğince düşürülmesine, Yine mağdurenin sanık savunmalarını destekler mahiyetteki beyanına göre 15 yaşından büyük olan mağdurenin kendi rızası ile sanıkla buluştuğu ve onun evine herhangi bir zorlama ya da cebir olmaksızın kendi rızasıyla gittiği ananlaşılmakla; unsurları oluşmayan kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan sanığın CMK 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar vermek gerekmiştir ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. '' şeklinde karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat hükmü kurulmuş ise de aynı mağdureye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasında şikayet yokluğu nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi karşısında, müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmeti bölünemeyeceğinden, beraat edilen suç yönünden vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmeyip, Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanık hakkında yargılama konusu eylem için, 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile aynı maddenin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. Aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 27.01.2015 tarihli sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu belirlenmiştir. V. KARAR A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2015 tarihli ve 2014/356 Esas, 2015/6 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2015 tarihli ve 2014/356 Esas, 2015/6 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.11.2023 tarihinde karar verildi.