Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/26090 E. 2025/3574 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/26090
- Karar No
- 2025/3574
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/796 E., 2018/1389 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuk hakkında 25.08.2013 tarihinde çocuğun kaçırılması ve alıkonulması, 08.12.2013 tarihinde ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Silivri Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde çocuğun kaçırılması ve alıkonulması eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğunun kabulüyle bu suçtan ve atılı diğer suçlardan mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçları işlemediğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. III. GEREKÇE A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı nazara alındığında hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden Suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin aşamalarda mağdurenin on beş yaşından büyük olduğunu bildiğine yönelik savunmaları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesince olayda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230. maddesine muhalefet edilmesi karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Silivri Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2025 tarihinde karar verildi.