Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/25446 E. 2025/5720 K. – Çocuğun Nitelikl

Konu: Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/25446
Karar No
2025/5720
Karar Tarihi
Konu
Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/989 E., 2018/1026 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık müdafiinin temyiz isteminin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen hükme yönelik olduğu belirlenmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Afyon 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde atılı suçtan beraatine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle sanığın atılı suçu işlemediğine, cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, mağdurenin sanığa iftirada bulunduğunu beyan ettiğine ve şikayetinden vazgeçtiğine, mağdure beyanlarının çelişkili olduğuna, sanık beyanlarının aşamalarda samimi ve tutarlı olduğuna, tanık beyanlarının sanığı doğruladığına, kararın usul ve kanuna aykırı olup bozulması talebine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Şikâyetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı olmadığından vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. B. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Mağdure ve kanuni temsilcisinin kovuşturma aşamasında sanıktan şikayetçi olmadıklarına dair beyanları karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatlarının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunmadığı anlaşılmakla, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen mağdure vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Bölge Adliye Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Kabule göre olayın gerçekleştiği mekan ve zaman hususları birlikte gözetildiğinde, sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna yönelik hareketlerini sonuna kadar götürebilme imkânı bulunduğu halde ciddi bir neden olmaksızın mağdurenin vücuduna organ veya sair cisim sokmadığı olayda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 36/1. maddesinde yer alan gönüllü vazgeçme hükümleri de nazara alındığında sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teşebbüsten ceza verilemeyeceği ancak o ana kadar gerçekleşen eylemlerin aynı Kanun'un 103/1. maddesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek bu suçtan mahkumiyeti yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Şikâyetçi Bakanlık Vekili ile Mağdure Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle şikayetçi Bakanlık vekili ile mağdure vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298/1 maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, REDDİNE, B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/25446, K. 2025/5720, T. 24.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-25446-e-2025-5720-k-d1f7bfab51df