Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/17042 E. 2024/7669 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/17042
- Karar No
- 2024/7669
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/446 E., 2016/210 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜMLER : Ceza verilmesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260/1 maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2015/446 Esas, 2016/210 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde mağdurenin kendisi ile arkadaş ve sevgili olması ve aralarında duygusal bağ olması hasebiyle yakınlaştıkları, bu yakınlaşma neticesi suç tarihi ve yerinde mağdur ile cinsel birliktelik yaşadıkları, Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca yapılan DNA incelmesi neticesi %99,99 oranında suça sürüklenen çocuğun ceninin babası olduğunun tespit edildiği kabul edilen eylemde, mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde, suça sürüklenen çocuğun işlediği suçun anlam ve sonuçlarını kavrayabilme ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmediği kanaatine varılmakla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 31/2. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun (5395 sayılı Kanun) 51-a maddesi uyarınca danışmanlık tedbirine karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 31.10.2020 tarihli ve 14-2016/256123 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuğun eyleminin sübut bulduğuna ve hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine yöneliktir. III.GEREKÇE 1. Suç tarihinde on iki - on beş yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 103/2. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-d ve 66/2. maddeleri gereği 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d fıkrası uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin mahkeme sorgusunun yapıldığı 04.02.2016 tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiş, bu nedenle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarih ve 2015/446 Esas, 2016/210 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1-(1) maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,23.09.2024 tarihinde karar verildi.