Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/16670 E. 2024/2411 K. – Cinsel Saldırı

Konu: Cinsel Saldırı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/16670
Karar No
2024/2411
Karar Tarihi
Konu
Cinsel Saldırı

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/129 E., 2015/1082 K. SUÇ : Cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY OLGULAR KDZ. Ereğli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2015 tarihli ve 2014/129 Esas, 2015/1082 Karar sayılı kararı ile dahiliye uzmanı olarak görev yapan sanığın katılanı şikayeti haricinde amacını aşarak muayene ettiği şeklinde kabul edilen olayda cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Delil bulunmadığını, hastane yönetimi ile olan uyuşmazlık nedeniyle sanığa iftira atıldığını, sanığın atılı suçu işlememesi nedeniyle pişman olmadığını, teşdit uygulanarak takdiri indirim yapılmamasının hatalı olduğunu beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Zonguldak Ereğli Devlet Hastanesinde doktor olarak çalışan sanığın olay günü muayene ettiği sırada cinsel saldırıda bulunduğu, katılan üzerinde kamu görevinden kaynaklanan nüfuzunun olmadığı, zira sanığın nüfuzunun bulunduğunun kabulü için görevinin katılan üzerinde güç ve otorite oluşturması, bu otoritenin katılanın direncini kırması ve bu nedenle çekinerek karşı koyamamasının gerektiği, bunun gerçekleşmesi için de sanığın görevinin katılan yönünden zorunlu ve icbar edici nitelik taşımasının zaruri olduğu, dolayısıyla sadece görevinin sağladığı kolaylıktan faydalanarak eylemin gerçekleştirilmesi halinde nüfuzun kötüye kullanıldığının kabulünün mümkün olmadığı, esasen 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi gereğince yapılacak artırımın kamu görevinin, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması haline münhasır olup, dosya içeriğine göre katılan üzerinde nüfuzu bulunmayan sanık hakkında tayin olunan cezanın 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca artırılmayacağı, sanığın eyleminin bu haliyle aynı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen şikayete tabi nitelikteki suçu oluşturduğu dikkate alınarak 14.08.2013 tarihinde savcılık ifadesi alınan katılanın şikayetinin süresinde olup olmadığı değerlendirildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle KDZ. Ereğli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2015 tarihli ve 2014/129 Esas, 2015/1082 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/16670, K. 2024/2411, T. 18.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-16670-e-2024-2411-k-b2ecb8f9fe70