Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/12675 E. 2023/7948 K. – Çocuğun Cinsel
Konu: Çocuğun Cinsel İstismarı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/12675
- Karar No
- 2023/7948
- Karar Tarihi
- Konu
- Çocuğun Cinsel İstismarı
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/57 E., 2015/277 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2015/57 Esas, 2015/277 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan suç tarihinde yürürlükteki haliyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir. III. OLAY VE OLGULAR Kayden 08.02.1993 doğumlu olup, suç tarihinde on altı yaşında bulunan mağdure ile dayısı olan sanığın, 2009 yılı yaz dönemi içinde sanığın annesinin evine ziyarete gidip üç ay boyunca anılan mahalde kaldıkları, bu süre içinde sanığın, ikamette yalnız kaldıkları bir vakitte mağdurenin arkasından yaklaşarak sarılıp "sen benim aşkımsın, sevgilimsin" şeklinde sözler sarf ederek adı geçeni öpüp göğüs ve cinsel organına dokunduğu, adı geçenlerin İstanbul iline dönmeleri ile sanığın da mağdurenin ikamet ettiği konutta kaldığı süre zarfında anılan eylemlerini devam ettirdiği, son olarak 2010 yılı Haziran ayı içinde ikamette başkaca bir kimsenin bulunmadığı sırada sanığın, mağdureye hitaben "aşkım sensin, benimle birlikte olursan para veririm" şeklinde sözler sarf ederek adı geçenin kıyafetlerini çıkarıp göğüs ve dudaklarından öptüğünün kabulüne dair mahkemenin gerekçe kısmında soruşturma aşamasında ayrıntılı anlatımda bulunan mağdurenin namusu ile ilgili bir konuda öz dayısına iftira atmasını gerektirecek geçerli bir nedenin bulunmaması, her ne kadar kovuşturma aşamasında iddialarından vazgeçmiş ise de mağdurenin yaşı, eğitim durumu, içinde yaşadığı sosyo-kültürel yapı, atılı suçun niteliği dikkate alınarak soruşturma aşamasındaki ifadelerinden dönmesinin ailesinin baskısı ve sanığı suçtan kurtarmaya yönelik olduğu sonucuna varılmakla yer ve zaman belirterek ayrıntılı anlatımlarının yer aldığı soruşturma aşamasındaki beyanlarına üstünlük tanınarak inkara dayalı beyanda bulunan sanığın savunmasına itibar edilmediği ve sabit görülen eylemlerinden ötürü cezayı hafifletecek taktiri nedenlerin mevcut olmaması, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri ile failin geçmişi gözetilerek takdiri indirim hükümleri uygulanmaksızın mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Olayın intikal şekli ve zamanı, sanığın aşamalardaki inkara dayalı savunması, savunmada ileri sürülüp tanık Gülten'in anlatımları ile desteklenen mağdurenin sanığın cebinden para çalması iddiasından ileri gelen husumet hali, savunmayı destekler mahiyetteki tanık anlatımı, mağdurenin kovuşturma aşamasında bunalım içerisinde bulunmasından ötürü sanık hakkında asılsız iddialarda bulunduğuna dair anlatımı ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mağdurenin aşamalarda değişen soyut mahiyetteki beyanı dışında cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraatı yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Bozma sebebine uygun olarak onama isteyen Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle; İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2015/57 Esas, 2015/277 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2023 tarihinde karar verildi.