Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/12349 E. 2024/1683 K. – Cinsel Saldırı
Konu: Cinsel Saldırı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/12349
- Karar No
- 2024/1683
- Karar Tarihi
- Konu
- Cinsel Saldırı
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/712 E., 2015/1091 K. SUÇ : Cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR 1. Mudanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.12.2015 tarihli ve 2015/712 Esas, 2015/1091 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Özetle; sanığın katılanın katalogdan cep telefonu hattı tarifelerine baktığı sırada, tezgaha geçerken iki kez katılanın poposuna ön tarafı ile sürtünmekten ibaret eyleminin ani ve kesik hareketlerle vuku bulması sebebiyle ceza tayinin 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesine göre belirlenmesi gerektiğine ilişkindir. B. Sanığın Temyiz İsteği Özetle; iddia edilen olay yeri ile alakalı keşif gerçekleştirilmediği, katılan beyanı dışında başkaca delil olmadan alt sınırdan uzaklaşılarak verilen mahkumiyet kararının yerinde olmadığı, verilen kararın bozulması hususlarına ilişkindir. III. GEREKÇE Olay günü sanığın tezgahın iç bölümünden ön kısmına geçtiği sırada ön tarafı ile katılanın kalçasına sürtündüğü olayda, sanığın eyleminin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesi nedeniyle sarkıntılık düzeyinde kaldığı nazara alınıp hüküm kurulması gerekirken, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mudanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.12.2015 tarihli ve 2015/712 Esas, 2015/1091 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.02.2024 tarihinde karar verildi.