Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/28429 E. 2023/7204 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/28429
- Karar No
- 2023/7204
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/284 E., 2015/330 K. SUÇLAR : Özel belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, Kısmi bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli ve 2013/284 Esas, 2015/330 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, şikayetçi ...'a yönelik özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 51 inci maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ertelemeye; katılan ... ve mağdur ......'a yönelik zincirleme özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 43, 51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ertelemeye; dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasının 52 ve 51 inci maddeleri uyarınca üç kez 1 yıl hapis ve 1.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, atılı suçları işlemediğine, mahkûmiyet kararlarının bozularak beraat kararı verilmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Mesut Ticaret isimli iş yerinde genel sigorta temsilcisi olarak kendi nam ve hesabına sigortacılık faaliyetinde bulunan sanığın şikayetçiler adına kayıtlı araçlara sahte motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenleyerek menfaat elde ettiği iddiasıyla 3 kez resmi belgede sahtecilik ve ... meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından kamu davaları açılmıştır. 2. Sanık savunmasında, atılı suçlamayı kabul etmeyerek, suça konu poliçeleri kendisinin düzenlemediğini sigorta acentesi olan katılan ...'ın düzenlediğini beyan etmiştir. 3. Katılan ... beyanında; sigorta acentesi olarak çalıştığını, sanığın 2011-2012 yıllarında % 10 komisyon karşılığında kendilerine müşteri bulduğunu, bu müşterilerin sigorta poliçelerini kendilerinin düzenlediğini, sanığın da düzenlenen bu poliçeleri müşterilere verdiğini, sigorta şirketinin hesabına yatan sigorta ücretinden de kendisinin % 17 kâr aldığını, bunun % 10'unu da komisyon olarak sanığa verdiğini, suça konu poliçelerin ise kendileri tarafından düzenlenmediğini, söz konusu poliçelerin sanık tarafından sahte olarak düzenlenerek şikâyetçilere verildiğini beyan etmiştir. 4. Mağdurlar ......, ..., şikayetçi ... ve katılan ... beyanlarında özetle; araçlarına ait sigorta poliçelerini yaptırmak için sanığın iş yerine gittiklerini, sanık tarafından poliçelerin hazırlandığını ve sigorta parasını sanığa ödediklerini beyan etmişlerdir. 5. Vergi Dairesi Başkanlığının 14.02.2014 tarihli yazısında; sanığın 973016... Vergi kimlik numaralı mükellef olduğu, 15.09.2009 tarihinde sigorta acentesi ticari faaliyetinden dolayı mükellefiyet kaydının yapıldığı, gelir vergisi beyannamelerinde faaliyetinin ticari kazanç olarak beyan edildiği, bu faaliyetinden doğan kazancının ticari kazanç olduğu ve kazancının fatura ile belgelendirmesi gerektiği belirtilmiştir. 6. Mahkemece suça konu sigorta poliçe asılları üzerinde yapılan inceleme ve gözlemde; belgelerin zorunlu mali sigorta formatına uygun düzenlendiği, üzerinde trafik sigorta pullarının mevcut olduğu, belgelerin özel belge niteliğinde bulunduğu, belgelerin kullanılması durumunda aldatıcılık niteliğinin bulunduğu, bu bağlamda suça konu oluşturabileceği belirtilmiştir. 7. Mahkemece, sigorta acentesi olan sanığın işi karşılığında Vergi Usul Kanunu gereğince ... meslek makbuzu düzenlemediği, fatura düzenlemek zorunda olduğu, bu nedenle sigorta acenteliğinin ... meslek kavramı içinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığı belirtilerek, eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, suça konu belgelerin özel belge niteliğinde olduğu, sanığın bu suçu 26.08.2011, 11.02.2012 ve 15.02.2012 tarihlerinde işlediği, ilk eylemin gerçekleştirildiği tarih itibarıyla ayrı suç oluşturduğu, ikinci ve üçüncü eylem tarihlerinin ise ilk eylem tarihinden yaklaşık 6 ay sonra olması nedeniyle yenilenen kast ile gerçekleştirdiği yönünde kanaat oluştuğu, bu nedenle ikinci ve üçüncü eylemlerin zincirleme özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu belirtilerek, tüm dosya kapsamı ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda sanığın atılı suçları işlediği sabit kabul edilip özel belgede sahtecilik, zincirleme özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Sanığın Mağdur ......, ... ve Katılan ...'e Ait Araçlara Sahte Sigorta Poliçesi Düzenlemesi Eylemlerine İlişkin Zincirleme Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür. 2. Sanık savunması, katılan/mağdur beyanları, sanığın ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, sanık hakkında atılı suçun sübutuna yönelik Mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, temyize konu kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanığın Şikayetçi ...'a Ait Araca Sahte Sigorta Poliçesi Düzenlemesi Eylemine İlişkin Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Suç tarihinin, sahte olarak düzenlenen sigorta poliçe tarihi olan 26.08.2011 olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre; aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır. C. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1. 24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan yasa maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının düzenlendiği dikkate alınarak; somut olayda, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilen özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarının mağdurlarının farklı olduğu anlaşılmakla, sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu, 2. Sanık hakkında hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, Nedenleriyle temyize konu kararlar hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanığın Mağdur ...... (...) ve Katılan ...'e Ait Araçlara Sahte Sigorta Poliçesi Düzenlemesi Eylemlerine İlişkin Zincirleme Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli ve 2013/284 Esas, 2015/330 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanığın Şikayetçi ...'a Ait Araca Sahte Sigorta Poliçesi Düzenlemesi Eylemine İlişkin Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli ve 2013/284 Esas, 2015/330 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, C. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli ve 2013/284 Esas, 2015/330 Karar sayılı kararlarına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2023 tarihinde karar verildi.