Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/37906 E. 2023/7206 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/37906
Karar No
2023/7206
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/503 E., 2020/103 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ...'nin duruşmalı inceleme talebinin, hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2013 tarihli ve 2012/106 Esas, 2013/247 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3'er yıl hapis ve 14.000,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... için aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 2. ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2013 tarihli ve 2012/106 Esas, 2013/247 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanık ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi'nin 26.09.2017 tarihli ve 2017/28357 Esas, 2017/18924 Karar sayılı ilamı ile sanıkların cep telefonu ile katılanı arayarak, kendilerini emniyet mensubu olarak tanıtıp, katılanı dolandırdıklarının iddia edilmesi karşısında; eylemin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (l) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma sonrasında, Mahkemece tanık olarak dinlenen ... hakkında yapılan suç duyurusu neticesinde, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 02.07.2019 tarihli ve 2019/9456 Esas sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davada, 17.07.2019 tarihli ve 2019/266 Esas, 2019/347 Karar sayılı karar ile temyize konu dava ile birleştirme kararı verilmiştir. 4. ... 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12.03.2020 tarihli ve 2017/503 Esas, 2020/103 karar sayılı kararı ile her üç sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2'şer yıl 6'şar ay hapis ve 11.660,00'ar TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... için aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ...'nin temyiz isteği; atılı suçu işleme kastı olmamasına rağmen mahkûmiyet kararı verilmesi nedeniyle kararın bozulması gerektiğine, 2. Sanık ...'in temyiz isteği, re'sen göz önüne alınacak nedenlerle kararın bozulması talebine, 3. Katılanın temyiz isteği, sanıklara daha ağır ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanıkların suç tarihinde katılanı telefon ile arayarak kendilerini emniyet mensubu olarak tanıttıkları ve katılana ait telefon numarasının terör örgütü eylemlerinde kullandığını, savcının hesabına para yatırması gerektiğini söyledikleri, katılanın kendisine verilen sabit hatlı numarayı aradığında karşısına çıkan şahsın'' senin hesaplarını temizlememiz lazım'' demesi üzerine katılanın şahıslara güvenerek kendisine verilen sanık ...'nun hesabına 17.964,00 TL tutarında para gönderdiği, sanık ...'nin, hesabına gelen parayı 19/10/2011 tarihinde sanık ... ile birlikte çektikleri, paranın 2.000,00 TL'sini alarak kalan tutarı sanık ...'in hesabına gönderdikleri, sanık ...'ın da parayı aynı gün bankadan çektiği iddiasıyla sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan kamu davaları açılmıştır. 2. Sanıklar atılı suçlamayı kabul etmeyerek özetle; sanık ...'nin sanık ...'tan 2.000,00 TL alacağı olduğunu, bu alacağını sanık ...'ın alacaklı olduğu başka bir şahıstan gelen paradan alacağını ancak bu şahsın Veli'nin hesabına fazla para gönderdiğini, bu nedenle 2.000,00 TL'nin sanıklar Veli ve ... tarafından alındıktan sonra kalanını sanık ...'ın hesabına gönderiklerini beyan etmişlerdir. 3. Paranın katılan tarafından sanık ...'nin hesabına yatırıldığı, sanıklar Veli ve Behsat tarafından çekildiği, kalan paranın sanık ...'ın hesabına gönderildiği ve sanık ... tarafından çekildiğine dair banka dekontları ve güvenlik kamerası görüntüleri dosyaya konulmuştur. 4. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, sanıkların aşamalarda farklılık gösteren ve olayın oluşuna aykırı savunmalarına itibar edilmediği, sanıkların iştirak halinde katılanı dolandırmak suretiyle menfaat temin ettikleri yönünde kanaate varıldığı, eylemin suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinde düzenlenen ve sanıklar lehine olan dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, sanıkların güttüğü amaç ve saikleri ile meydana gelen zarar dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle cezalandırılmalarına karar verilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir. 2. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre, sanıkların atılı suçu işledikleri yönündeki kabul ile gerekçeleri açıklanarak takdiren ve teşdiden alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ceza tayin edildiği, yine gerekçeleri açıklanarak takdiri indirim uygulandığı anlaşılmakla, Mahkemenin kabul ve uygulamasında hukuka aykırılık görülmemiş ve sanıklar ... ile Behsat'ın atılı suçu işlemediklerine, katılanın ise daha ağır ceza verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar ... ve Behsat ile katılanın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, ... 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12.03.2020 tarihli ve 2017/503 Esas, 2020/103 Karar sayılı kararlarında sanıklar ... ve ... ile katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar ... ve ... ile katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/37906, K. 2023/7206, T. 17.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-37906-e-2023-7206-k-1a74b4038cd5