Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/11684 E. 2024/6282 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/11684
- Karar No
- 2024/6282
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/474 E., 2015/319 K. Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile sanığın, katılanı kütüphanenin bir odasına zorla soktuktan sonra başına silah dayayıp yine zorla nitelikli cinsel saldırıda bulunduğu ve sonrasındaki süreçte de katılanın isteği dışında ısrarlı bir şekilde katılanı arayıp, katılana mesajlar attığı iddiasıyla açılan kamu davasında, sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Katılanın aşamalardaki beyanlarının istikrarlı olduğu ve sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, bu nedenle sanık hakkında atılı suçlardan mahkumiyet hükümleri kurulması gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇE A. Nitelikli Cinsel Saldırı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşıldığından Mahkeme hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozmak Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde 1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 123 üncü maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst hadlerine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 26.05.2015 tarihli sanığın Mahkemedeki sorgusu olup, bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. 3.Tebliğnamedeki onama isteyen görüşe atılı suçun zamanaşımına uğraması nedeniyle iştirak edilmemiştir. IV. KARAR A. Nitelikli Cinsel Saldırı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozmak Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,25.06.2024 tarihinde karar verildi.