Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2013/247 E. 2013/10336 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2013/247
Karar No
2013/10336
Karar Tarihi

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Yasadışı silâhlı terör örgütü üyesi olmak suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 314/2, 62 ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 58/9. maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.06.2008 tarihli ve 2000/279 esas, 2008/222 sayılı kararının Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 12.10.2009 tarihli ve 2009/4090 esas, 2009/9939 karar sayılı ilâmı ile onanarak kesinleşmesini müteakip, cezanın infazının 647 sayılı Yasa'nın 19 ve Ek 2. maddelerine göre yapılması talebinin reddi ile cezanın 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107/4. maddesi gereğince infaz edilmesine ilişkin aynı Mahkemenin 05.04.2012 tarihli ve 2012/250 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair mercii İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.05.2012 tarihli ve 2012/578 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Dosya kapsamına göre; 1- Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 14.10.2009 tarihli ve 2009/13120 esas, 2009/12722 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5275 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 107/4. maddesinin, "suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkumiyet halinde ..." uygulanabilmesi karşısında, örgüt kurmayı, yönetmeyi veya örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkûmiyeti içermeyen örgüt üyeliğinin anılan fıkra kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu halde sanık hakkında yasadışı silâhlı terör örgütü üyesi olmak suçundan verilen cezanın, suç tarihi nazara alındığında 647 Sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 19 ve ek 2. maddeleri uyarınca infaz edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, 2- Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.12.2005 tarihli ve 2005/11724- 19669 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinin 2. fıkrasında "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." 3. fıkrasında "Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler derhal uygulanır." şeklinde infaz rejimi ile ilgili düzenlemelere yer verilmesi karşısında, sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte olmayan, infaz rejimi ile ilgili bulunan ve sanık aleyhine hüküm doğuracak surette, hakkında hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 13.12.2012 tarih ve 2012/18137/71018 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.12.2012 tarih ve 2012/314457 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla; Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1) Terör örgütü üyesi olma suçundan verilen cezanın infazının ne şekilde yapılacağı hususu ile ilgili olarak; a- 3713 sayılı Kanunun 17. maddesinde 18.07.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5532 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrası işlenen suçlar bakımından: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 58/9. maddesinin, örgüt mensubu suçlu hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına hükmedileceği hükmünü içerdiği, anılan hükmün örgüt mensubu olma suçundan mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanan infaza ilişkin bir düzenleme olduğu ve kazanılmış hakka konu edilemeyeceği, aynı Kanunun “Tanımlar” başlıklı 6/1-j maddesine göre örgüt mensubu suçlu deyiminden; bir suç örgütünü kuran, yöneten, örgüte katılan veya örgüt adına diğerleriyle birlikte veya tek başına suç işleyen kişinin anlaşılacağı, nitekim 18.07.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5532 sayılı Kanunla yapılan değişik 3713 sayılı Kanunun 17/1. maddesine göre bu Kanun kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlar hakkında, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması bakımından 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107/4 ve 108. maddesi hükümleri uygulanacağı, b- Dava konusu olayda olduğu gibi 18.07.2006 tarihinden önce işlenen suçlar bakımından: 5237 sayılı TCK’nın zaman bakımından uygulama başlıklı 7/2. maddesine göre suçun işlendiği zamanda yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun hükümlerinin farklı olması halinde hükümlünün lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı, aynı maddenin 3. fıkrasına göre infaz rejimine ilişkin hükümlerin derhal uygulanacağı fakat koşullu salıverilmenin, infaz rejimine ilişkin hükümlerin derhal uygulanmasının istisnaları arasında sayıldığı dikkate alındığında; koşullu salıverme ile ilgili olarak da lehe infaz kanununun tespit edilmesi gerektiği; suç tarihinde yürürlükte bulunan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 17/1. maddesinde bu Kanun kapsamına giren suçlardan mahkum olanlar hakkında koşullu salıverilme ile ilgili olarak yine aynı maddenin uygulanacağı hükmünün bulunduğu, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 18.07.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5532 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki 17/1. maddesine göre 647 sayılı Kanunun 19. maddesinin bir ve ikinci fıkraları ile Ek 2. maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı ve koşullu salıverilme için hükümlülük süresinin dörtte üçünün iyi halli olarak çekilmesi gerektiği, bu durumda 3713 sayılı Kanunun 5532 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki 17/1. maddesi hükümleri ile sonradan yürürlüğe giren ve yukarıdaki 1. bölümde uygulaması açıklanan 5275 sayılı Kanunun 107/4. maddesi hükümleri arasında yapılacak lehe kanun değerlendirmesinde, her iki durumda da koşullu salıverilme için cezaevinde iyi halli olarak geçirilmesi gereken sürenin hükmedilen süreli hapis cezasının dörtte üçü olacağı, bu durumda ise değerlendirmeye konu edilen her iki kanun hükmünün aynı sonucu vermesi ve 5275 sayılı Kanunun 107. maddesinde öngörülen denetim süresinin infaz rejimine ilişkin olup TCK'nın 7/3. maddesine göre derhal uygulanması gerektiği sonucuna varıldığından; 2) Terör örgütü üyesi olma suçu eski tarihli olup, lehe olan 5237 sayılı TCK’nın 314/2. maddesinin uygulanması halinde hapis cezasının aynı Kanunun 58/9. maddesinde düzenlenmiş bulunan mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilip çektirilemeyeceğine ilişkin bozma talebine gelince; Mükerrirlere özgü infaz rejimi ile ilgili husus itiraza konu müddetnameye ve kanun yararına bozmanın konusunu oluşturan mercii kararına konu edilmediği gibi, 5271 sayılı CMK’nın 309/1. maddesi uyarınca kanun yararına bozma isteminin yalnızca temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılık hallerinde söz konusu olabileceği, oysa 5237 sayılı TCK’nın 58/9. maddesi uygulamasının temyiz incelemesinden geçerek Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 12.10.2009 tarihli kararıyla onanarak kesinleştiği ve bu durumda kanun yararına bozma talebinin koşulları bulunmadığı anlaşıldığından, Terör örgütü üyesi olan hükümlünün cezasının infazına ilişkin olarak verilen İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.04.2012 tarihli ve 2012/250 değişik iş sayılı kararı ile anılan karara yönelik itirazın reddine dair İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.05.2012 tarihli ve 2012/578 değişik iş sayılı kararında bir isabetsizlik bulunmadığından ve kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki her iki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran bu gerekçelerle yerinde görülmediğinden REDDİNE, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2013/247, K. 2013/10336, T. 08.07.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2013-247-e-2013-10336-k-e79ea079fd75