Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/2195 E. 2025/5976 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2195
- Karar No
- 2025/5976
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/398 E., 2021/365 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2021 tarihli ve 2020/398 Esas, 2021/365 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yoklama kaçağı suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 63/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1, 50/1-a ve 52. maddeleri uyarınca hapis cezasından çevrili 1.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 25.03.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 06.03.2025 tarihli ve 94660652-105-35-11604-2021-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.03.2025 tarihli ve KYB - 2025/33156 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.03.2025 tarihli ve KYB - 2025/33156 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1-Dosya kapsamına göre; 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 63. maddesine göre sanık hakkında tanzim edilen idari para cezasında kanun yolu bilgilerinin bulunmadığı gibi tebliğ evrakında da karara karşı başvurulabilecek kanun yolu, mercii ve süresinin gösterilmediği, dolayısıyla kararda başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde kararın kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği ve 30/03/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Kararların Tebliği" başlıklı 26. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen, "idari yaptırım kararı, 11/02/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgili kişiye tebliğ edilir. Tebligat metninde bu karara karşı başvurulabilecek kanun yolu, mercii ve süresi açık bir şekilde belirtilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanık hakkında kesinleşmiş idari yaptırım kararı bulunmadığı ve suçun unsurları oluşmadığı cihetle, sanığın beraatı yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde, 2-Kabule göre de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251. maddesinde yer alan, "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir" şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanığın mahkûmiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesi gereğince basit yargılama usulüne tâbi olduğu ve atılı eyleme ilişkin yürütülen soruşturma neticesinde Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 19/06/2020 tarihli ve 2020/2231 soruşturma sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı ve 24/06/2020 tarihinde Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabul edilmesi ile kovuşturma evresine geçildiği, kararın ise 09/03/2021 tarihinde verildiği anlaşılmakla, tensip tarihi itibariyle sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Mahkemesince bir değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesinde yer alan "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki (1) numaralı talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2021 tarihli ve 2020/398 Esas, 2021/365 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeni sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden ve yüklenen suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı anlaşıldığından; sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223/2-a maddesi uyarınca BERAATİNE, 4. Bozma nedenine göre kanun yararına bozma ihbarnamesinde yer alan (2) numaralı "kabule göre" başlıklı istem yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2025 tarihinde karar verildi.