Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/297 E. 2025/5950 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/297
- Karar No
- 2025/5950
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/902 E., 2021/715 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, suça konu eşya ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesinde hüküm tarihinden önce Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan iptal kararı ile basit yargılama usulünün uygulanma imkânının ortaya çıkması nedeniyle kararın bozulması yönünde görüş bildirilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/1. maddesindeki düzenleme uyarınca basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmaması yönünden hakimin takdir yetkisinin bulunduğu, dosyanın tetkikinde Mahkeme tarafından, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe girmesinden sonra dosyanın ele alındığı, duruşma açılıp genel hükümlere göre yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen sanık hakkında hem hapis hem de adli para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58. maddesinin uygulanmasında adli para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin fıkradaki "cezanın" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "hapis cezasının" ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.04.2025 tarihinde karar verildi.