Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2013/12886 E. 2013/15511 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/12886
- Karar No
- 2013/15511
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Muhafaza görevini kötüye kullanma Hüküm : TCK'nın 289/1-birinci cümlesi, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Karar tarihi itibariyle temyizi mümkün olan hükmün kesin olduğu belirtilmek suretiyle sanık yanıltılmış olduğundan temyizin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede, Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “12.07.2010” yerine “07.07.2010” olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir. Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- 03.06.2009 tarihinde haczedilerek sanığa yediemin sıfatıyla teslim edilen malların Gölcük İcra Müdürlüğünün 2009/1119 Talimat dosyasında 24.06.2010 tarihinde satış kararının alındığı tespit edilmiş ise de; suç tarihinde yürürlükte bulunan İİK'nın 106 ve 110. maddeleri gereği hacizli taşınır malların hacizden itibaren bir yıllık süre içerisinde satışının istenmemesi halinde haczin başka bir işleme gerek kalmaksızın kalkacağı ve bu nedenle muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun hukuka aykırılık öğesinin oluşmayacağı dikkate alınarak İcra ve İflas Kanuna göre icra muamelesi ve süreyi durduran halin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti için Kocaeli 3. İcra Müdürlüğünün 2009/4368 esas sayılı dosyasının onaylı bir örneğinin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde dosya içerisine alınarak, süresinde satış istenip istenmediği belirlendikten sonra sonucuna göre sanığın hukukî durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, 2- Kabul ve uygulama göre de; a- Borçlu ile evli olan sanık ...'nin haczedilen ev eşyalarının Medeni Kanun hükümleri uyarınca sahibi olduğu ve hakkında TCK'nın 289/1- ikinci cümlesi uyarınca cezada indirim yapılması gerektiği gözetilmeden fazla ceza tayini, b- TCK'nın 61/9. maddesindeki adli para cezasının alt sınırının suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az olamayacağına ilişkin düzenlemenin maddede seçimlik ceza öngörülmesi durumunda uygulanabileceği, TCK'nın 289/1. maddesinde ise adli para cezasının seçenek olarak öngörülmediği gözetilmeden, mahkemece cezanın asgari hadden tayin edileceğinin kabul edilmesine rağmen hükmedilen temel adli para cezasının TCK'nın 52/1. maddesi uyarınca 5 gün yerine TCK'nın 61/9. maddesine yanlış anlam verilerek 90 gün olarak fazla tayini, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 10.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.