Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2012/5650 E. 2012/10511 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/5650
- Karar No
- 2012/10511
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, silahlı terör örgütünün propagandasını yapma, patlayıcı madde bulundurma, patlayıcı madde atma, 2911 sayılı Kanuna muhalefet, görevi yaptırmamak için direnme Hüküm : Her iki sanık hakkında: 1- 2911 sayılı Kanunun 33/1, TCK’nın 53/1-2-3. maddeleri uyarınca mahkumiyet 2- 2911 sayılı Kanunun 33/2. maddesi delaletiyle aynı Kanunun 32/1, TCK’nın 53/1-2-3. maddeleri uyarınca mahkumiyet 3- TCK’nın 220/6 ve 314/3. maddeleri delaletiyle 314/2, 53/1, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca mahkumiyet 4- 3713 sayılı Kanunun 7/2, TCK’nın 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet 5- TCK’nın 265/1-3, 53/1-2-3, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet 6- TCK’nın 170/1-c, 53/1-2-3, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet 7- TCK’nın 174/1, 52/2, 53/1-2-3, 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Tayin olunan cezaların süresi itibariyle sanıklar müdafilerinin duruşma isteminin CMUK'nın 318. maddesindeki koşulları bulunmadığından REDDİNE, 1- Sanık ... hakkında patlayıcı madde bulundurma suçundan kurulan hükme yönelik olarak yapılan incelemede; Terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde patlayıcı madde bulundurma suçunu işlediği kabul edilen sanığın cezasından 3713 sayılı Kanunun 5/2 ve TCK’nın 174/2. maddeleri uyarınca yapılacak arttırımın üçte ikiden az olamayacağı gözetilmeden, yarı oranında arttırım yapılmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK'nın 58/9. maddesi infaz rejimi ile ilgili olup kazanılmış hak oluşturmayacağı da gözetilerek sanık hakkında patlayıcı madde bulundurma suçundan kurulan hüküm nedeniyle anılan madde uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması konusunda her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 2- Sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, 2911 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik olarak yapılan incelemede; Sanıklar müdafilerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Hükümden sonra 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 85. maddesiyle TCK'nın 220/6. maddesinde yapılan değişiklik ile sanıklara yüklenen 2911 sayılı Kanuna aykırılık suçlarının tarihleri, işlenme yöntemleri ve temel şekli itibariyle gerektirdiği cezaların sürelerine göre, aynı Kanunun geçici 1 ve 2. maddeleri kapsamında kaldığı anlaşıldığından; sanıkların hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması, 3- Sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve terör örgütünün propagandasını yapma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince; Sanıkların saiki de dikkate alındığında; 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi kapsamında düşünce ve kanaat açıklaması yöntemi olarak kabul edilemeyecek olan 3713 sayılı Kanunun 7/2-a maddesine uygun "terör örgütünün propagandasına dönüştürülen gösteri yürüyüşünde, kimliğin gizlenmesi amacıyla yüzün kapatılması" ve TCK'nın 265/1. maddesine uygun "kamu görevlisine karşı görevi yaptırmamak için direnme" eylemlerinden açılan davalara ilişkin dosyanın 6352 sayılı Kanunun geçici 2/1. maddesi uyarınca hükmü veren mahkemeye gönderilmeyip incelenmesi gerektiği anlaşılmakla; Sanıklar müdafilerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Hükümden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 105/2-b maddesiyle 3713 sayılı Kanunun 13. maddesinin yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle; sanıkların hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması, 4- Sanık ... hakkında patlayıcı madde atma ve sanık ... hakkında patlayıcı madde bulundurma ve atma suçlarından kurulan hükümlerde; Sanık ...’ın patlayıcı madde atma ve patlayıcı madde bulundurma ve sanık ...’nın ise patlayıcı madde atma suçlarına iştirak ettiğine ya da bu eylemlerin talimatını verdiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden atılı suçlardan beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 03.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.