Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2011/8996 E. 2012/509 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/8996
- Karar No
- 2012/509
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Mala zarar verme Hüküm : TCK’nın 151/1, 62/1, 53, 58/2-b, 58/7. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığa 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı tanınmadan, 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 11.01.2012 tarihinde sonuçta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
CMK’nın “Suçun niteliğinin değişmesi” başlıklı 226. maddesinin 1. fıkrasındaki düzenlemeye göre suçun niteliğinin değişmesi halinde, 2. fıkrasındaki düzenlemeye göre de cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hallerin ilk defa duruşma sırasında ortaya çıkması durumunda, sanığın bu hususlarda önceden haberdar edilip savunmasını yapabilecek bir halde bulundurulması gerekmektedir. Diğer bir deyişle, bu durumlara yönelik ek savunma yapabilme olanağının sağlanması icap eder.
Ancak, sanığın mükerrir olduğunun yargılama sırasında tespiti, mükerrirliği bazı suçların nitelikli hali olarak öngören özel düzenlemeler ayrık tutulmak şartıyla, suçun hukuki niteliğinde bir değişiklik meydana getirmez. Ayrıca suçta tekerrür hali, yürürlükten kalkmış bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 81 ve 85. maddelerindeki düzenlemelerden farklı olarak, yeni ceza sisteminde mahkemece hükmolunacak ceza miktarında değişiklik veya artışa da neden olmamaktadır. Keza TCK’nın suçta tekerrürü düzenleyen 58. maddesi, “Güvenlik tedbirleri”ne ilişkin 53-60. maddeler arasında yer almakta ise de, güvenlik tedbiri niteliğinde değildir; mahiyeti itibariyle infaza taalluk eden ve şartla salıverilmeyi ilgilendiren bir kurumdur. Bu nedenlerle, CMK’nın 226. maddesinde sınırlı biçimde sayılan hallere girmeyen suçta tekerrür halinin TCK’nın 58. maddesi uyarınca kararda saptanacak olması, sanığın bu hususta savunma yapabilecek durumda bulundurulması zorunluluğunu doğurmaz. Başka bir deyişle, mükerrirliğin tespiti nedeniyle ek savunma verilmesi gerekli değildir.
Buna karşılık, Ceza Muhakemesi Kanununun duruşmada okunması zorunlu belgeleri düzenleyen 209. maddesine göre, sanık hakkındaki adli sicil özetlerinin ve delil olarak kullanılacak belgelerden olması itibariyle de önceki mahkumiyet ilamlarının duruşmada okunması zorunludur. Somut olayda, sanığın adli sicil özeti duruşmada okunmamış, CMK’nın 209. maddesindeki zorunlu işlem yerine getirilmemiştir. Bu yanılgılı uygulama bir yandan savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurmuş, öte yandan, CMK’nın duruşmada okunmayan ve dolayısıyla yargılama sırasında yargılama süjelerinin bilgisine sunulmayan bir kanıta hükümde dayanılmasını yasaklayan 217. maddesine aykırılık oluşturmuştur.
Bu itibarla, hükmün yukarıda açıklanan ve savunma hakkını kısıtlayan bu usul yanılgıları nedeniyle bozulması gerektiğini düşündüğümden, sayın çoğunluğun kabul ettiği bozma gerekçesine katılmıyorum. 11.01.2012