Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2011/10486 E. 2011/28649 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/10486
- Karar No
- 2011/28649
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mala zarar verme ve kamu malına zarar verme suçlarından sanık ...'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1, 152/1-a maddeleri uyarınca 4 ay hapis, 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, Karacasu Asliye Ceza Mahkemesinin 01/05/2008 tarihli ve 2006/54 esas, 2008/40 sayılı ilâmı tekerrüre esas teşkil ettiğinden sanığın cezasının aynı Kanun'un 58/6-7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/03/2011 tarihli ve 2010/853 esas, 2011/215 sayılı kararı ile ilgili olarak; Dosya kapsamına göre; 1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 225/1. maddesi gereğince hükmün konusunun, iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, somut olayda 06/12/2010 tarihli iddianamenin anlatım kısmında sanığın üzerine atılı kamu malına zarar verme suçu açıklanırken Nazilli E Tipi Kapalı Ceza infaz Kurumunun müşahade odasının kapısına ismini yazdığından bahisle dava açıldığı hâlde, ayrıca dava konusu edilmeyen mala zarar verme suçundan da mahkûmiyet kararı verilmesinde, 2- 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için tekerrüre esas alınan erteli mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesi ve denetim süresi içerisinde yeni suçun işlenmiş olması yeterli olduğu dikkate alındığında, sanığın önceki suçları için hükmedilmiş en ağır cezayı içeren Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/04/2010 tarihli ve 2009/188 esas, 2010/265 sayılı kararıyla hükmedilen erteli 1 yıl 8 ay hapis cezasının denetim süresi içerisinde işlendiği ve tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 04.08.2011 gün ve 2011/9917/41423 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.09.2011 gün ve 2011/266038 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla; Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1- Kararın gerekçesi ve hüküm fıkrası içeriğine göre, sanığa atılı tek eylem olan kamu malına zarar verme suçuyla ilgili olarak yalnızca bir hüküm kurulduğu, ilk olarak suçun yalın halini düzenleyen 5237 sayılı TCK’nın 151/1. maddesi uygulanarak verilen cezanın, aynı yasanın suçun nitelikli halini düzenleyen 152/1-a maddesi ile öngörülen cezaya hükmolunduğu ve sonuç olarak tek ceza verildiği, dava konusu edilmeyen mala zarar verme suçundan da mahkumiyet kararı verildiğine ilişkin düşüncede isabet bulunmadığı anlaşılmakla, 2- 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanması açısından, her ne kadar tekerrüre konu mahkumiyet hükümleri içinden en ağır cezayı içeren hükmün tekerrüre esas alınması gerekmekte ise de, somut olayda hükümlünün koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın bir ay olması ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108/2. maddesindeki “Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz” amir hükmü karşısında, hangi mahkumiyet hükmü tekerrüre esas alınırsa alınsın sonuca etkili olmadığı anlaşılmakla, en ağır cezayı içeren mahkumiyet hükmünün tekerrüre esas alınmaması nedeniyle hükmün bozulması gerektiğine ilişkin düşüncede isabet bulunmadığı anlaşılmakla, yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.