Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/3736 E. 2026/4743 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3736
Karar No
2026/4743
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/100 E., 2022/187 K.

.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar, davacılar vekili ve asli müdahil / davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.

Asli müdahil / davalı ... İdaresi vekili tarafından Dairemizce verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Asıl davada davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; Bolu ili Merkez ilçesi ... köyünde 1945 yılında 14 numaralı Orman Tahdit Komisyonu tarafından 3116 sayılı Orman Kanunu'na (3116 sayılı Kanun) göre orman tahdidi yapıldığını ve kesinleştiğini, yapılan ve kesinleşen bu tahdit çalışmasında atalarından müvekkillerine miras kalan, kadimden beri zilyet ve tasarruflarında bulunan, üzerinde tahıl tarımı yapılan tarım arazisi niteliğindeki tarlanın 1971, 1972, 19 73... OTS noktaları ile çevrilen poligon içerisinde, orman sınırları dışında ve orman sayılmayan yer olarak müvekkilleri olan davacıların murislerinin isimleri de sayılmak suretiyle bırakıldığını, ... köyünde 1960'lı yıllarda 766 sayılı Tapulama Kanunu'na göre tapulama çalışması yapıldığını, ancak tarlaya tapu verilmeyerek sahipsiz bırakıldığını, taşınmazın kadimden beri davacıların atalarının zilyet ve tasarruf ettiklerini, nizasız ve fasılasız malik sıfatı ile kullandıklarını ve onların ölümü ile mirasçıları olarak davacıların 20 yılı aşkın bir süreden beri malik sıfatı ile tasarruflarında bulundurduklarını ileri sürerek, davacıların 50 seneyi aşkın bir süreden beri nizasız ve fasılasız malik sıfatı ile elinde bulundurdukları taşınmazın davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleşen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; Bolu ili Merkez ilçesi ... köyünde 1945 yılında 14 numaralı Orman Tahdit Komisyonu tarafından 3116 sayılı Kanun'a göre orman tahdidi yapıldığını ve kesinleştiğini, yapılan ve kesinleşen bu tahdit çalışmasında atalarından kendilerine miras kalan, kadimden beri zilyet ve tasarruflarında malik sıfatı ile bulunan, üzerinde tahıl tarımı yapılan, tarım arazisi niteliğindeki tarlanın 1971, 1972, 19 73... OTS noktaları ile çevrilen poligon içerisinde, orman sınırları dışında ve orman sayılmayan yer olarak müvekkili olan davacının murislerinin isimleri de sayılmak sureti ile bırakıldığını, ... köyünde 1960'lı yıllarda 766 sayılı Tapulama Kanunu'na göre tapulama çalışması yapıldığını, ancak tarlaya tapu verilmeyerek sahipsiz bırakıldığını, bu yerin kadimden beri sahipsiz tapusuz, davacının atalarının zilyet ve tasarruf ettiklerini, nizasız fasılasız 20 yılı aşkın bir süreden beri malik sıfatı ile tasarruflarında bulundurduklarını, zilyet oldukları taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bir yer olduğunu, dava arkadaşları ve mirasçılar olarak ..., ..., ... ve ... tarafından konusu ve tarafları aynı olarak Bolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/386 Esas sayılı dosyasında tescil davası açıldığını, taraflar arasında fiili irtibat bulunduğunu, bu nedenle dosyaların birleştirilmesi gerektiğini ileri sürerek, 50 seneyi aşkın bir süreden beri nizasız ve fasılasız malik sıfatı ile zilyet ve tasarrufunda bulundurduğu atalarından beri kullanılan dava konusu yerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

3. Asli müdahil davalı ... İdaresi vekili müdahale dilekçesinde; dava konusu taşınmazın öncesi itibarıyla orman olduğunu, yapılan orman kadastrosu çalışmalarında bir kısmının orman sınırları içinde, bir kısmının da orman vasfını kaybettiği gerekçesiyle 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi kapsamında bırakıldığını, orman sınırları içinde olan kısmın eylemli haliyle de orman olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazın orman ve eylemli orman olan kısımlarının, orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaza ait orman tahdit kayıtları, haritaları ve sair belgelerin temini ile taşınmazın orman ve 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi sınırlanması dışında kalıp kalmadığının araştırılması gerektiğini, dava konusu taşınmazın tapulama çalışmalarında da davacılar adına tescil görmediğini, davacılara tapu verilmediğinin anlaşıldığını, orman kadastro tespitine ve tapulama çalışmalarına ilişkin dayanak belgeler, tutanaklar, tanık, mahalli bilirkişi beyanları, keşif, bilirkişi ve tüm kayıt ve delillerin incelenmesi neticesinde davacının dava ve iddialarının haksızlığının ortaya çıkacağını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 25.12.2015 tarihli ve 2012/386 Esas, 2015/597 Karar sayılı kararıyla; "dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğu" gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 25.12.2015 tarihli ve 2012/386 Esas, 2015/597 Karar sayılı kararına karşı davacılar vekili ve asli müdahil/davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 11.01.2022 tarihli ve 2021/8575 Esas, 2022/171 Karar sayılı ilamıyla; ".... 1) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve ilâmda belirlenip dayanılan gerektirici sebeplere göre davacı ... ve müşterekleri vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2) Asli müdahil Orman İdaresinin temyiz itirazlarına gelince, davacı ... İdaresi çekişmeli taşınmazın orman olduğu iddiasıyla davaya müdahil olduğu halde bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir." denilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "dava konusu taşınmazın orman niteliğinde olduğu, bozma kararının içeriğine göre kararı temyiz eden davacılar ... ve arkadaşları yönünden temyiz itirazlarının reddine karar verildiği, birleşen dosya davacısının kararı temyiz etmediği ve bozma kararının asli müdahale talebine ilişkin bir karar verilmesi yönüyle sınırlı olduğunun gözetilmesi gerektiği" gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine, asli müdahil Orman İdaresinin davasının kabulüne, Bolu ili Merkez ilçesi ... köyünde 01.10.2015 hakim havale tarihli ve 30.09.2015 tanzim tarihli teknik bilirkişiler tarafından tanzim edilen rapora ekli krokide OS1971, OS1972, OS1973, OS ... numaralı taşlarla çevrili olan A (P2) sembolü ile gösterilen alanın orman vasfı ile Hazine lehine tapuya tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı, davacılar vekili ve asli müdahil / davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 24.04.2025 tarihli ve 2024/1441 Esas, 2025/3314 Karar sayılı ilamıyla, davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin reddine, asli müdahil/davalı ... İdaresi vekilinin temyizi yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiş ve iş bu karara karşı, asli müdahil / davalı ... İdaresi vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.

VI. KARAR DÜZELTME

Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman vasfında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Dairemizin 04.03.2026 tarihli ve 2025/6097 Esas, 2026/1530 Karar sayılı geri çevirme kararı üzerine, dosya içerisine gelen Bolu Kadastro Müdürlüğünün 12.05.2026 tarihli ve Bolu Tapu Müdürlüğünün 06.05.2026 tarihli yazılarından, dava konusu taşınmazın bulunduğu Bolu ili Merkez ilçesi ....köyünde dava tarihinden sonra kadastro çalışması yapıldığı ve dava konusu taşınmaz hakkında 1 36... parsel numarasıyla kadastro tutanağı düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere; 3402 sayılı Kanun'un 26. maddesinde, Kadastro Mahkemesinin görevinin, her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği gün başlayacağı açıklanmış, anılan Kanun'un 27. maddesinde ise, yerel hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o mal hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevinin sona ereceği belirtilmiştir.

Bu itibarla; Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sırasında, İlk Derece Mahkemesince hakkında kadastro tutanağı düzenlenen taşınmaz hakkında görevli mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğu göz önüne alınıp, 3402 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilerek dosyanın Kadastro Mahkemesine devredilmesi ve yapılacak araştırmada hakkında tutanak düzenlemeyen taşınmaz bölümü / bölümleri bulunduğunun anlaşılması durumunda ise bu bölümler yönünden işin esası hakkında karar verilmesi gereğine değinilerek, hükmün bozulması cihetine gidilmesi gerekirken, maddi hataya dayalı olarak hükmün onandığı anlaşıldığından, Dairemizin onama ilamının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının belirtilen gerekçeyle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Asli müdahil/davalı ... İdaresi vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 24.04.2025 tarihli, 2024/1441 Esas ve 2025/3314 Karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2026/3736, K. 2026/4743, T. 01.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2026-3736-e-2026-4743-k-ec2d1c5994e0