Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2374 E. 2026/4740 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2374
- Karar No
- 2026/4740
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/66 E., 2025/40 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Muğla ili .... ilçesi .... köyü çalışma alanında bulunan 1 07... parsel sayılı 10.382,66 m² yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla; 1 07... parsel sayılı 6.407,14 m² yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla; 1 13... parsel sayılı 5.742,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz iki ev ve bahçe vasfıyla ve 1 14... parsel sayılı 200,30 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise bahçe vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacılar ..., ... ve ..., 30.05.1995 tarihli dava dilekçelerinde; Muğla ili ... ilçesi ... köyü 1 07... parsel sayılı taşınmazın müşterek murisleri ...'den intikal ettikten sonra mirasçılar arasında yapılan taksimle bir kısmının ...'e, bir kısmının da ... ve ...'a intikal ettiğini, aynı köy 1 13... parsel sayılı taşınmazın da murislerinin ölümüne müteakip yapılan taksimle ...'e intikal ettiğini ileri sürerek, davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazların adlarına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir. 3. Birleşen 1996/545 Esas sayılı dosyada davacı ..., 11.09.1996 tarihli dava dilekçesinde; Muğla ili ... ilçesi ... köyü 1 07... parsel sayılı taşınmazın muris ...' den intikal ettiğini ileri sürerek, davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 4. Birleşen 1995/285 Esas sayılı dosyada davacılar ... ve ..., 15.05.1995 tarihli dava dilekçelerinde; Muğla ili ... ilçesi ... köyü 1 07... parsel, 1 07... parsel ve 1 14... parsel sayılı taşınmazların murislerinden intikal ettiğini ileri sürerek, davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın adlarına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu gereğince Hazine adına tescil edildiğini, bu gibi yerlerin kanun gereği özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.09.1997 tarihli ve 1995/325 Esas, 1997/508 Karar sayılı kararıyla, "davacılar lehine iktisap şartlarının oluştuğu" gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 25.09.1997 tarihli ve 1995/325 Esas, 1997/508 Karar sayılı kararına karşı davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 22.10.1998 tarihli ve 1998/47 88... /10814 Karar sayılı ilamıyla, ".... dava konusu 1 07... ve 15 parsellerin 3. derece arkeolojik ve doğal sit sınırları içinde kaldığı, müdürlüğe bağlı uzmanlarca yapılan incelemede taşınmazların içinde 2863 sayılı yasanın kapsamında kalan kültür varlıklarına rastlanılmadığı ve bu parseller yönünden koruma kararı alınmasına gerek olmadığı açıklanmıştır. İlk Derece Mahkemesince koruma kurulu müdürlüğünün bu yazısındaki bilgiler göz önünde tutulmak suretiyle 26, 15, 1 ve 67 parseller hakkındaki davanın kabulü yönüne gidilmiştir. 1 ve 67 parseller için hiç araştırma yapılmaksızın bir taşınmazın üzerinde korunması gerekli kültür ve tabiat varlığının bulunmaması davanın kabulü için yeterli değildir. Toprağın altında bulunan varlıklar da korunması gerekli varlıklardandır. Bu hususun 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nda (2863 sayılı Kanun) açıklandığı üzere bu konuda uzman koruma kurulunca belirlenmesi gerekmektedir. Koruma kurulunun kararı alınmadan Koruma Müdürlüğü bünyesinde bulunan uzmanların belirleme ve raporlarına dayanılarak bir sonuca varılamaz. Açıklanan nedenlerle dava konu taşınmazların 2863 sayılı Kanun karşısında niteliklerinin belirlenmesi bakımından yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Ayrıca 1 ve 67 parseller bakımından hiç inceleme yapılmadan hüküm tesisi doğru değildir." gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde, 21.01.2003 tarihli ve 2000/4 67... /39 Karar sayılı kararıla, "davacılar lehine iktisap şartlarının oluştuğu" gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiş; hükmün, davacı ... ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 15.06.2004 tarihli ve 2004/4315 Esas, 2004/4785 Karar sayılı ilamıyla, "... Vadisi ile burada yaşayan .... Kelebeğinin korunması gerekli bir doğa varlığı olduğunun belirlenmesi halinde, adı geçen varlığın tek yaşama alanı olan bu tür yerlerin 2863 sayılı Kanun'un 5. maddesi göre Devlet malı niteliğinde olduğu ve 11. madde hükmüne göre de korunması gerekli kültür ve tabiat varlıkları ile bunlarının korunma alanlarının zilyetlik yoluyla iktisap edilemeyecekleri, salt arkeolojik sit alanının ise bu madde kapsamına girmeyeceği düşünülerek toplanacak deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olmasının usul ve kanuna aykırı olduğu" gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına sonrası yapılan yargılama sonunda 21.06.2005 tarihli ve 2005/ 36... /404 Karar sayılı kararla, "5626 sayılı ve 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren Kanun'un 5. maddesiyle 2863 sayılı Kanun'un 11. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde “sit alanları” eklenmek suretiyle bu tür yerlerin kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilemeyeceğinin hüküm altına alındığı ve kamu düzeniyle ilgili olan bu hükmün eldeki davalara da uygulanacağı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve bu hüküm, davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 14.05.2009 tarihli ve 2009/12 71... /2474 Karar sayılı ilamıyla, "... 15.06.2004 tarih ve 2004/4315 esas, 2004/4785 karar sayılı bozma ilamında açıkladığımız araştırılması gerekli hususlar ikmal edildikten sonra ve özellikle dava konusu taşınmazların “.....Vadisi” olarak tarif edilen alanda kalıp kalmadığının uzman bilirkişiler marifetince araştırılması, bu alanda kalmadığının tespit edilmesi ve üzerinde yoğun bir biçimde “....Kelebeği” olarak tarif edilen tabiat varlığının yaşadığının belirlenmemesi durumunda davanın kabulüne karar verilebileceğinin gözetilmesi gerekirken, 2863 sayılı Kanun'daki yapılan 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5226 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikten bahisle davanın reddedilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama neticesinde, 30.10.2013 tarihli ve 2009/5 95... /1126 Karar sayılı kararla, davanın kabulüne, 1 14... , 1 13... , 1 07... ve 67 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptaline, 1 13... parselin 112 pay kabul edilerek hisseleri oranında ... mirasçıları adına, 1 07... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 10.031,81 m² olarak düzeltilmesine ve 10.07.2013 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 9.031,81 m²lik kısmının toplam 112 pay kabul edilerek hisseleri oranında ... mirasçıları adına, aynı raporda (B) harfiyle gösterilen 1.000,00 m² lik kısmının 8 pay kabul edilerek 4 payının ... adına, geriye kalan 4 payın hisseleri oranında ... mirasçıları adına, 1 14... parsel ve 1 07... parsel sayılı taşınmazların toplam 2016 pay kabul edilerek hisseleri oranında ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hükme karşı. davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 04.06.2021 tarihli ve 2020/18 34... /4879 Karar sayılı ilamıyla, "... doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgeye ait sit haritası Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünden getirilmeli, dava konusu taşınmazlara ait eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin harita sorgulama sayfasına girilerek, taşınmazın bulunduğu köyü/Mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya arasına alınmak suretiyle, buradan elde edilen verilere göre tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ilişkin farklı dönemlerde çekilmiş stereoskopik hava fotoğraflarının en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulmalı, bu şekilde dosyanın ikmal edilmesinden sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisi, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu ve 3 kişilik arkeolog bilirkişisinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalı ve bu keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından, çekişmeli taşınmazların öncesinin ne olduğu, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği, taşınmazın tarımsal amaçlı olarak kullanılıp kullanılmadığı, varsa taşınmaz üzerinde zilyetliğin hangi tarihte ve ne zaman başladığı, zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğü, kimden kime ve nasıl intikal ettiği hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsel dayanağı kayıt ve belgeler yerel bilirkişi ve tanıkların yardımıyla uygulanarak çekişmeli taşınmaz yönünü ne ve kimin yeri olarak okuduğu belirlenmeli ve bu şekilde yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinden hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılmak suretiyle, dava konusu taşınmazların sınırını ve niteliğini, taşınmazda imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarihi ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın konumunu hava fotoğrafları üzerinde göstermesi istenmeli ve bu incelemede temin edilebilen gerek en eski gerekse kadastro tespit tarihine yakın tarihli uydu fotoğrafları da değerlendirilmeli; ziraatçı bilirkişi kurulundan, taşınmazın toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünü, taşınmazın imar-ihya gerektiren yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu olmaya başladığı ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazın değişik yönlerinden çekilmiş üzerinde taşınmazın sınırlarının kabaca işaretlendiği renkli fotoğraflarını içerir, önceki bilirkişi raporlarını irdeleyen, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; arkeolog bilirkişi kurulundan sit haritası ile kadastro paftasının çakıştırılması suretiyle taşınmazların arkeolojik sit alanı içerisinde kalıp kalmadıkları kesin olarak belirlenmeli, kalıyorlarsa derecesi ve taşınmaz üzerinde 1. grup olarak tescil edilmiş kültür ve tabiat varlıkları bulunup bulunmadığı ve çekişmeli taşınmazların “... Vadisi” olarak tarif edilen bölgede kalıp kalmadığı hususları incelenmeli, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir." gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, davanın kabulüne, 1 13... , 1 07... , 1 14... ve 1 07... parsel sayılı taşınmazların davalı ... adına olan tapu kayıtlarının iptaline, 1 13... parselin 112 pay kabul edilerek hisseleri oranında ... mirasçıları adına, 1 07... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 10.031,81 m² olarak düzeltilmesine ve 10.07.2013 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 9.031,81 m²lik kısmının toplam 112 pay kabul edilerek hisseleri oranında ... mirasçıları adına, aynı raporda (B) harfiyle gösterilen 1.000,00 m²lik kısmının 8 pay kabul edilerek 4 payının ... adına, geriye kalan 4 payın hisseleri oranında ... mirasçıları adına, 1 14... parsel ve 1 07... parsel sayılı taşınmazların toplam 2016 pay kabul edilerek hisseleri oranında ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların niteliği itibarıyla zilyetlik ve zamanaşımı ile iktisaba elverişli olmadığını, taşınmazların bulunduğu mevki ve niteliği itibarıyla ekip biçme ve imar ve ihya sureti ile zilyetlik yolu ile iktisaba elverişli olmadığı dikkate alınmadan, eksik ve yetersiz bilirkişi raporu ve eksik araştırma ile karar verildiğini, taşınmazların korunması gerekli kültür varlığı kapsamında olan taşınmazlardan olduğunu ve iktisaba elverişli olmadıklarını, dava konusu taşınmazlar ile ilgili Yargıtay kararları öncesi ve sonrasındaki bilirkişi raporlarındaki çelişkili tespit ve değerlendirmeler giderilmeden karar verildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların, nitelikleri itibariyle korunması gerekli kültür varlığı vasfında olup olmadıkları, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap edilip edilemeyecekleri ve davacılar lehine bu yolla kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.