Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2409 E. 2026/4736 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2409
Karar No
2026/4736
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2017/29 E., 2025/50 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Diyarbakır ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 56... parsel sayılı 138.722,79 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz mera vasfıyla kamu orta malı olarak; 1 56... parsel sayılı 2.913,05 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, tapu kayıtları, harici taksim, harici satış ve zilyetlik nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine temsilcisi ana dava dosyasına sunduğu dava dilekçesinde; Diyarbakır ili ... ilçesi ...1 köyü 56... parsel sayılı taşınmaz hakkında, tapu kaydına dayanarak ve taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacak yerlerden olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir. 3. Davacı Hazine temsilcisi birleşen dava dosyasına sunduğu dava dilekçesinde;Diyarbakır ili .... ilçesi .... köyü 1 56... parsel sayılı taşınmazın mera vasfıyla Köy Tüzel Kişiliği adına tespit edildiğini ileri sürerek, taşınmazın sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmesini talep etmiştir. 4. Son bozma ilamından sonra davalar birleştirilerek yargılamaya devam edilmiştir. II. CEVAP Davalı ... duruşmadaki beyanında; dava konusu 1 56... parsel sayılı taşınmazı babasının 1980 - 1985 yılları arasında kendisine hibe ettiğini ve babası adına tapuda kayıtlı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 02.06.2008 tarihli ve 2007/85 Esas, 2008/89 Karar sayılı kararıyla, davanın reddine, 1 56... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin 02.06.2008 tarihli ve 2007/85 Esas, 2008/89 Karar sayılı kararına karşı davacı Hazine temsilcisinin temyiz isteminde bulunması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28.04.2011 tarihli ve 2010/5331 Esas, 2011/2233 Karar sayılı ilamıyla, "davacı Hazine temsilcisi tarafından davacı Hazinenin dayanağını oluşturan tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazı kapsamadığı yönündeki mahkeme kabulünün yerinde olduğu, ancak, dava konusu taşınmazın tespitine esas alınan Haziran 1331 tarihli ve 2 sıra numaralı sicilden gelen tapu kaydının gayri sabit hudutlu olduğu ve miktarı ile geçerli bulunduğu, miktarından çok fazla olarak bir çok taşınmaza uygulandığı halde, kayıt miktar fazlasının zilyetlikle iktisap edilebilecek yerlerden olup olmadığı yönündeki araştırmanın yetersiz olduğu belirtilerek, sınırdaki parseller dikkate alınarak yöntemine uygun şekilde mera ve orman araştırması yapılması ve davanın komşu 1 56... sayılı mera parseline ait Kadastro Mahkemesinin 2007/288 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesi" gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, 28.11.2014 tarihli ve 2013/87 Esas, 2014/143 Karar sayılı kararla, davanın reddine ve dava konusu 1 56... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 28.11.2014 tarihli ve 2013/87 Esas, 2014/143 Karar sayılı kararı, davacı Hazine temsilcisinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 26.01.2017 tarihli ve 2016/17508 Esas, 2017/230 Karar sayılı ilamıyla, "...mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen komşu köylerden seçilecek mahalli bilirkişiler, aynı yöntemle belirlenecek tanıklar ile tespit bilirkişileri yardımı ve öncekilerden farklı üç kişilik zirai bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılması, keşif sırasında dinlenilecek mahalli bilirkişiler tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından taşınmazların geçmişte kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazlar ile mera parseli arasında sabit doğal ya da yapay ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, taşınmazın meradan açılıp açılmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, alınan beyanlar ile önceki keşif beyanları arasında çelişki bulunduğu takdirde çelişkinin giderilmesine çalışılması, keşfe katılacak uzman ziraatçi bilirkişilerden, önceki keşif ile bilirkişi raporlarını da irdeler şekilde taşınmazın niteliğini bildiren, komşu mera parselinin durumu ve bu parselle dava konusu 1 56... parsel sayılı taşınmazın benzer ve farklı yönlerini ortaya koyan bilimsel verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, taşınmazın niteliğinin kesin olarak saptanması, fen bilirkişisinden keşfi takibe imkan verir rapor alınması, mera parseli ile dava konusu 1 56... parsel sayılı taşınmazı denetime uygun şekilde birlikte gösteren, keşif sırasında çektirilecek fotoğrafların rapora eklenmesi, çekişmeli taşınmazların niteliği değerlendirilirken komşu parsellerin niteliklerinin de gözönüne alınması, bu amaçla davanın, komşu 1 56... sayılı mera parseline ait Kadastro Mahkemesinin 2013/47 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesi hususu da düşünülerek sonucuna göre bir karar verilmesi..." gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla "... toplanan deliller, keşif sırasında yapılan gözlem, teknik bilirkişi rapor içerikleri ve dinlenen mahalli ve komşu köy bilirkişi beyanları doğrultusunda dava konusu 1 56... parsel sayılı taşınmazın mera olduğunun anlaşıldığı, davacı Hazine tarafından dava konusu 1 56... parselin mera vasfıyla ... Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit gördüğü ancak özel siciline yazılması gerektiği iddiasıyla dava açıldığı, kadastro tutanağı içeriğinde ise taşınmazın mera niteliğiyle orta malı olarak tespitinin yapıldığı, yine askı ilanına da orta malı olarak çıkarıldığı, köy tüzel kişiliği adına herhangi bir tespitin yapılmamış olduğu, tespit davacı Hazinenin iddiası ve talebi doğrultusunda yapılmış olmakla bu parsel yönünden Hazinenin dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı..." gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne ve birleşen davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, 1 56... parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptaline, taşınmazın mera niteliğiyle kamu orta malı olarak sınırlandırılarak özel siciline kaydına, 1 56... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline, birleşen dosya davalıları ... ve ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; birleşen dosyada davalı ... ve ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının yasal hasım olarak davada yer aldığını, bu nedenle aleyhe vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın mera olmadığını, uzun yıllardır müvekkili tarafından kullanıldığını, keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişilerin de bu yönde beyanda bulunduğunu, verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 1 56... parsel sayılı taşınmazın mera vasfında olup olmadığı, değilse davalı lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluşup oluşmadığı, 1 56... parsel sayılı taşınmaz hakkında davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olup olmadığı hususuna ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/2409, K. 2026/4736, T. 01.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-2409-e-2026-4736-k-87d379854ae8