Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4327 E. 2026/4747 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4327
- Karar No
- 2026/4747
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2024/27 E., 2025/8 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar, asli müdahil ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 68... parsel sayılı taşınmaz, hakkında ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/89 Esas sayılı dosyasında görülmekte olan tescil davası bulunduğundan bahisle, malik ve yüzölçümü haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilerek tutanağı Kadastro Mahkemesine aktarılmış; 1 68... parsel sayılı 8.377,05 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise, hali arazi vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacılar ... ve arkadaşları, Asliye Hukuk Mahkemesine sundukları dava dilekçelerinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan ve tapuda kayıtlı olmayan taşınmazın murisleri ...'dan kendilerine intikal ettiğini, murisleri ve kendilerinin taşınmaz üzerinde 60 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla zilyet bulunduklarını ileri sürerek, taşınmazın adlarına tesciline karar verilmesini talep etmişler ve yargılama sırasında dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiğinden görevsizlik kararı verilerek dava Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, taşınmazın bir bölümünün orman niteliğinde bulunduğunu, davacılar lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece (Kadastro) Mahkemesinin 30.10.2019 tarihli ve 2018/28 Esas, 2019/11 Karar sayılı kararı ile, müdahil davacı ...'ın davasının reddine, davacılar ..., ... ve ...'ın davacı ... lehine feragat etmeleri nedeniyle bu davacılar yönünden davanın reddine, davacı ...'ın davasının kısmen kabulü ile dava konusu yer sınırları içerisinde kalan 1 68... parsel sayılı 20.743 m² yüzölçümlü taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline, 15.11.2010 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen ve orman sınırları içerisinde kaldığı belirlenen 11.220 m² yüzölçümlü bölüm yönünden davanın reddi ile bu kısmın orman vasfıyla tesciline, asli müdahil Orman İdaresinin 1 68... parsele yönelik davasının reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 30.10.2019 tarihli ve 2018/28 Esas, 2019/11 Karar sayılı kararına karşı asli müdahil ... vekili, davalılar ... Büyükşehir Belediyesi ve ... Belediyesi vekilleri ile davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 11.09.2023 tarihli ve 2021/12556 Esas, 2023/4254 Karar sayılı ilamıyla, "dava konusu 1 68... parsel yönünden uyulan bozma ilamı doğrultusunda gerekli inceleme ve araştırmanın yapıldığı, delillerin değerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek hükmün onanmasına karar verildikten sonra, aktarılan davanın kapsamı içerisinde kaldığı belirlenen 1 68... parsel davalı hale getirildiği halde hakkında olumlu veya olumsuz hüküm kurulmadığı, bu nedenle 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca infazı kabil ve sicil oluşturmaya elverişli bir karar verilmediği " gerekçesiyle, ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, davacılar ..., ..., ... ve ...'ın davacı ... lehine davadan feragat etmiş olmaları nedeniyle bu davacılar yönünden davanın reddine, davacı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile dava konusu 1 68... parsel sayılı taşınmazın harita ve kadastro mühendisi bilirkişinin 24.03.2025 tarihli ve 26.03.2025 havale tarihli rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 4.026,59 m² yüzölçümlü bölümünün tarla vasfıyla davacı ... adına tapuya tesciline, taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölüm dışında kalan kısmının aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle hali arazi vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Asli müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın dört tarafının ormanlarla çevrili olması nedeniyle orman içi açıklık niteliğinde bulunduğunu, bu tür yerlerin 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 17. maddesi gereğince özel mülkiyete konu olamayacağını, taşınmazın tamamının orman tahdit sınırları içerisinde kaldığını, toprak yapısı, eğimi ve bitki örtüsü itibarıyla orman arazisi vasfında olduğunu belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacı ... adına tesciline karar verilen 4.026,59 m²'lik (B) bölümü yönünden hükmün usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın toprak yapısı, arazi eğimi ve bitki örtüsü itibarıyla orman niteliğinde bulunduğunu, Devlet ormanlarının Anayasa ve ilgili mevzuat gereğince özel mülkiyete konu olamayacağını belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman niteliğinde olup olmadığı, değilse davacı lehine kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.