Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2544 E. 2026/4754 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2544
Karar No
2026/4754
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/17 E., 2024/15 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Mersin ili Anamur ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’ nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 859 parsel sayılı 3.225,48 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğu belirtilerek, malik hanesi açık bırakılmak suretiyle, tarla vasfında tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili, Anamur Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; Mersin ili ...ilçesi ... Mahallesinde bulunan devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerleri davalıların işgal ettiğini ileri sürerek, el atmanın önlenerek davalılar tarafından taşınmazlar üzerinde yapılan her türlü şeyin kal'ine ve tahminen 50.000m² alanın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiş ve yargılama sırasında davaya konu taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlendiğinden bahisle görevsizlik kararı verilerek dosya Kadastro Mahkemesine devredilmiştir. II. CEVAP Davalılar, cevap dilekçesi sunmamışlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece (Kadastro) Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, " dava konusu yerin 1971 yılında yapılan kadastro çalışmalarında tespit harici bırakıldığı, bu sebeple imar ve ihyanın tamamlanıp tamamlanmadığı ve davalılar tarafından emek ve masraf sarfının yapılıp yapılmadığı ile 20 yıllık zilyetlik süresinin davasız, aralıksız sürdürülüp sürdürülmediğinin resen araştırılmasının gerektiği, bu kapsamda mahallinde 29.11.2023 tarihinde keşif yapıldığı, mahalli bilirkişi ve tanıkların dinlendiği, dava konusu yerin davalı ... tarafından kullanıldığının belirtildiği, ancak 1970, 1978, 19 86... yıllarına ait hava fotoğraflarının incelenmesiyle, davalı yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. ve 17. maddelerinde belirtilen dava tarihi 2008 yılından geriye dönük taşınmaz üzerinde 20 yıllık zilyetlik süresinin tamamlanmadığı anlaşıldığı" gerekçesiyle, davanın kabulüne ve 859 parsel sayılı taşınmazın 15.02.2024 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli fen bilirkişisi tarafından hazırlanan (L) harfiyle gösterilen 3.225.48 metrekare yüzölçümlü kısmın tarla vasfıyla Hazine adına tesciline, 859 parsel sayılı taşınmazda davalılar tarafından yapılan müdahalenin men'ine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Anamur Kadastro Mahkemesinin 2022/17, 2021/ 17... /18 Esas sayılı dosyalarının temelinin Anamur Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/4 19... /549 Karar sayılı dosyası olduğunu, dosyanın temyizen incelemesi ile Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2013/15514 Esas ve 2013/16974 Karar sayılı ilamı ile onandığını, davacı Hazine vekili tarafından yapılan karar düzeltme başvurusu üzerine aynı Dairenin 2016/15663 Esas ve 2020/794 Karar sayılı kararı ile Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/419 Esas saylı dosyasının bilirkişi raporunda (M), (N) ve (J) harfleriyle gösterilen kısımları yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerektiği yönünde bozulduğunu, diğer kısımlar yönünden taşınmazların Hazine adına tesciline karar verildiğini, bu karara karşı davalılar tarafından karar düzeltme başvurusunda bulunulmadığını, (M), (N), (J) harfleriyle gösterilenler dışında kalan kısımlar yönünden kararın Hazine adına tesciline yönelik hükmün kesinleştiğini, dava konusu taşınmazlardan (N) harfiyle gösterilen kısıma ilişkin davanın görevsizlik kararı ile Anamur Kadastro Mahkemesinin 2021/17 Esasında, (M) harfiyle gösterilen kısıma ilişkin ise 2021/18 Esasında görüldüğünü, işbu davanın ise (J) harfiyle gösterilen kısma ilişkin olması gerektiğini, buna rağmen kararda (L) harfiyle gösterilen kısmın Hazine adına tesciline şeklinde hüküm kurulduğunu, oysa (L) ile gösterilen kısmın zaten daha önceden kesinleştiğini, (J) ile gösterilen kısma ilişkin bir hüküm bulunmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda davalı ... yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına ve davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde işbu davanın Anamur Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/419 Esas saylı dosyasında (J) harfiyle gösterilen kısma ilişkin olması gerektiğini belirtmiş ise de, (J) harfli kısmın 874 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olduğu ve Dairemizin 2025/1830 E, 2025/4190 K sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiğinin anlaşılmasına göre, davacı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Anamur Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/419 Esas saylı dosyasında (L) olarak belirtilen dava konusu taşınmaz bölümünün, kadastro çalışmasında 859 parsel sayılı taşınmaz olarak tespit gördüğü anlaşılmakta olup, Anamur 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/1 02... /143K sayılı kararında, bilirkişi raporunda (L) harfiyle gösterilen kısma yönelik karar kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, Asliye Hukuk Mahkemesince verilen karanın kesinleşme tarihinden önce dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği, bu nedenle bu bölüme ilişkin dava yönünden Asliye Hukuk Mahkemesinin görevinin tutanak düzenlendiği tarih itibariyle sona erdiği ve uyuşmazlığın Kadastro Mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerektiği ve bu durum karşısında Asliye Hukuk Mahkemesi kararının hukuken kesinleştiğinden söz edilemeyeceği gözetilerek, davanın aktarılan dava niteliğinde olduğunun kabulü ile yargılamaya devam olunması gerekmektedir. Bu itibarla; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 859 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak tescil hükmü kurulması gerekirken, hüküm fıkrasında bilirkişi raporunda (L) harfiyle gösterilen kısma yönelik atıfta bulunarak infazda karışıklığa sebebiyet verecek şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmekte ise de, bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. V. KARAR Yukarıda (IV.B.1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (IV.B.2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1-a) bendinde yer alan "15/02/2024 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli fen bilirkişi .... tararfından hazırlanan L harfiyle gösterilen" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/2544, K. 2026/4754, T. 01.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-2544-e-2026-4754-k-d898353cbfae