Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/620 E. 2026/2254 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/620
Karar No
2026/2254
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2223 E., 2024/2629 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/55 E., 2024/32 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ...köyü çalışma alanında 2021 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sırasında, 3 97... parsel 806.612,33 m², 5 48... parsel 2.604.318,06 m², 373 parsel 179.491,84 m², 432 parsel 118.634,67 m², 446 parsel 124.697,92 m², 1431 parsel 2.063.405,15 m², 1624 parsel 16.418.127,05 m², 1820 parsel 3.399.071,07 m², 1831 parsel 96.775,27 m² ve 2441 parsel 824.558,94 m² ve ham toprak vasıflarıyla Hazine adına tespit edilmiş, yapılan tespite bilgilendirme ilanı süresi içerisinde ... tarafından itiraz edilmiş ve kadastro komisyonunun 26.10.2021 tarihli ve 2638 Kararı ile Orman İdaresinin itirazının reddine karar verilmiştir. 2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; ...köyünde 3 97... ile 5 48... , 373, 432, 446, 1431, 1624, 1820, 1831, 19 44... parsel sayılı taşınmazlarla ilgili ... Kadastro Müdürlüğünce oluşturulan komisyonca kadastro çalışmaları yapıldığını ve askıya çıkartıldığını, bu çalışmalarda söz konusu parsel sayılı taşınmazların davalı Hazine adına ham toprak vasfıyla tespit edildiğini, tespitin gerçeğe aykırı olduğunu, taşınmazların Devlet ormanı parseli içinde ve orman vasfı bulunan yerlerden olduğunu, 3 97... parsel sayılı taşınmazın ağaçlandırılmak suretiyle orman niteliğini kazandığını, dava konusu taşınmazların eylemli halleri, toprak yapısı, eğimi ve civar arazi özellikleri ile de orman sayılan yerlerden olduğunu, kanunların amir hükümleri karşısında Devlet ormanı olduğu sabit olan taşınmazların davalı adına ham toprak olarak tespitinin mümkün olamayacağını ileri sürerek, 3 97... ile 5 48... , 373, 432, 446, 1431, 1624, 1820, 1831, 19 44... parsel sayılı taşınmazların ham toprak vasfıyla davalı Hazine adına yapılan tespitlerinin iptaline, orman vasfıyla Hazine adına tescillerine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığından zamanaşımı ve hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu yerlerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kanunen Hazine adına olması gereken veya kamunun (Hazinenin) kullanımına bırakılmış yerlerden olduğunu ileri sürerek, kanunların emredici hükümleri gereği yetkili organlarca yapılan tespit, tahdit, tescil edilen durumun doğru ve yerinde olduğunu, davacı tarafça yapılan itirazın kadastro komisyonunca haklı gerekçelerle reddedilmiş olduğunu ileri sürerek, haksız ve hukuksal dayanaktan yoksun olan davacıların davasının hak düşürücü süre nedeni ile ve esastan reddine, dava konusu taşınmazların vasfı gibi Hazine adına tescillerine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi heyet raporuna göre 3 97... sayılı parsel 1963 tarihli memlekette haritasında beyaz renkli açık alanda kalmakta ise de 20 09... yılları arasında insan eliyle düzenli dikim yapılmış, toprak muhafaza karakteri taşıyan ve orman sayılan yerlerden olduğu, 5 48... sayılı parsel 1963 tarihli memleket haritasında taşlık rumuzlu beyaz renkli açık alanda kalmakta ise de bu durumun boyama hatasından kaynaklandığı, batısında bulunan 1 01... sayılı orman parseli ile aynı vasıfta bulunduğu, 5 48... , 373, 446, 1431, 1624, 1820, 18 31... parsel sayılı taşınmazların 1963 tarihli memleket haritasında büyük oranda (ibreli ağaç ve çalılık rumuzlu) yeşil renkli alanda kaldıkları, taşınmazlar üzerinde 1959 tarihli hava fotoğrafında farklı oranlarda kapalılık teşkil edecek şekilde orman emvali gözlemlenebildiği, taşınmazların genel olarak komşu orman parselleri ile aynı vasıfta oldukları, sonuç olarak 3 97... ile 5 48... , 373, 432, 446, 1431, 1624, 1820, 18 31... parsel sayılı taşınmazların orman sayılan yerlerden olduklarının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne 3 97... , 5 48... , 373, 432, 446, 1431, 1624, 1820, 18 31... parsel sayılı taşınmazların güncelleme kadastro tespitlerinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescillerine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kadastro komisyonuna yapılan itirazların ret ile sonuçlanması nedeniyle komisyon tespitinin iptaline karar verilmemesinin sonuca etkili olmadığı, İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde hukuka aykırı yön görülmediği, kararın usul ve kanuna uygun bulunduğu gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; kanunların emredici hükümleri gereği yetkili organlarca yapılan tespitin doğru ve yerinde olduğunu, bilirkişi raporunun hüküm vermeye elverişli olmadığını davacı İdarenin idari yolla orman olarak tahsis talep edebileceğinden Orman İdaresinin davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ham toprak vasfıyla tespit edilen dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/620, K. 2026/2254, T. 02.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-620-e-2026-2254-k-fa9cbf99c55b